Haberin öne çıkan noktaları
- Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna’ya desteğin sürdürüleceğini açıklarken İsrail’in var olma hakkını savundu ve ülkedeki antisemitizme karşı mücadele sözü verdi. Merz ayrıca Sol Parti ve AfD ile ilgili CDU üyelerine sert uyarılarda bulundu.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Hristiyan Demokrat Birlik Partisi’nin (CDU) gençlik yapılanması Junge Union tarafından Bonn’da düzenlenen toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Merz’in konuşmasında Ukrayna’ya verilen destek, Rusya’dan kaynaklandığını savunduğu güvenlik tehdidi, İsrail’in var olma hakkı ve Almanya’daki siyasi kutuplaşma öne çıktı.
Ukrayna’ya yönelik desteği sürdüreceklerini belirten Merz, savaşın beşinci zorlu kışına giren Ukrayna’yı ve Ukrayna halkını yalnız bırakmalarının mümkün olmadığını söyledi. Almanya Başbakanı, Rusya’nın gerilimi daha da yükseltmeye hazır olduğuna dair işaretler gördüklerini ileri sürdü.
Merz, Polonya Başbakanı’nın bir gün önce Brüksel’de düzenlenen öğle yemeğinde, telefonların ve çalışanların bulunmadığı bir ortamda Polonya’da yaşananları ayrıntılı biçimde anlattığını aktardı. Almanya Başbakanı, bu görüşmeye atıfla, “Tehdit hepimiz için çok gerçektir” ifadesini kullandı.
Merz’den İsrail, Sol Parti ve AfD açıklamaları
Almanya’da Sol Parti ile Almanya için Alternatif’in (AfD) söz konusu tehditleri küçümsemeye devam etmesini eleştiren Merz, her iki siyasi çizginin de gelişmelere gözlerini kapatmasını anlayamadığını dile getirdi. Merz, Junge Union’un Ukrayna’nın yanı sıra İsrail’in de yanında durduğunu vurguladı.
Başbakan, üç yıl önce gerçekleştirilen “Almanya Günü” etkinliğinde salonun tamamında İsrail bayraklarının bulunduğunu ve İsrail’in Berlin Büyükelçisinin etkinliğe konuk olarak katıldığını hatırlattı. Merz, o dönemde ortaya konulan tutumun değişmediğini belirterek, “Biz İsrail’in yanında duruyoruz. Almanya’da İsrail’in var olma hakkını sorgulayan herkese karşı ayağa kalkıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Merz, antisemitizmi Almanya toplumunda yeniden kabul edilebilir hale getirmeye çalışan kişi ve çevrelere karşı mücadele ettiklerini söyledi. Bu tutumun yalnızca belirli bir siyasi alana özgü olmadığını belirten Almanya Başbakanı, aşırı sağın yanı sıra sol çevrelerde, kültür alanında veya başka herhangi bir yerde antisemitizme karşı çıkacaklarını ifade etti.
Başbakan Merz, “Aşırı sağın bataklığında, solun salonlarında, kültür alanında veya başka herhangi bir yerde. Antisemitizmin Almanya’da yeri yoktur. Bu böyle kalacak ve biz de bunun ülkemizde daha fazla yayılmaması için her şeyi yapacağız” diye konuştu.
Berlin’de koalisyon tartışması ve siyasi kutuplaşma
Almanya’da siyasi kutuplaşmanın sert bir seviyeye ulaştığını savunan Merz, Berlin’de Yeşiller ile Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD), Sol Parti ile görüşmeler yürüttüğüne dikkat çekti. Berlin Eyalet Meclisi seçimlerinin ardından Yeşiller ve SPD’nin, Sol Parti’den aslında tamamen doğal karşılanması gereken sözde tavizleri almaya çalıştığını öne sürdü.
Merz, Almanya’daki demokrasiyi korumak isteyen siyasi aktörlerin bu tür aşırı sol çevrelerle görüşmemesi ve onlarla koalisyon kurmaması gerektiğini savundu. Berlin’de yürütülen girişime karşı çıkan Başbakan, “Demokrasinin korunması adına bu kabul edilebilir değil. Bu olamaz. Berlin’de başlatmaya çalıştığınız bu işi bırakın. Bu yolda ilerlemeyi bırakın” sözleriyle çağrıda bulundu.
AfD’ye karşı da mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Merz, partinin Almanya Cumhuriyeti’ni aşırı sağ yönünde dönüştürmek istediğini iddia etti. Bu nedenle AfD’ye karşı durulması gerektiğini söyleyen Merz, “Onlar bu cumhuriyeti aşırı sağ yönünde değiştirmek istiyorlar ve bunlara karşı da durmalıyız” dedi.
Merz, CDU milletvekillerine yönelik uyarısında ise devlet görevlerine AfD çizgisindeki kişilerin seçilmesini savunanların parti içinde yer almaması gerektiğini ifade etti. Almanya Başbakanı, “Kim bu tür insanları devlet görevlerine seçmesi gerektiğini düşünüyorsa, onun CDU’da yeri yoktur” görüşünü paylaştı.
Merz’in açıklamaları, CDU’nun Ukrayna ve İsrail konusunda mevcut desteği sürdürme, antisemitizme karşı daha sert tutum alma ve hem aşırı sağ AfD hem de Sol Parti ile kurulabilecek siyasi temaslara mesafeyi koruma çizgisini ortaya koydu. Bu yaklaşım, Berlin’deki olası siyasi iş birlikleri ve CDU içinde devlet görevlerine ilişkin tutum bakımından tartışmaların devam edeceğine işaret etti.


Yorumlar 0