Haberin öne çıkan noktaları
- İTÜ’lü Doç. Dr. Ömer Ekmekcioğlu, İstanbul’da geçen hafta can ve mal kayıplarına neden olan sağanak sonrası yapay zeka destekli sel risk haritasını değerlendirdi. Ekmekcioğlu, benzer şiddetteki yağışların tekrarlanması durumunda Avrupa ve Anadolu yakasındaki 10 ilçede büyük risk oluşabileceği uyarısında bulundu.
İstanbul’da geçtiğimiz hafta etkili olan şiddetli sağanağın yol açtığı can ve mal kayıplarının ardından, kentteki sel ve taşkın riski yeniden gündeme geldi. İTÜ Afet Yönetimi Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Ekmekcioğlu, yapay zeka destekli sel risk haritasına göre benzer yoğunluktaki yağışların yeniden yaşanması halinde İstanbul’un her iki yakasında bulunan 10 ilçenin ve bu ilçelerdeki dere havzalarının önemli tehlikeler barındırdığını bildirdi.
Metrekareye düşen rekor seviyedeki yağışları değerlendiren Ekmekcioğlu, yaşanan afetin yalnızca yağış miktarıyla açıklanamayacağını vurguladı. Uzman, kentleşme biçiminin ve altyapının yağışın etkisini belirleyen temel unsurlar arasında bulunduğuna dikkat çekti.
Ekmekcioğlu, “Yağış temel tetikleyici olsa da betonlaşma ve geçirimsiz yüzeylerin artması, doğal drenaj sistemlerini bozdu. Aynı miktardaki yağış, havzanın kentleşme durumuna göre farklı sonuçlar doğuruyor” ifadelerini kullandı.
Cendere Vadisi çevresindeki sanayi, ticaret ve ulaşım altyapısının doğal su akış koridorlarının yönünü değiştirdiğini belirten Ekmekcioğlu, dik yamaçlardan aşağı inen suların dere vadilerinde toplanarak yüksek hızlı akışlara dönüştüğünü söyledi. Söz konusu akışların araçları sürüklediği, binalarda ise ağır hasara neden olduğu aktarıldı.
İklim krizinin etkileri ve yerel ölçekte görülen aşırı yağışlar karşısında önlem alınması gerektiğini belirten Ekmekcioğlu; dere kesitlerinin genişletilmesi, dere yataklarındaki işgallerin sona erdirilmesi ve altyapının acilen daha dirençli hale getirilmesi çağrısında bulundu.
Uzmanların değerlendirmesine göre, yağışın kentin farklı noktalarında benzer şiddette meydana gelmesi halinde riskin yüksek olduğu bölgeler şöyle sıralanıyor: Avrupa Yakası’nda Kağıthane ve Eyüpsultan, Kağıthane-Alibeyköy dereleri nedeniyle risk taşıyor. Küçükçekmece, Bağcılar, Bahçelievler ve Bakırköy, Ayamama Deresi havzasında yer alıyor. Esenyurt ve Avcılar ise Haramidere havzası kapsamında bulunuyor.
Anadolu Yakası’nda Kadıköy, Kurbağalıdere havzası nedeniyle öne çıkarken, Beykoz’da çeşitli dere vadileri riskli bölgeler arasında gösteriliyor. Böylece İstanbul’un Avrupa ve Anadolu yakalarında toplam 10 ilçe, benzer yağışların tekrarlanması halinde sel ve taşkın açısından dikkat edilmesi gereken bölgeler olarak değerlendiriliyor.
Ekmekcioğlu, yaşanan son afetin daha önce hazırlanan yapay zeka destekli sel risk haritasındaki öngörülerle tamamen örtüştüğünü belirtti. Bu durum, kentteki sel tehlikesinin yalnızca geçmişte yaşanan olaylarla değil, bilimsel risk analizleriyle de ortaya konulduğunu gösterdi.



Yorumlar 0