KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • İsrailli Türkiye uzmanı Dr. Hay Eytan Cohen Yanarocak, İran’ın Suriye’deki etkisinin gerilemesiyle oluşan stratejik boşluğun Türkiye tarafından doldurulduğunu söyledi. Yanarocak, Ankara’nın artan askeri ve diplomatik ağırlığının İsrail’i yeni güvenlik hesapları yapmaya zorladığını belirtti.

Orta Doğu’da güç dengeleri yeniden şekillenirken Türkiye’nin bölgesel etkisini artırması, İsrail’in güvenlik değerlendirmelerinde yeni bir başlık olarak öne çıkıyor. İsrailli Türkiye uzmanı Dr. Hay Eytan Cohen Yanarocak, i24 kanalına verdiği röportajda Ankara’nın Suriye’de güçlenen konumunu ve çevre ülkelerle genişleyen ilişkilerini değerlendirdi. Yanarocak, ortaya çıkan tablonun İsrail bakımından “çok sorunlu bir durum” oluşturduğunu ifade etti.

İsrailli Uzman: Suriye’deki Boşluğu Türkiye Doldurdu

Yanarocak’ın analizinin merkezinde Suriye yer aldı. İran’ın bu ülkedeki nüfuzunun gerilemesinin ardından, uzun yıllardır çatışmaların ve bölgesel rekabetin belirlediği Orta Doğu’daki “ateş çemberinde” önemli bir stratejik boşluk oluştuğunu belirten uzman, söz konusu alanın Türkiye’nin artan etkisiyle doldurulduğunu savundu.

İsrailli uzman, “Türkiye, İran’ın Suriye’den ayrılmasının ardından bölgedeki ‘ateş çemberinde’ oluşan boşluğu doldurmayı başardı” sözleriyle Ankara’nın konumunu değerlendirdi. Yanarocak’a göre Türkiye’nin Suriye’deki etkisi yalnızca askeri varlığıyla açıklanamaz; Ankara aynı zamanda diplomatik ilişkileri ve bölgesel girişimleriyle de nüfuz alanını genişletiyor.

Türkiye’nin Suriye’nin Geleceğindeki Rolü

Yanarocak, Türkiye ile Şam yönetimi arasındaki savunma iş birliğinin gelişmesine ve Ankara’nın Suriye’nin güvenlik yapılanmasına katkı sunmasına dikkat çekti. Bu gelişmelerin yanı sıra Türkiye’nin bölgesel diplomatik ağırlığını artırması, Ankara’nın Suriye’nin geleceğinde söz sahibi aktörlerden biri haline geldiğini gösteriyor.

İsrail açısından kritik gelişmenin, İran’ın geri çekilmesiyle oluşan alanın Tel Aviv’in beklediği gibi boş kalmaması olduğu değerlendiriliyor. Türkiye; güçlü ordusu, savunma kapasitesi ve geniş diplomatik ağı sayesinde Suriye’de ve çevresinde etkisini artırırken, bu durum İsrail’in bölgesel hesaplarını da doğrudan etkiliyor.

İsrail ile Türkiye Aynı Stratejik Alanda Karşı Karşıya

İsrailli uzmana göre Ankara’nın Suriye’deki etkinliğinin artması, Türkiye ile İsrail’i geçmişte görülenden daha yakın bir stratejik alanda karşı karşıya getiriyor. Yanarocak, İsrail’in Suriye’de bulunan Ebu Zuhur üssüne düzenlediği hava saldırısını da bu çerçevede ele aldı.

Söz konusu saldırının, ileride Türkiye ile doğrudan çatışma yaşanmasını önlemeye yönelik “önleyici bir saldırı” olarak değerlendirilebileceğini belirten Yanarocak, bu yaklaşımın İsrail’in Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını artık yeni bir güvenlik parametresi şeklinde ele aldığını gösterdiğini söyledi.

Yanarocak’ın değerlendirmesine göre Türkiye’nin güçlü ordusu, gelişmiş savunma sanayisi, NATO üyeliği, bölgesel askeri deneyimi ve geniş diplomatik ilişkileri, Ankara’ya Orta Doğu’da önemli bir hareket alanı sağlıyor. Bu unsurların tamamı, Türkiye’nin Suriye’deki varlığını İsrail bakımından daha kapsamlı bir güvenlik meselesine dönüştürüyor.

Ankara’nın Bölgesel İlişkileri İsrail’in Çevresindeki Dengeleri Değiştiriyor

Türkiye’nin Suriye’deki ağırlığı, Ankara’nın bölge ülkeleriyle geliştirdiği ilişkilerden ayrı değerlendirilmiyor. Yanarocak, Türkiye, Suriye, Irak, Lübnan ve Ürdün arasındaki iş birliği girişimlerine dikkat çekerken, Ankara’nın Suudi Arabistan ve Pakistan’la geliştirdiği ilişkilerin de bölgesel tablo açısından önem taşıdığını belirtti.

İsrailli uzman, “Haritaya bakarsanız, kuzeyden, kuzeydoğudan ve doğudan bu ittifakın İsrail’i çevrelediğini ve kuşattığını göreceksiniz” ifadelerini kullandı. Bu değerlendirme, Türkiye’nin yalnızca Suriye sahasındaki varlığıyla değil, farklı ülkelerle kurduğu ilişkiler yoluyla da İsrail’in çevresindeki stratejik denklemi etkilediği görüşüne dayanıyor.

İsrail İçin Yeni “Kırmızı Çizgiler” Gündemde

Yanarocak, Türkiye’nin Suriye’deki varlığının kalıcılaşması halinde İsrail’in önümüzdeki dönemde yeni “kırmızı çizgiler” belirleyebileceğini öne sürdü. Bu çizgilerin ihlal edildiği değerlendirilirse, İsrail’in hedefli saldırılara başvurabileceği ihtimalini de gündeme getirdi.

Ancak uzmana göre Ankara’nın sahip olduğu askeri ve diplomatik kapasite, İsrail’in atacağı adımların sonuçlarını yalnızca iki ülke arasındaki ilişkilerle sınırlı bırakmayabilir. Böyle bir gelişmenin daha geniş bölgesel dengelere yansıma ihtimali bulunuyor.

“Oyunun Kuralları Değişecek”

Röportajda öne çıkan son değerlendirme, Türkiye’nin yükselen bölgesel rolüne ilişkin oldu. Yanarocak, İsrail’in Ankara’nın Suriye’deki askeri varlığını artık yeni bir stratejik gerçeklik olarak kabul ettiğini belirterek, “Bu, oyunun kurallarını değiştirecek bir durum” dedi.

İsrailli uzmana göre İran’ın gerilemesiyle ortaya çıkan boşlukta Türkiye’nin ağırlığını artırması, Şam yönetimiyle savunma alanındaki iş birliğini geliştirmesi, bölgesel ortaklıklarını genişletmesi ve güçlü askeri kapasitesiyle sahadaki etkisini koruması, Ankara’yı yeni Orta Doğu denkleminde merkezi aktörlerden biri haline getiriyor.

Tel Aviv açısından temel soru artık ateş çemberinde İran’ın bıraktığı alanın neden doldurulduğu değil, Türkiye’nin bu yeni dengede etkisini ne ölçüde daha ileri taşıyacağı olarak öne çıkıyor.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...