Haberin öne çıkan noktaları
- AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya’nın yalnızca Washington’la uzlaşarak Ukrayna’yı taviz vermeye zorlayabileceğini düşünmesinin yanlış bir hesap olduğunu söyledi. Kallas, Avrupa’nın Kiev’e desteğini sürdüreceğini ve Moskova üzerindeki baskıyı artıracağını belirtti.
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş sürerken diplomatik girişimlerin yalnızca Washington ve Moskova arasındaki görüşmelerle sınırlı kalamayacağı yönündeki mesajını yineleyen Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Avrupa’nın Kiev’e desteğini devam ettireceğini açıkladı. Kallas, Moskova’nın ABD ile yapacağı olası bir anlaşma üzerinden Ukrayna’yı teslim olmaya zorlayamayacağını vurguladı.
Kallas’a göre Rusya, geçen yıl düzenlenen Anchorage zirvesinden bu yana ABD ile uzlaşarak Ukrayna’yı taviz vermeye mecbur bırakabileceğini düşündü. Ancak Moskova’nın bu yaklaşımı, Avrupa’nın sürecin dışında tutulabileceği varsayımına dayandığı için hatalı bir hesap oldu.
Kallas: Rusya’nın Avrupa’yla da müzakere etmesi gerekiyor
AB yetkilisi, Rusya’nın Washington’la görüşerek taleplerini kabul ettirmeye çalıştığını, fakat Avrupa’nın da Moskova’dan beklentileri bulunduğunu ifade etti. Kallas, “Ruslar ABD ile görüşme ve müzakere istiyor, böylece ABD onlara istediklerini sağlayabilir. Ancak bizim de Rusya’dan taleplerimiz var” dedi.
Kallas, Avrupa’nın sürecin dışında bırakılamayacağını belirterek verilmesi gereken mesajın açık olduğunu söyledi: “Avrupalılarla da konuşmanız gerekiyor.”
ABD Başkanı Donald Trump’ın duyurduğu düzenleme kapsamında Rusya’nın ABD’ye ve küresel piyasalara 300 bin ton dizel yakıt sağlaması ve buna eşlik eden enerji ateşkesi de Kallas’ın değerlendirmeleri arasında yer aldı. Kallas, söz konusu düzenlemenin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e açık bir hediye niteliği taşıdığını savundu.
Bu anlaşma karşılığında Putin’in ne verdiğinin sorgulanması gerektiğini belirten Kallas, sahadaki gelişmelerin olumlu bir tablo ortaya koymadığını söyledi. Kallas, “Gördüğümüz şey, sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırılarını artırması. Açıklanan ateşkes de Rusya tarafında gerçekten işlemiyor” ifadelerini kullandı.
Ukrayna’nın rafineri saldırıları ve enerji savaşı
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ise Financial Times’a yaptığı açıklamada, ABD’nin baskısına karşın Rusya’daki rafinerilere yönelik saldırıları yeniden başlatacaklarını söylemişti. Zelenskiy, Washington’ın baskısı sırasında yoğun Rus saldırıları devam ederken istihbarat paylaşımının kesintiye uğratıldığını ve Starlink sinyalinin zayıflatıldığını da belirtmişti.
Kallas, savaşın sona erdirilmesi açısından asıl meselenin Rusya’nın saldırganlık savaşını bitirmesi olduğunu dile getirdi. Ona göre Moskova’nın saldırıları durdurması, Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik operasyonlarının da sona ermesini sağlayacak.
Savaşın ekonomik boyutuna dikkat çeken Kallas, çatışmaların finansmanının büyük bölümünün petrolden elde edilen gelirlerle karşılandığını söyledi. Ukrayna’nın rafinerileri bu nedenle hedef aldığını belirten Kallas, Rusya’nın ise yaklaşan kış döneminde Ukrayna halkının mümkün olduğunca ağır koşullarla karşılaşması amacıyla enerji altyapısına saldırdığını ifade etti.
Kallas, savaşın sona ermesi için baskının teslim olması beklenen kurbana değil, saldırıyı gerçekleştiren tarafa yöneltilmesi gerektiği görüşünü yineledi. Bunun Avrupa’nın savaşın başından bu yana savunduğu yaklaşım olduğunu belirtti.
AB temsilcisi, Avrupa’nın ABD ile aynı tutumu benimsemesi halinde Rusya’ya verilecek mesajın çok daha net olacağını söyledi. Kallas, “Bu savaşı durdurun; petrol rafinerileri ve benzeri konulardaki tüm endişeleriniz de sona ersin” ifadesini kullandı.
Avrupa’da siyasi değişim tartışması
Fransa’da Marine Le Pen’in cumhurbaşkanı seçilme ihtimali de dahil olmak üzere AB’nin önde gelen ülkelerinde yaklaşan seçimlerin, Ukrayna’ya verilen desteğin zayıfladığı anlamına gelip gelmediği de Kallas’a soruldu. Kallas, dört yıldır devam eden savaş boyunca Avrupa kamuoyunun tutumunda değişimler yaşandığını kabul etti.
Buna karşın Kallas, Avrupa dış politikasının etkili olabilmesi için birlik içinde hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Rusya’nın Avrupa ülkeleri arasındaki yorgunluk ve görüş ayrılıklarını kendi lehine kullanmaya çalıştığını belirten Kallas, Moskova’nın Avrupalıların desteğini kaybedeceği ve sonunda Rusya’nın taleplerini kabul edeceği hesabını yaptığını söyledi.
Kallas, bu yaklaşımın Avrupa açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunarak, “Rusya’nın iştahı o zaman daha da artacak” dedi.


Yorumlar 0