Haberin öne çıkan noktaları
- Milli Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk döneminde Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ni uygulamaya alacak. Açık uçlu soruların kullanılacağı sistemde sınavların bir bölümü öğretmenlerin ortak kararıyla, diğer sorular ise Bakanlığın soru havuzundan hazırlanacak.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okullarda ölçme ve değerlendirme uygulamalarını yeniden düzenlemeye yönelik çalışmalarına bir yenisini ekledi. İlkokullarda birden fazla şubede okutulan derslerin sınavlarının okul genelinde ortak yapılmasına başlanmasının ardından, şimdi de Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) devreye alındı.
İlk uygulama 2026-2027’de başlayacak
OYSS’nin ilk kez 2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci dönemindeki birinci yazılı sınavlarında kullanılması planlanıyor. Sistem kapsamında sınavlarda açık uçlu sorulara yer verilecek. Ayrıca yapay zekâ destekli soru hazırlama ve açık uçlu soruların puanlanmasına yönelik çalışmaların da OYSS’ye entegre edilmesi öngörülüyor.
MEB, yeni uygulamayla farklı okul türleri ve eğitim kademeleri arasındaki ölçme ve değerlendirme standartlarının birbirine yaklaştırılmasını amaçlıyor. Sistemin aynı zamanda öğrencilerin yıl sonu başarı puanlarının daha nesnel ölçütlerle belirlenmesine katkı sunması hedefleniyor.
16 branşta uygulanacak
Ortak Yazılı Sınav Sistemi, ortaokullarda 5, 6 ve 7. sınıf düzeylerinde Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce derslerinde uygulanacak.
Liselerde ise sistemin kapsayacağı dersler 9, 10 ve 11. sınıflardaki Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, felsefe, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce olarak belirlendi. Böylece OYSS’nin toplam 16 branşta kullanılması planlandı.
Soruların hazırlanma yöntemi
Sınavların içeriği, eğitim öğretim yılının başında zümre öğretmenlerince hazırlanan konu-soru dağılım tablolarındaki senaryolar esas alınarak oluşturulacak. Her sınavda yer alacak iki soru, zümre öğretmenlerinin ortak kararıyla hazırlanacak.
Geri kalan sorular ise Bakanlığın oluşturacağı soru havuzundan otomatik biçimde seçilecek. Öğretmenler, soru havuzundan yapılacak seçim sırasında sınav için uygun gördükleri zorluk düzeylerini belirleyebilecek.
MEB, soru havuzunun geliştirilmesi çalışmaları kapsamında, birinci dönem birinci ortak yazılı sınavları yapılmadan önce sisteme yaklaşık 8 bin soru aktarılmasını hedefliyor. Ayrıca her sınav döneminde yaklaşık 8 bin yeni sorunun hazırlanarak havuza eklenmesi planlanıyor.
Eğitim sendikaları ve öğretmenlerden eleştiri
Eğitim sendikaları, Türkiye’nin farklı kentlerinde ve okullarında eğitim olanaklarının aynı düzeyde olmadığını belirterek ortak sınav uygulamasına itiraz ediyor. Sendikalar ayrıca öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme sürecindeki karar alanının daralacağını ve mevcut iş yükünün daha da artacağını savunuyor.
Bazı öğretmenler de evrak ve bürokratik işlemlerin ders anlatmalarını güçleştirdiğini dile getiriyor. Kalabalık sınıflarda her öğrencinin her sorudan aldığı puanın sisteme ayrı ayrı girilmesinin de önemli ölçüde zaman alacağı ifade ediliyor.
Doç. Dr. Gülşah Batdal Karaduman: Başarı puanı tek ölçüt olmamalı
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Hasan Âli Yücel Eğitim Fakültesi’nden Doç. Dr. Gülşah Batdal Karaduman, eğitimde adaletin yalnızca sınav sonuçlarının eşit biçimde uygulanmasıyla sağlanamayacağını belirtti. Karaduman’a göre asıl amaç, her öğrencinin kendi potansiyelini geliştirebilmesine imkân tanıyacak nitelikli öğrenme fırsatlarına erişmesini güvence altına almak olmalı.
Karaduman, ortak sınav sonuçlarının okulları ve öğrencileri yalnızca başarı puanlarına göre kıyaslamak amacıyla kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Bu sonuçların hangi bölgelerde, okullarda ve öğrenci gruplarında daha fazla eğitim desteğine ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymak için de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Aynı ölçme standardının daha adil bir değerlendirme yapılmasına katkı sunabileceğini belirten Karaduman, gerçek fırsat eşitliğinin ise öğrencilerin öğrenme koşullarındaki farklılıkların azaltılmasıyla mümkün olacağını söyledi.
Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş: Öğretmenin esnekliği azalabilir
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş ise OYSS’nin çeşitli riskler barındırdığı görüşünü paylaştı. Kızıltaş, ortak sınavların öğrencilerdeki sınav kaygısını artırabileceğini ve bireysel farklılıklarla öğrenme ihtiyaçlarının yeterince dikkate alınmaması sonucunu doğurabileceğini belirtti.
Kızıltaş, uygulamanın bölgesel eşitsizlikleri daha da belirgin hâle getirebileceğine dikkat çekti. Soru bazında veri girişi yapılması ve değerlendirme işlemlerinin öğretmenlerin iş yükünü artırabileceğini kaydeden Kızıltaş, öğretmenlerin soru hazırlamadaki mesleki yaratıcılığının ve ders süreçlerindeki esnekliğinin de sınırlanabileceğini ifade etti.
Sınav sonuçlarının karşılaştırma amacıyla kullanılması durumunda öğrencilerin başarı düzeylerine göre etiketlenebileceği uyarısında bulunan Kızıltaş, uygulamanın velilerin çocukları üzerindeki akademik başarı baskısını da artırabileceğini söyledi.


Yorumlar 0