Haberin öne çıkan noktaları
- Lübnan Tarım Bakanı Nizar Hani, saldırıların ülkenin tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 22,5’ini etkilediğini; güneyde hayvan varlığının yüzde 70’inin ve 30 binden fazla arı kovanının yok olduğunu açıkladı. Hani, tarımsal kayıpların yanı sıra Türkiye ile işbirliği ve bölgesel ticaretteki gelişmeler hakkında da bilgi verdi.
Lübnan Tarım Bakanı Nizar Hani, İsrail saldırılarının ülkede 56 bin hektarlık tarım arazisinde doğrudan hasara yol açtığını bildirdi. Bu alan, Lübnan’daki tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 22,5’ine karşılık geliyor. Hani, saldırıların hayvancılık ve arıcılıkta da geniş çaplı kayıplara neden olduğunu belirtti.
Hani: Hayvan varlığının yüzde 70’i yok oldu
Hani’nin verdiği bilgilere göre saldırılardan etkilenen 56 bin hektarın 52 bin hektarı Cenub ve Nebatiye vilayetlerinde, 4 bin hektarı ise Baalbek’te bulunuyor. Lübnan’ın güneyindeki hayvan varlığının yüzde 70’inin yanı sıra 30 binden fazla arı kovanı da saldırılarda yok oldu.
Bakan, İsrail’in beyaz fosfor kullandığını ve sınır yakınlarındaki arazilere ot öldürücü ilaç püskürttüğünü söyledi. İşgal altındaki bölgelerde yeni inceleme yapılmasının engellendiğini belirten Hani, Mart 2026’da başlayan son saldırılar ve işgal nedeniyle güvenlik gerekçesiyle girilemeyen alanlara güvenli erişim sağlandığında yeni numuneler alınacağını kaydetti.
Zeytinliklerde ve gıda tedarikinde yaşanan kayıplar
Hani, ülkenin güneyinde zeytin yetiştirilen 24 bin hektarlık arazinin saldırılardan zarar gördüğünü açıkladı. Ağaçların sökülüp çalınması nedeniyle 750 hektar alanın tamamen kullanılamaz duruma geldiğini de bildirdi.
Mart 2026’daki saldırıların üretim sezonunun başlangıcına rastlaması pazarlarda tedarik baskısı oluşturdu. Hani, nisan ayından itibaren yerel üretimin artmasıyla durumun toparlandığını ve Birleşmiş Milletler verilerine göre gıda riskiyle karşı karşıya kalan 1 milyon 200 bin kişinin bulunduğu dönemlerin geride bırakıldığını aktardı. Tarım ve gıda sanayisinin Lübnan’ın gayrisafi yurt içi hasılasına toplam katkısının yüzde 13 olduğunu belirtti.
Türkiye ile tarım anlaşması hazırlığı
Türkiye ile ilişkiler ve tarımsal işbirliği hakkında da değerlendirmelerde bulunan Hani, Türkiye ile tarım anlaşmasının imzalanmaya neredeyse hazır olduğunu söyledi. Türkiye’yi Lübnan’a destek veren dost bir ülke olarak tanımlayan Bakan, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile görüştüğünü, Beyrut yönetiminin tarım sektörünü geliştirmek için bazı alanlarda Ankara’dan destek istediğini bildirdi.
Hani, Türkiye’nin Beyrut Büyükelçisi Murat Lütem’in iki ülke ilişkilerini güçlendirme ve işbirliğini ilerletme konusundaki rolüne dikkat çekti. Son yıllardaki tarımsal işbirliğinin fidan ve tarım ekipmanı tedarikini, ayrıca deneyim paylaşımını kapsadığını ifade ederek Lübnan’ın Türkiye’nin tarım ve orman yönetimi alanındaki birikiminden yararlandığını söyledi.
İşbirliğinin orman yangınlarıyla mücadeleye de uzandığını kaydeden Hani, Türk yangın söndürme uçaklarının birden fazla kez Lübnan Sivil Savunması ve Lübnan ordusuyla birlikte yangın söndürme çalışmalarına katıldığını aktardı. Lübnan’ın da son yıllarda meydana gelen büyük depremler ve yangınlar sırasında Türkiye’nin yanında yer aldığını, imkanları ölçüsünde yardım etmeye çalıştığını belirtti.
Suriye ve Körfez pazarlarına ihracat
Hani, Suriye’yi Lübnan için hayati bir ortak olarak nitelendirdi. Suriye’nin Ürdün, Irak ve Körfez pazarlarına ulaşım sağlayan başlıca kara ihracat koridoru olmayı sürdürdüğünü söyledi. Körfez ülkelerine yapılan ihracatta iyileşme görüldüğünü de dile getirdi.
Suudi Arabistan’ın 2021’den beri uyguladığı ambargoyu kaldırmasının ihracatı rahatlattığını belirten Hani, deniz yolunun Haziran 2026’da, Masna Sınır Kapısı üzerinden kara yolunun ise Ağustos 2026’da açıldığını bildirdi. Bu yılın üçüncü çeyreğinde ürün sevkiyatının yüzde 20 ila 40 arttığını kaydetti.
Hani, tarım arazilerinde, hayvancılık varlığında ve ürünlerde ağır kayıplar yaşanmasına karşın Lübnan tarım sektörünün saldırıların yarattığı baskıların bir bölümünü aşabildiğini söyledi. Bakan, bu toparlanmada yerel üretimin artması ve dış pazarların yeniden kazanılmasının etkili olduğunu ifade etti.


