KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • İsrail Savunma Bakanı Katz, Filistin Yönetimi güçlerinin 7 Ekim benzeri bir saldırıya hazırlandığının belirlenmesi halinde Batı Şeria’da geniş kapsamlı bir operasyon planının devreye sokulacağını açıkladı. Planın suikastları, Filistinlilerin zorla tahliyesini ve bazı bölgelerde kalıcı İsrail askeri varlığını içerebileceği belirtildi.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Nablus yakınlarındaki Usarin bölgesinde Filistin topraklarını gasbeden bir İsrailliye yönelik bıçaklı saldırının ardından Batı Şeria’ya ilişkin kapsamlı bir askeri plan açıkladı. Katz, Filistin Yönetimi’ne bağlı güvenlik güçlerinin veya bu yapılarla bağlantılı grupların 7 Ekim benzeri bir saldırı düzenlediğinin ya da böyle bir saldırıya hazırlandığının tespit edilmesi halinde İsrail ordusuna Batı Şeria’da topyekûn bir saldırı için hazırlık yapma talimatı verildiğini söyledi.

İsrailli Bakan, söz konusu planın Gazze ve Lübnan’da oluşturulan işgal bölgeleriyle benzerlik taşıdığını ifade etti. Katz ayrıca planı, İsrail ordusunun daha önce Cenin Mülteci Kampı ile Batı Şeria’nın kuzeyinde yürüttüğü operasyonlara da benzetti. Açıklanan çerçeve, işgal altındaki Batı Şeria’da daha önce görülmemiş ölçekte bir askeri operasyon ihtimaline işaret ediyor.

Saldırı planının hedefleri

Katz’ın verdiği bilgilere göre İsrail ordusu, böyle bir operasyonun başlaması halinde Batı Şeria genelinde Filistin Yönetimi’nin üst düzey yetkililerini, güvenlik birimlerini ve İsrail’in “terör altyapısı” olarak tanımladığı hedefleri vurmayı planlıyor. Planın kapsamına Filistinli yetkililere yönelik suikastların da alınabileceği belirtildi.

İsrail Savunma Bakanı, operasyonların şehir ve köylerde yaşayan Filistinlilerin tahliye edilmesini ve “temizlenen bölgelerde” İsrail askeri varlığının kalıcılaştırılmasını içerebileceğini dile getirdi. Filistinli yetkililer ise bu yaklaşımı uluslararası hukuka aykırı bir işgal hamlesi olarak nitelendirdi. Katz, söz konusu adımların Batı Şeria’da güvenliği sağlamak amacı taşıdığını savundu ve geçmişte olduğu gibi yıllarca sürecek bir intifada dönemine dönülmesine izin vermeyeceklerini söyledi.

Planın, güvenlik koşullarında ciddi bir bozulma yaşanması ve Filistin Yönetimi güçleriyle bağlantılı grupların geniş çaplı bir saldırıya hazırlandığı yönünde kesin istihbarat elde edilmesi halinde uygulanacağı aktarıldı. Katz, İsrail’in Batı Şeria politikasının üç temel önceliğe dayandığını belirterek bunları Filistin kaynaklı terörle mücadele, Yahudi yerleşimlerinin genişletilmesi ve güvenlik istikrarının korunması şeklinde sıraladı.

Açıklamalarda, olası operasyonun Filistin Yönetimi’nin üst düzey kadroları ve güvenlik birimlerinin yanı sıra İsrail’in terör unsurlarıyla ilişkilendirdiği yapılara yöneltileceği tekrarlandı. Planın, Filistinli yetkililere yönelik suikastlar, şehir ve köylerdeki Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi ve İsrail askerlerinin operasyon düzenlenen alanlarda kalıcı olarak konuşlandırılması gibi adımları kapsayabileceği ifade edildi.

Batı Şeria’da operasyonlar ve tatbikatlar

İsrail ordusu, Nablus yakınlarındaki Usarin bölgesinde bir bıçaklı saldırı gerçekleştiğini duyurdu. Açıklamaya göre saldırıyı düzenleyen kişi olay yerinden kaçtı, daha sonra Kabalan bölgesinde yakalanarak öldürüldü. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da olayın ardından yaptığı açıklamada, “Hiçbir terörist saklanamaz” ifadesini kullandı.

Netanyahu, Samarya’daki saldırıyı gerçekleştiren kişiyi etkisiz hale getirmek için çatışmaya giren İsrailli askerleri tebrik etti ve saldırıda yaralanan çiftlik sahibine acil şifa diledi. İsrail Başbakanı, teröristleri ortadan kaldırmaya, onları gönderenleri takip etmeye ve Yahudiye ile Samarya’daki terör altyapısını yok etmeye devam edeceklerini söyledi. Netanyahu ayrıca İsrail’i ve vatandaşlarını tehdit eden herkesin ağır bir bedel ödeyeceğini belirtti.

İsrail ordusu, Batı Şeria’da son günlerde engellendiğini açıkladığı saldırıların ardından pazar günü Samarya’nın kuzeyindeki Akabe köyünde Menashe Tugayı birlikleriyle operasyon düzenledi. Operasyonda bir roket, çeşitli silahlar, bir M16 tüfeği ve bomba yapımında kullanılmak üzere büyük miktarda patlayıcı madde ele geçirildi.

Cuma günü de Kebatiye bölgesinde beş kişiden oluşan bir grubun gözaltına alındığı bildirildi. İsrail güçleri, grubun üzerinde bir tüfek ve mühimmat bulunduğunu, üyelerin Batı Şeria’nın kuzeyinde geniş çaplı bir saldırı hazırlığında olduğunu öne sürdü. Bu operasyonlar, İsrail’in bölgedeki Filistinli gruplara yönelik baskıyı artırdığı şeklinde değerlendirildi.

İsrail Savunma Kuvvetleri, tüm cephelerdeki askeri hazırlık seviyesini sınamak amacıyla pazar gününden itibaren bir dizi tatbikat başlattı. Tatbikatlar arasında sürpriz nitelikteki “Şafak Operasyonu 2.0” ile Eilat bölgesinde ve İsrail’in batı sınırında yürütülen “Duvarı İlerletme” ve “Güney Rüzgarı” operasyonları yer aldı. Yetkililer, çalışmaların 7 Ekim benzeri bir saldırı ihtimaline karşı muharebe hazırlığını ölçmeyi amaçladığını açıkladı.

Batı Şeria’da son günlerdeki operasyonlarla birlikte zaten istikrarsız olan durumun daha da gerildiği belirtildi. İsrail ordusunun aynı dönemde birden fazla cephede tatbikat gerçekleştirmesi, olası geniş çaplı bir çatışmaya hazırlık olarak yorumlandı. Filistinli kaynaklar ise bu tatbikatların Katz tarafından açıklanan topyekûn saldırı planını uygulamaya hazırlık niteliği taşıdığı uyarısında bulundu.

Yerleşim politikası tartışması

Filistin Kurtuluş Örgütü’ne bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi, İsrail’in Batı Şeria’nın A ve B bölgelerinde kurulan bazı kaçak yerleşimleri kaldıracağı yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. Konsey, bu kararın doğrudan alınmış olabileceği gibi uluslararası baskı sonucunda verilmiş bir talimat da olabileceğini belirtti.

Açıklamada, yerleşimlerin kaldırılmasının İsrail’in sömürgeci politikasında gerçek bir değişim anlamına gelmediği, yalnızca sürecin yönetilmesine yönelik bir adım olduğu savunuldu. İsrail’in bazı yerleşimleri kaldırmasının biçimsel bir uygulama olduğu ifade edilirken, uluslararası baskının azalmasının ardından İsraillilerin aynı bölgelerde kaçak yerleşim inşasına yeniden devam edeceği öne sürüldü.

FKÖ’ye bağlı konsey, Tel Aviv yönetiminin yerleşimlerin genişlemesini siyasi bir kazanım olarak gördüğünü ve bu yolla sahada fiili durum oluşturmaya çalıştığını belirtti. Açıklamada, İsrail hükümetinin yerleşim politikası konusundaki samimiyetine ilişkin kuşkuların sürdüğü kaydedildi.

ABD’nin, Batı Şeria’nın B Bölgesi’nde kurulan kaçak yerleşimlerin boşaltılması için İsrail hükümetine baskı yaptığı ve Başbakan Netanyahu’nun da güvenlik birimlerine bu yerleşimlerin tahliye edilmesi yönünde talimat verdiği iddia edildi. Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 18’ini oluşturan A Bölgesi’nin idari ve güvenlik denetimi Filistin Yönetimi’nde bulunuyor. Yaklaşık yüzde 22’lik B Bölgesi’nde idari kontrol Filistin Yönetimi’ne, güvenlik sorumluluğu ise İsrail’e bırakılmış durumda.

Batı Şeria’nın yüzde 60’tan fazlasını oluşturan C Bölgesi’nin idari ve güvenlik kontrolü ise doğrudan İsrail’in elinde bulunuyor. FKÖ’ye bağlı yetkililer, ABD baskısının İsrail’in yerleşim politikasında kalıcı bir değişiklik yaratmayacağını savundu. Yetkililer, İsrail’in bu adımlarla yalnızca uluslararası toplumun tepkisini yönetmeye dönük taktiksel bir yaklaşım sergilediğini belirtti. Katz’ın topyekûn saldırı tehdidi ile yerleşimlerin geleceğine ilişkin tartışmaların aynı dönemde gündeme gelmesi, İsrail’in Batı Şeria’daki işgal stratejisinin askeri ve yerleşim boyutlarını birlikte ortaya koydu.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...