Haberin öne çıkan noktaları
- İsrail, 1988’den bu yana ilk kez zamanında genel seçim için sandık başına gidiyor. Yüksek Mahkeme’nin başvuruyu reddetmesinin ardından sandık görevlileri ve parti gözlemcileri seçim merkezlerine silahla gidebilecek.
İsrail’de seçmenler yarın, 1988’den bu yana ilk kez takviminde yapılan genel seçim için oy kullanacak. Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki Aksa Tufanı saldırısından, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarından, Lübnan’ın güneyindeki işgalinden ve İran’la yaşanan savaştan sonra düzenlenen ilk seçimde, sandık görevlileriyle parti gözlemcilerinin seçim merkezlerine silahla gelmesine izin verilebilecek. Seçim afişlerinde Başbakan Binyamin Netanyahu ile en büyük rakibi Gadi Eisenkot’un posterleri de yer alıyor.
Sandık düzeni ve seçmenler
Resmi rakamlara göre seçimde oy kullanabilecek kişi sayısı 7,3 milyon. Seçim güvenliği ve işleyişi için 100 bin personel görevlendirildi; seçim istasyonlarına 15 bin kamera kuruldu. Organizasyon için 690 milyon şekel, yaklaşık 220 milyon dolar, bütçe ayrıldı. Oy verme işlemi yerel saatle 07.00’de başlayacak ve 22.00’de sona erecek.
İsrail genelinin tek seçim çevresi sayıldığı nispi temsil sistemi kapsamında yurttaşlar adaylar yerine siyasi partilere oy verecek. Toplam 37 parti ve liste, 120 üyeli mecliste dört yıllığına görev yapacak milletvekillerini belirlemek için yarışıyor. Meclise girebilmek için yüzde 3,25’lik seçim barajının aşılması gerekiyor; bu oranın altında kalan partilerin aldığı oylar sandalye dağılımına katılmıyor.
İsrail vatandaşlığı bulunan Filistinliler de oy verme hakkına sahip. Sayıları yaklaşık 1,2 milyona ulaşan bu kesim, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 21’ini oluşturuyor. İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaşayan 750 binden fazla İsrailli de, Filistinlilere ve onların mülklerine sık sık saldırılar düzenlenmesine karşın seçimde oy kullanabilecek.
İsrail yasaları, yurt dışında yaşayan İsraillilerin çoğunun oy vermesine izin vermiyor; bu kişiler ancak ülkeye giderek sandığa ulaşabiliyor. Yurt dışında görev yapan İsrailli diplomatlar ve devlet temsilcileri ise bu kısıtlamanın dışında tutuluyor. İsrail ordusunun işgali altındaki Suriye, Lübnan ve Filistin’de bulunan toplam 850 merkezde askerler ve komutanlar için oy verme işlemi 20 Ekim’de başladı.
Seçim merkezlerinde silah bulundurulmasıyla ilgili başvuruyu İsrail Yüksek Mahkemesi bugün reddetti. Arap Azınlık Hakları Hukuk Merkezi Adalah ile Ortak Liste, sandık görevlileri ve parti gözlemcilerinin merkezlere silahla girmesinin yasaklanmasını istemişti. Netanyahu’nun Likud Partisi ile aşırı sağcı Dini Siyonizm Partisi, Filistinlilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki sandıklara yaklaşık 2 bin “gözlemci” göndereceklerini duyurmuştu.
Partiler ve siyasi bloklar
Kamuoyu yoklamaları, yarışın Netanyahu liderliğindeki aşırı sağ koalisyon ile Siyonist muhalefet bloku arasında geçeceğine işaret ediyor. Her iki tarafın da 120 sandalyeli İsrail Meclisi’nde (Knesset) tek başına çoğunluğa ulaşamayacağı öngörülüyor. İsrail tarihinin en uzun süre görev yapan başbakanı olan Netanyahu, görevini kesintilerle toplam 19 yıldır sürdürüyor.
Netanyahu’nun siyasi bloğunda Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in aşırı sağcı Dini Siyonizm Partisi ile Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in Yahudi Gücü Partisi bulunuyor. Bu blokta ayrıca Aryeh Deri liderliğindeki Ultra-Ortodoks (Haredi) Şas Partisi, Yitzhak Goldknopf’un başında olduğu Ultra-Ortodoks Birleşik Tevrat Yahudiliği Partisi ve Ofer Winter liderliğindeki İsrail Halkı Partisi yer alıyor.
Eski genelkurmay başkanı ve Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot, anketlerde Netanyahu’nun aşırı sağ koalisyonuna karşı Siyonist muhalefetin en olası başbakan adayı olarak öne çıkıyor. Araştırmalar Yashar Partisi’nin seçimi birinci sırada tamamlayabileceğini ve Eisenkot’un seçmenlerin başbakanlık için en çok tercih ettiği isim olduğunu gösteriyor.
Muhalefet bloku içinde eski başbakanlar Naftali Bennett ile Yair Lapid’in liderlik ettiği Beyahad (Birlikte) Partisi, Avigdor Liberman’ın İsrail Evimiz Partisi ve Yair Golan’ın yönettiği Demokratlar Partisi de bulunuyor. Genelkurmay Başkanlığı ve Savunma Bakanlığı görevlerinde bulunan Benny Gantz ise liderliğini yaptığı Mavi-Beyaz (Kahol-Lavan) Partisi’ni seçim yarışından çekti.
Ultra-Ortodoks Yahudileri temsil eden Ahi Partisi de seçime katılmama kararı aldı. Netanyahu’nun, partinin lideri Haham Yosef David Abargel’e bakan yardımcılığı verilmesi ve Tevrat okullarında eğitim gören Haredilerin askere alınmaması yönünde söz verdiği belirtildi.
İsrail vatandaşı Filistinliler, seçmenlerin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturuyor ve Ortak Liste ile Birleşik Arap Listesi (Raam Partisi) tarafından temsil ediliyor. Hadaş, Taal ve Beled partilerinin birleşmesiyle kurulan Ortak Liste’nin liderliğini Yusuf Cabirin yürütüyor. Beled lideri Sami Ebu Şehade ise İsrail Yüksek Mahkemesi’nin kendisi hakkındaki seçim yasağı kararını değerlendireceği oturumdan hemen önce yarıştan çekilmek zorunda kaldı.
Mansur Abbas’ın liderliğindeki Raam, Mart 2021 seçimlerinin ardından koalisyon görüşmelerinde belirleyici rol üstlenmişti. Dört milletvekiliyle Bennett-Lapid Değişim Hükümeti’ne destek veren parti, İsrail tarihinde bir koalisyona katılan ilk Arap partisi oldu. Yarınki seçim sonrasında Raam ile Ortak Liste’nin yine benzer biçimde kilit konuma gelmesi bekleniyor.
Arap partileri, aşırı sağcı ve ırkçı isimlerin önemli görevler üstlendiği Netanyahu hükümetini düşürmek için çalışacaklarını belirterek hükümete katılma olasılığını dışlamıyor. Buna karşılık Eisenkot’un liderliğindeki muhalefet bloku, Arap partileriyle hükümet kurmaya yönelik pazarlık yapmayacağını vurguluyor.
Koalisyon ve hükümet süreci
Sandıkların kapanmasıyla birlikte gözler, meclise giren partilerin koalisyon seçeneklerine ve olası pazarlıklarına çevrilecek. Barajı aşan partilerin oy oranlarına göre sandalye dağılımının kesinleşmesinin ardından resmi hükümet kurma süreci başlayacak. Sonuçlar açıklandıktan sonra Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, meclise giren partilerin temsilcileriyle görüşerek başbakan adayı önerilerini alacak.
İsrail’de bugüne kadar hiçbir partinin tek başına çoğunluk sağlayamaması, koalisyon protokollerini hükümet kurma sürecinin temel aşamalarından biri haline getiriyor. Cumhurbaşkanı, hükümeti kurma görevini en fazla oyu alan partiye vermek zorunda değil; 61 milletvekilinin desteğini toplama ihtimali en yüksek gördüğü lideri görevlendirecek. Bu kişiye, çetin geçmesi beklenen koalisyon görüşmelerini tamamlaması için 28 gün tanınacak. Gerektiğinde süre 14 gün daha uzatılabilecek.
İlk görevlendirilen isim hükümeti kuramazsa Herzog, yeni istişarelerin ardından meclisteki başka bir kişiye görev verebilecek. Bu adayın koalisyonu oluşturmak için 28 günü olacak. Bu aşamada da sonuç alınamazsa meclis üyelerinden birinin, hükümet kurma görevini üstlenebilmek için 61 milletvekilinin imzasını toplaması adına 21 günlük süre başlayacak. Gerekli imzaları alan kişi, hükümeti kurmak için iki haftaya sahip olacak.
61 milletvekilinin desteği sağlanamazsa meclis feshedilecek ve İsrail’in üç ay içinde yeniden seçime gitmesi gerekecek. Böyle bir durumda mevcut başbakan geçici sıfatla görevini sürdürecek. Dolayısıyla Netanyahu seçimi kazanamasa bile muhalefetin hükümet kuramaması halinde en fazla altı ay daha geçici başbakan olarak kalabilecek. Tarafların anlaşmasıyla kurulacak kabine ise meclisten güvenoyu aldıktan sonra resmen göreve başlayacak.



Yorumlar 0