Haberin öne çıkan noktaları
- Oxford Üniversitesi, Franz Kafka’nın ölümünün 100’üncü yılı için düzenlediği anma etkinliklerinde genç Türk besteci Dr. Can Bekir Bilir’i görevlendirdi. Bilir’in iki yıllık araştırmasının ürünü olan “The Silent Songs of Josefine”, Oxford Uluslararası Şarkı Festivali’nde dünya prömiyerini yaptı.
Franz Kafka’nın ölümünün 100’üncü yılı olan 2024 kapsamında Oxford Üniversitesi tarafından hazırlanan anma programının müzik ve sahne sanatları ayağı, genç Türk besteci Dr. Can Bekir Bilir’in çalışmalarıyla hayata geçirildi. Kafka’nın el yazmalarının neredeyse tamamını bünyesinde bulunduran üniversite, büyük yazarı anmak amacıyla kapsamlı bir sanat programı hazırladı.
Oxford Üniversitesi, bu etkinlikler için ayırdığı bütçeyi ve uluslararası sanatçılarla yürütülecek projeleri 2022 yılında açtığı yarışmalarla duyurdu. Kafka’ya ithaf edilecek bir çalışma için uluslararası bir besteciyle iş birliği yapmak isteyen üniversite, 2023’te dünyanın önde gelen üniversitelerinden profesörler ve tanınmış besteciler arasından Can Bekir Bilir’i seçti.
İki yıllık araştırma, Oxford’da dünya prömiyeriyle sahneye taşındı
Proje süresince Bilir’e Oxford Üniversitesi’nde “Albi Rosenthal-Bodleian Fellow” ve “Composer in Residence” unvanları verildi; besteci için ayrıca bir ofis tahsis edildi. Bilir, iki yıl boyunca Oxford Bodleian Kütüphaneleri ile Oxford Özel Koleksiyonları’nda Kafka’nın el yazmalarını, yayımlanmış bütün eserlerini ve konuyla ilgili ikincil literatürü inceledi. Çalışmasını derinleştirmek amacıyla Yiddish dilini de özel olarak öğrendi.
Bestecinin araştırmasında Kafka’nın kısa öykülerindeki sessizlik unsuru ile “insan dışı varlıklar” olarak tanımlanan “other-than-human persons” kavramı öne çıktı. Bilir, Kafka için hazırladığı büyük ölçekli eserin librettosunu da kendisi yazdı. “The Silent Songs of Josefine” adlı eser, geçtiğimiz haziran ayında Oxford’da gerçekleştirilen ilk resitalin ardından 14 Ekim’de Oxford Uluslararası Şarkı Festivali kapsamında dünya prömiyeriyle izleyici karşısına çıktı.
Eserin sahnelemesinde ünlü soprano Anna Dennis ile piyanist John Reid yer aldı. Performansın ardından Dr. Bilir, Oxford akademisyenlerinden oluşan izleyici topluluğu tarafından uzun süre alkışlandı. Dünya prömiyeri, Oxford’un en prestijli konser salonu olarak nitelendirilen Schwarzman Centre’da yapıldı. Daha önce Yo-Yo-Ma gibi dünya çapında tanınan sanatçıların sahne aldığı bu salonda eserleri seslendirilen ilk Türk besteci olma ayrıcalığı da Can Bekir Bilir’e ait oldu.
Can Bekir Bilir’in akademik ve sanatsal çalışmaları
Ödüllü bir besteci ve çok enstrümanlı müzisyen olan Can Bekir Bilir, aynı zamanda uluslararası alanda çalışmalar yürüten bir araştırmacı ve akademisyen olarak tanınıyor. Bilir, Bilkent, Cornell ve Harvard üniversitelerinden mezun oldu.
Besteci için Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği’nde “MET” ile “MUSMA Avrupa Yayın Projesi” gibi çok sayıda disiplinlerarası müzik programı kapsamında eser sipariş edildi. Bilir’in besteleri, dünyanın farklı bölgelerindeki önemli konser salonlarında ve müzik festivallerinde icra edildi.
Sanatçının eserleri; karmaşık seslerin modern geleneklerini ve bunların teknolojik uzantılarını, dinleme ile duyulabilirlik kavramlarını, kimlik sorununu, sesin maddi niteliğini ve akustik ekolojileri sorguluyor. Oxford’un Kafka’nın el yazmaları ve yayımlanmış eserlerini kapsayan koleksiyonları üzerinde yürüttüğü iki yıllık çalışma ise bu yaklaşımı edebiyat, araştırma ve sahne sanatlarını bir araya getiren özel bir projeye dönüştürdü.


Yorumlar 0