Haberin öne çıkan noktaları
- Serhat Kılıç’ın vefatının ardından bekar yaşamı hedef alan yorumlara tepki gösteren Kaan Sekban, evlilik ve çocuk sahibi olmanın herkes için zorunlu olmadığını söyledi. Sekban, insanların kendi hayat tercihleri üzerinden küçümsenmesine karşı çıktı.
Oyuncu Serhat Kılıç’ın ölümünün ardından sosyal medyada bekar yaşamı eleştiren ve evlilikle çocuk sahibi olmayı öne çıkaran yorumlar gündeme geldi. Oyuncu ve komedyen Kaan Sekban, bu paylaşımlara tepki göstererek insanların hayatlarını kendi tercihleri ve koşulları doğrultusunda şekillendirmesi gerektiğini savundu.
Sekban, evlenmenin ve çocuk sahibi olmanın herkes için kaçınılmaz bir yaşam aşaması gibi sunulmasını eleştirdi. Oyuncu, “Mutsuz olacağınızı da bilseniz evlenin demiş birisi. Demek ki kendisi epey mutsuz” sözleriyle, mutsuzluk ihtimali bilinse dahi evliliği savunan anlayışa göndermede bulundu.
Bekarlık Tartışması
Kaan Sekban, Serhat Kılıç’ın vefatı üzerinden bekar insanların yaşam biçimlerinin sorgulanmasını “hadsizce ve densizce” olarak nitelendirdi. Sekban, bu kişilerin bekar yaşamı seçen insanlara tepeden bakmasını anlamsız bulduğunu belirterek, söz konusu yaklaşımların çoğunun “derin bir hasetin tezahürü” olduğunu ifade etti.
Bekar olmanın yalnızlık, toplumdan uzaklaşma ya da sosyal çevreden kopma anlamına gelmediğini vurgulayan Sekban, “Bekar olmak, yalnız kalmak demek değildir” dedi. Kişinin kendi oluşturduğu sosyal çevrenin, gerçek arkadaşlıkların ve sağlam dostlukların, bazı evli çiftlerin sahip olduğu ilişkilerden daha sağlıklı ve güçlü bir ortam sunabileceğini dile getirdi.
Sekban, kendine yetebilen insanların dahi iletişime ve sağlıklı ilişkilere ihtiyaç duyduğunu kabul etti. İnsanların sahip oldukları güzellikleri paylaştıkça çoğalttığını belirten oyuncu, kişiye iyi gelen bir partnerle kurulan ilişkinin ve bu ilişkinin meyvesi olan çocukların isteyenler için harika bir deneyim olabileceğini söyledi.
Bununla birlikte evliliğin ya da çocuk sahibi olmanın kendisine uygun olmadığını düşünen, hayatını paylaşacağı kişiyi bulamadığına inanan veya dünyaya çocuk getirmeyi tercih etmeyen insanların küçümsenmemesi gerektiğini belirten Sekban, bu kişilere “zavallı, acınası modernler” gözüyle bakılmasının asıl acınası tutum olduğunu savundu.
Evliliklerdeki Sıkışmışlık
Evlilik ve çocuk sahibi olmanın isteyen kişiler açısından güzel bir hayat tercihi olduğunu belirten Sekban, bu seçimi yapmayan insanların değersizleştirilmesine karşı çıktı. Bazı evli insanların da evliliklerinin içinde mutsuz ve sıkışmış bir hayat sürdüğünü ifade eden oyuncu, bu kişilerin sosyal medyada yoğun biçimde paylaşım yaparak yaşadıkları sıkışmışlık hissinden uzaklaşmaya çalışabildiğini söyledi.
Sekban, bu düşüncesini şu sözlerle anlattı: “Nice evliler biliyorum ki o evliliklerin içinde sıkışıp kalmış, sabahtan akşama günde 40 tane tvit atıp, ona buna alev göndererek bu sıkışmışlıkta nefes almaya çalışan...”
Açıklamasında Güllü’nün ölümüyle ilgili tartışmalara da değinen Kaan Sekban, tekil olaylardan yola çıkarak evlilik, bekarlık veya çocuk sahibi olma konusunda genel hükümler kurulamayacağını söyledi. Sekban, “Daha çok yeni aslanlar gibi evladım var diyen Güllü’yü kızı balkondan atmadı mı?” ifadesini kullanarak, bireysel olayların yaşam tercihleri hakkında kesin sonuçlara dayanak yapılamayacağını dile getirdi.
Hayat Tercihlerine Saygı
Sekban, münferit olayların genelleştirilmemesi gerektiğini vurguladı. Oyuncu, Serhat Kılıç’ın vefatından hareketle “yalnız öleceksiniz, modernler, tez çoluk çocuğa karışın” denilemeyeceğini; Güllü’nün ölümünden yola çıkarak da “çocuk yapmak büyük risk, aman ha” sonucuna varılamayacağını belirtti. Ona göre evlilik, çocuk sahibi olma ve yalnız yaşamayı seçme gibi kararların tamamı, kişinin kendisini değerlendirerek verdiği bireysel hayat tercihleridir.
İnsanın hayatına iyi insanların katılmasının ve bu kişileri hayatında tutmasının dünyanın en güzel şeylerinden biri olduğunu söyleyen Sekban, bunun tek yolunun mutsuz olunacağı bilindiği hâlde evlenmek ve kişinin kendisini dört duvar arasına hapsetmesi olmadığını ifade etti.
Sekban, paylaşımının sonunda herkesin karşısına kendisine iyi gelecek insanların çıkmasını diledi. Bu kişinin eş, sevgili, partner, arkadaş ya da yoldaş olabileceğini belirten oyuncu, insanların birbirleriyle sağlıklı bağlar kurmasını temenni etti. Açıklamasını, “Allah herkesin karşısına -ister eş, ister sevgili, ister partner, ister arkadaş, ister yoldaş- doğru düzgün insanlar çıkarsın ve dozunda kendi kendine yetmeyi, kimseye muhtaç olmadan işlerini görebilmeyi nasip etsin” sözleriyle tamamladı.



Yorumlar 0