KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • İsrail’de 120 sandalyeli Meclisin yeni üyelerini belirleyecek seçimde hiçbir bloğun tek başına çoğunluğu elde etmesi beklenmiyor. Sandıkların ardından gözler, koalisyon görüşmelerine ve hükümeti kurma sürecinin yasal takvimine çevrilecek.

İsrail’de Gazze Şeridi’nde büyük yıkıma neden olan saldırıların, Lübnan’ın güneyindeki işgalin ve ABD ile birlikte İran’a karşı başlatılan savaşın ardından yapılacak ilk genel seçimde, İsrail Meclisinin 26. döneminde görev alacak milletvekilleri belirlenecek. Seçim, 120 üyeli parlamentoda yeni dönemin yanı sıra hükümetin hangi partilerin desteğiyle kurulacağı sorusunu da gündeme taşıyor.

Seçim hazırlıkları ve oy kullanacak seçmenler

İsrail Merkez Seçim Komitesinin açıkladığı verilere göre, ülkede oy verme hakkı bulunan 7,3 milyon seçmenin büyük bölümünün ülke genelinde kurulacak 12 bin 18 seçim istasyonundaki 18 bin sandıkta oy kullanması öngörülüyor. Seçim organizasyonunda 100 bin personel görev yapacak. Komite, oy verme noktalarının güvenliği için seçim istasyonlarına 15 bin kamera yerleştirildiğini bildirdi.

Seçim giderleri için 690 milyon şekel, yaklaşık 220 milyon dolar, bütçe ayrıldı. İsrail’de ülkenin tamamı tek seçim bölgesi sayılıyor ve nispi temsil sistemi uygulanıyor. Bu sistemde seçmenler milletvekili adayları yerine siyasi parti ya da listelere oy veriyor. Toplam 37 parti ve liste, yüzde 3,25 olan seçim barajını aşarak 120 üyeli Mecliste dört yıl görev yapma hakkı kazanmak için yarışacak. Barajın altında kalan partilerin oyları sandalye hesabına katılmayacak.

Oy kullanma hakkına sahip yaklaşık 1,2 milyon İsrail vatandaşı Filistinli, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 21’ini oluşturuyor. Seçmenler arasında bu kesimin oranı yaklaşık yüzde 20 olarak da ifade ediliyor. Buna karşılık işgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da, ayrıca abluka altındaki Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 6 milyon Filistinli, İsrail politikalarından doğrudan etkilenmelerine rağmen İsrail vatandaşı olmadıkları için seçimde oy kullanamayacak.

İşgal altındaki bölgelerde yaşayanlar ve yurt dışındaki seçmenler

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaşayan, Filistinlilere ve onların mülklerine sık sık saldırılar düzenleyen ve Filistin topraklarını gasbettiği belirtilen 750 binin üzerindeki İsrailli de oy kullanabilecek. Yurt dışında yaşayan İsrail vatandaşlarının büyük bölümü ise yasalar gereği bulundukları ülkede sandığa gidemiyor; oy hakkı bulunan bu kişiler seçim için İsrail’e gelerek oy kullanabiliyor. Yurt dışındaki İsrailli diplomatlar ve devlet temsilcileri bu kısıtlamanın dışında tutuluyor.

İsrail ordusunun işgal altında tuttuğu Suriye, Lübnan ve Filistin toprakları da dahil olmak üzere toplam 850 merkezde görev yapan askerler ile komutanların oy verme işlemi 20 Ekim’de başladı.

Partiler, liderler ve anketlerdeki görünüm

Kamuoyu araştırmaları, yarışın Başbakan Binyamin Netanyahu’nun liderliğindeki aşırı sağcı koalisyon ile Siyonist muhalefet bloğu arasında geçeceğine işaret ediyor. Anketlerde iki tarafın da 120 sandalyeli Mecliste tek başına çoğunluğa ulaşamayacağı tahmin ediliyor. İsrail’in en uzun süre görev yapan başbakanı olan Netanyahu, aralıklarla toplam 19 yıldır sürdürdüğü görevine yeniden dönmeyi hedefliyor. Yolsuzluk suçlamalarıyla yargılandığı süreçte seçim yarışına giren Netanyahu, koalisyon bloğuna liderlik ediyor.

Bu blokta Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in aşırı sağcı Dini Siyonizm Partisi ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in Yahudi Gücü Partisi bulunuyor. Aryeh Deri’nin liderliğindeki ultra-Ortodoks (Haredi) Şas Partisi, Yitzhak Goldknopf’un yönettiği Birleşik Tevrat Yahudiliği Partisi ve Ofer Winter liderliğindeki İsrail Halkı Partisi de Netanyahu’nun yanında yer alıyor.

Eski Genelkurmay Başkanı ve Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot, anketlerde Netanyahu’nun koalisyonuna karşı yarışan Siyonist muhalefet bloğunun en olası başbakan adayı olarak öne çıkıyor. Araştırmalar Yashar Partisi’nin seçimi birinci sırada tamamlayabileceğini ve Eisenkot’un başbakanlık için seçmenlerin en çok tercih ettiği isim olduğunu gösteriyor. Muhalefet cephesinde eski başbakanlar Naftali Bennett ile Yair Lapid’in liderliğindeki Beyahad (Birlikte) Partisi, Avigdor Liberman’ın İsrail Evimiz Partisi ve Yair Golan’ın Demokratlar Partisi de bulunuyor.

Genelkurmay Başkanlığı ve Savunma Bakanlığı görevlerini üstlenmiş Benny Gantz, lideri olduğu Mavi-Beyaz (Kahol-Lavan) Partisi’ni seçim yarışından çekti. Ultra-Ortodoks Yahudileri temsil eden Ahi Partisi de seçime katılmama kararı aldı. Bu kararın, Netanyahu’nun parti lideri Haham Yosef David Abargel’e bakan yardımcılığı görevi verme ve Tevrat okulunda eğitim gören Haredilerin askere alınmamasını sağlama sözü sonrasında alındığı belirtildi.

Filistinli seçmenleri temsil eden listeler

İsrail vatandaşı Filistinlilerin seçimdeki temsilini Ortak Liste ile Birleşik Arap Listesi, diğer adıyla Raam Partisi, üstleniyor. Hadaş, Taal ve Beled partilerinin bir araya gelmesiyle kurulan Ortak Liste’nin liderliğini Yusuf Cabirin yapıyor. Beled Partisi lideri Sami Ebu Şehade ise İsrail Yüksek Mahkemesinin kendisi hakkındaki seçim yasağı kararını görüşmesinden hemen önce yarıştan çekilmek zorunda kaldı.

Mansur Abbas’ın liderliğindeki Raam, Mart 2021 seçimlerinden sonra yürütülen koalisyon görüşmelerinde belirleyici konuma gelmişti. Dört milletvekiliyle Bennett-Lapid Değişim Hükümeti’ne destek veren parti, hükümetin kurulmasını sağlamış ve İsrail tarihinde bir koalisyona katılan ilk Arap partisi olmuştu.

Yarınki seçim sonrasında Raam ile Ortak Liste’nin yine benzer biçimde kilit rol üstlenebileceği değerlendiriliyor. Arap partileri, aşırı sağcı ve ırkçı isimlerin önemli görevler üstlendiği Netanyahu hükümetini değiştirmek için çalışacaklarını belirterek koalisyona katılma ihtimalini dışlamıyor. Buna karşılık Eisenkot’un liderliğindeki muhalefet bloğu, Arap partileriyle hükümet kurmaya yönelik pazarlık yapmayacağını söylüyor. Analizlerde, Netanyahu’nun seçim kampanyasında muhalefeti Arap partileriyle işbirliği yapmakla suçlamasının bu tutumda etkili olduğu aktarılıyor.

Yarın sandık başına gidilecek

Oy verme işlemi yarın yerel saatle 07.00’de başlayacak ve 22.00’de sona erecek. Sandıkların kapanış saati geldiğinde seçim merkezlerinde sıra bekleyen seçmenler varsa, bu kişiler oylarını kullanabilecek. Seçimlerin tamamlanmasıyla birlikte, Meclise girmeye hak kazanan partilerin oluşturabileceği koalisyon seçenekleri ve hükümet pazarlıkları gündemin odağına yerleşecek.

Sonuçlardan hükümet kurma görevine

Barajı aşan partilerin oy oranlarına göre Mecliste kazanacakları sandalye sayıları belirlendikten sonra resmi hükümet kurma süreci başlayacak. Sonuçların açıklanmasının ardından Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Meclise giren partilerin temsilcileriyle bir araya gelerek başbakanlık için önerilen isimleri dinleyecek. Cumhurbaşkanının görevi mutlaka en fazla oyu alan partinin liderine vermesi gerekmiyor; hükümeti kurup 61 milletvekilinin desteğini alma ihtimali en yüksek görülen lideri görevlendirecek.

Görevlendirilen siyasetçinin koalisyon görüşmelerini tamamlaması için 28 günü olacak. İhtiyaç halinde bu süre 14 gün daha uzatılabilecek. İlk görevlendirilen isim hükümet kurmayı başaramazsa Cumhurbaşkanı yeni istişareler yaparak Meclis içinden başka bir siyasetçiye görev verebilir. Bu ikinci isim de koalisyonu oluşturmak için 28 gün süreye sahip olacak.

Bu aşamada da hükümet kurulamazsa Meclis üyelerinden birinin 61 milletvekilinin imzasını toplaması için 21 günlük süre başlayacak. Gerekli imzaları toplayan kişinin hükümeti kurmak için iki haftası bulunacak. 61 milletvekilinin imzası toplanamazsa Meclis feshedilecek ve ülkenin üç ay içinde yeniden seçime gitmesi gerekecek.

Süreç boyunca mevcut başbakan, geçici sıfatıyla görevini sürdürmeye devam edecek. Bu nedenle Netanyahu seçimleri kazanamasa bile muhalefet hükümet kurmayı başaramazsa azami altı ay daha geçici başbakanlık yapabilecek. İsrail’de bugüne kadar hiçbir parti tek başına Meclis çoğunluğunu elde edemediği için koalisyon protokollerinin tamamlanması belirleyici önem taşıyor. Görüşmelerin uzlaşmayla sonuçlanması halinde kurulacak kabine Meclisten güvenoyu alarak göreve başlayacak; pazarlıkların başarısız kalması durumunda ise ülke yeniden erken seçime gidecek.

Yorumlar 0

Yorumlar yükleniyor...