KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde Melih Gökçek hakkında çok sayıda yolsuzluk ve usulsüzlük iddiası gündeme geldi. Gökçek hakkındaki soruşturmaların büyük bölümü takipsizlikle sonuçlanırken Ankapark, hafriyat gelirleri ve Gülen yapılanması bağlantısı en çok tartışılan dosyalar arasında yer aldı.

Türkiye’de eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, gazeteci Murat Ağırel’in gündeme getirdiği iddiaların ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmayla yeniden kamuoyunun gündeminde. Gökçek’in başkanlık yaptığı 23,5 yıllık dönem boyunca hakkında çok sayıda yolsuzluk ve usulsüzlük iddiası ortaya atıldı. Ancak bu dosyaların önemli bölümü, Gökçek hakkında dava açılmadan verilen takipsizlik kararlarıyla sonuçlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla 2017’de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden ayrılan Gökçek, istifasının ardından da farklı soruşturma ve iddialarla gündeme gelmeye devam etti. Gökçek’in kim olduğu ve başkanlığı döneminde adının hangi dosyalarda geçtiği, son soruşturmayla birlikte yeniden tartışılmaya başlandı.

İlk Soruşturmalar

Gökçek, 13 Kasım 1998’de dönemin Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcısı Nuh Mete Yüksel’in talimatıyla gözaltına alındı. Hakkındaki suçlamalar, “suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak” ve “ihaleye fesat karıştırmak”tı. Gözaltı süresi toplam dört gün olarak belirlenmesine rağmen Gökçek 24 saat tutuldu ve ertesi gün serbest bırakıldı.

Soruşturmanın merkezinde, Muradiye Vakfı ile bağlantılı şirketlerin Ankara Büyükşehir Belediyesi ihalelerinde usulsüzlük yaptığı iddiası bulunuyordu. Savcılık incelemesinin sonunda Gökçek hakkında dava açılmadı. Dosyada, aralarında EGO yöneticilerinin de bulunduğu 33 kişi yargılandı.

Gökçek’in adı daha sonra Ankara’daki ön ödemeli doğal gaz sayaçlarının satın alınması ve Ankaralılara satılmasıyla ilgili iddialarda geçti. Tartışmayı 2008’de dönemin CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu başlattı. Kılıçdaroğlu, EGO’nun sayaçları 224,5 dolara aldığını, bu ürünleri Ankaralılara 300 dolara sattığını ve bakım-onarım işini de aynı firmaya verdiğini ileri sürdü. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bu iddialar üzerine Gökçek hakkında soruşturma başlattı; ancak dosyada herhangi bir sonuç alınmadı.

Hafriyat ve Belediye Dosyaları

Gökçek’in ardından 2018’de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine gelen Mustafa Tuna da belediyenin hafriyat gelirleri üzerinden eski başkanı eleştirdi. Tuna, Gökçek döneminde aylık yaklaşık 30 bin lira olan hafriyat gelirinin, işin belediyeye devredilmesinden sonra aylık ortalama 15 milyon liraya çıktığını açıkladı.

Hafriyat işinin, Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek’in yöneticiliğini yaptığı Ankaraspor A.Ş.’ye verilmesi de tartışmaların odağındaydı. Ankara Büyükşehir Belediyesi, Gökçek döneminde hafriyat depolama işini aylık 30 bin TL bedelle devretti. Gökçek’in onayıyla ANFA, bu işi Osmanlıspor’a 100 bin TL karşılığında aktardı; Osmanlıspor ise işi başka bir şirkete 400 bin TL’ye devretti. Bilirkişi raporlarında, Osmanlıspor’un söz konusu işlemden toplam 6,5 milyon TL gelir elde ettiği tespit edildi.

Mansur Yavaş’ın göreve gelmesinin ardından Gökçek, 13 belediye bürokratı, Osmanlıspor yetkilileri ve özel şirket temsilcileri hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Başvuruda ihaleye fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma ve kamu kurumunu zarara uğratma iddiaları yer aldı. Savcılık, kovuşturmaya yer olmadığına karar vererek dosyayı kapattı.

Yavaş, 2019’da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra Gökçek hakkında yolsuzluk iddialarıyla yaklaşık 100 suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Yavaş’ın verdiği bilgiye göre bu başvuruların en az 66’sı takipsizlik kararıyla sonuçlandı. Söz konusu dosyalar arasında helikopter kiralama işi, hayvanat bahçesi ile Tema Park teleferik yapımı, Seğmen Su’daki usulsüzlük iddiaları, süs bitkisi alımları, Belbeton’un özelleştirilmesi, Dikmen Vadisi 3. Etap’taki 393 bağımsız bölümün satışı, mobilya alımları, çok katlı otopark ve çevre düzenleme malzemesi alımları bulunuyordu.

Mansur Yavaş, 24 Eylül 2025’te düzenlediği basın açıklamasında 11 ayrı dosyada kamu zararının toplam 17 milyar TL olduğunu iddia etti. Bu dosyalar içinde en çok dikkat çeken başlıklardan biri Ankapark oldu. Gökçek’in istifasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hizmete açılan Ankapark, özel şirketin zarar etmesi üzerine kapatıldı. Parkın yapımı için 800 milyon dolar harcandığı açıklandı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi, uzun süren hukuki mücadelenin ardından Ankapark’ı devralabildi. Yavaş, park kapsamında gerçekleştirilen 52 ihalede belediye görevlilerinden kaynaklanan usulsüzlükler bulunduğunu ve belediyenin 2016’da 73 milyon 314 bin dolar zarara uğratıldığını açıkladı. Yavaş’ın suç duyurusunun ardından İçişleri Bakanlığı soruşturma izni vermedi. Danıştay 1. Daire ise bu kararı kaldırdı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankapark’la ilgili yalnızca iki ihaleyi inceleyerek takipsizlik kararı verdi.

Gökçek’in belediye bütçesinden kendi evi için mobilya aldırdığı iddiasıyla yapılan suç duyurusu da takipsizlikle sonuçlandı.

Gülen Yapılanması İddiaları

Melih Gökçek hakkında, Gülen yapılanmasına destek verdiği yönünde de çeşitli suçlamalar gündeme geldi. Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 2015’te yaptığı açıklamada Gökçek’in belediye başkanlığı adaylığı ve seçim dönemlerinde oy isterken bu yapının desteğine sığındığını öne sürdü. Arınç ayrıca Gökçek’i, “Bu yapıya Ankara’yı parsel parsel satmıştır” sözleriyle suçladı.

Gökçek görevdeyken, 15 Temmuz darbe girişiminden yaklaşık bir ay sonra, Ağustos 2016’da Gülen yapılanmasıyla bağlantılı “terör” soruşturması başlatıldı. Gökçek, 2021’de şüpheli sıfatıyla ifade verdi ve kendisine 17-25 Aralık sürecinden önceki döneme ilişkin sorular yöneltildi.

İfadesinde, “17-25 Aralık sürecinden önce herkesin olduğu kadar benim de bu yapı içerisinde yer alan şahıslarla tanışıklığım olmuştur” diyen Gökçek, iki oğlunun ve iki torununun bu yapılanmaya bağlı okullarda eğitim gördüğünü söyledi.

Gülen yapılanması lehine imar değişiklikleri yaptırdığı iddiasına karşı çıkan Gökçek, 15-25 Aralık sürecinden önce hangi kişi veya şirketlerin yapı içinde yer aldığının ve yapı adına faaliyet yürüttüğünün net biçimde bilinmesinin mümkün olmadığını savundu. Belediye başkanlığı döneminde yasal hakkı bulunan herkesin taleplerinin belediye meclisi aracılığıyla karşılandığını belirtti. Örgüte yardım ettiği suçlamasıyla yürütülen soruşturma ise 2022’de takipsizlik kararıyla kapatıldı.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...