KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Meta’ya dava açan Arnold, 17 yaşındaki kızı Coco’nun Instagram üzerinden tanıştığı bir kişinin yönlendirmesiyle fentanil içeren maddeye maruz kaldığını ve hayatını kaybettiğini söyledi. Coco’nun Türk vatandaşlığı bulunduğunu belirten anne, kızının Türkçe adının Dilara Konar olduğunu açıkladı.

Meta’ya dava açan Arnold, 17 yaşındaki kızı Coco’nun Instagram üzerinden tanıştığı bir saldırganın yönlendirmesiyle hayatını kaybettiğini söyledi. Coco’nun Türk vatandaşlığı da bulunduğunu belirten Arnold, kızının Türkçe adının Dilara Konar olduğunu açıkladı. Arnold’un açıklamaları 26 Ağustos 2026’da gündeme geldi.

Arnold: Sosyal medya çocukları ölümcül risklerle karşı karşıya bırakıyor

Kızının ölümüne uzanan süreci anlatan Arnold, sosyal medya platformlarının çocuklar açısından çok sayıda tehlike barındırdığını ifade etti. Ona göre sanal medya, çocukların ölümüne yol açabilen etkenlerden biri haline geldi.

Arnold, Coco’nun reçeteli bir ilaç olduğunu düşündüğü bir hapı satın aldığını, bu süreçte bir kişi tarafından kandırılarak buluşmaya yönlendirildiğini söyledi. Kızına, içinde fentanil bulunan ve yaşamına mal olan bir madde verildiğini belirten anne, Coco’nun fentanil zehirlenmesi nedeniyle öldüğünü aktardı.

Arnold, diğer çocukların ve gençlerin de sosyal medya üzerinden şantaj, tehlikeli meydan okumalar, siber zorbalık ve intihara sürükleyebilecek tehditlerle karşılaşabildiğini dile getirdi. Bazı çocukların cinsel saldırıya uğradığını, kendilerine ait fotoğrafların yayıldığını ve sanal ortamdaki risklerin bununla sınırlı kalmadığını söyledi.

Anneye göre platformların temel sorunu, kullanıcıları mümkün olan her yöntemle kendilerine bağlayacak şekilde tasarlanmaları. Sürekli gönderi kaydırma isteği, bildirimler ve beğenilerin çocukların dikkatini bütünüyle sanal dünyaya yönelttiğini anlatan Arnold, telefonun bırakılmasını zorlaştıran bu döngünün Coco’yu da etkilediğini belirtti. Kızının Instagram’da bir saldırganın dikkatini çekmesine kadar bu sürecin devam ettiğini söyledi.

Algoritmaların çocukların ruh sağlığına etkisi

Arnold, Coco Instagram kullanmaya başladığında platformların arka planda işleyen algoritmalarının oluşturabileceği tehlikelerin farkında olmadığını ifade etti. Ebeveynlerin, algoritmalar aracılığıyla çocuklarına hangi içeriklerin ulaştırıldığını yeterince anlayamadığını savundu.

Coco’nun Instagram’a ilk girdiği dönemde algoritmaların bugünkü kadar etkin olmadığını belirten Arnold, yetişkinlerin bu sistemler yaygınlaşmaya başladığında ortada bir gariplik bulunduğunu fark ettiğini ancak sorunun kaynağını kavrayamadığını anlattı.

Arnold, bir çocuk rahatsız edici içerik içeren bir videoda uzun süre kaldığında algoritmaların benzer ya da daha farklı içerikleri karşısına çıkarabildiğini söyledi. Bu yönlendirmenin çocuklarda depresyona ve anksiyeteye neden olabileceğini dile getirdi.

Coco’nun telefondan kopamadığı dönem

Arnold, kızını canlı, maceracı, sevgi dolu ve son derece hassas bir çocuk olarak tanımladı. Coco’da dikkat eksikliği rahatsızlığı bulunduğunu belirten anne, arka arkaya gelen beğenilerin ve izlenen yeni videoların kızında dopamin etkisi oluşturduğunu söyledi.

Kısa videoların Coco’yu sürekli platformda kalmaya yönelttiğini anlatan Arnold, sürecin başlangıçta masum ve eğlenceli göründüğünü ifade etti. Coco’nun müzik videoları hazırladığını ve bunları arkadaşlarıyla paylaştığını belirten anne, zaman geçtikçe kızının telefon başında geçirdiği sürenin arttığını, bunun da evde çeşitli sorunlara yol açtığını söyledi.

Arnold, kızlarının telefon kullanımıyla ilgili yaşadıkları farkı da anlattı. Büyük kızı telefonunu bırakması istendiğinde bunu kabul edebilirken Coco’nun cihazını hiçbir koşulda bırakmak istemediğini belirtti. Coco’nun telefonunu elinden alabilmek için mücadele etmek zorunda kaldıklarını söyleyen anne, bu durumu bağımlı bir kişinin bağımlı olduğu maddeden uzaklaştırılmasına benzetti.

Telefon kullanımını sınırlandırabilmek için elinden geleni yaptığını belirten Arnold, çocukların teknolojiyi ebeveynlerinden daha iyi kullandığını ve uygulanan güvenlik önlemlerini aşmanın yollarını bulabildiğini söyledi. Trilyon dolarlık şirketler tarafından geliştirilen ürünleri bir ebeveynin tek başına kontrol etmeye çalışmasının imkânsıza yakın olduğunu savundu.

Arnold, ebeveynlerin teknoloji dünyasında yaşanan gelişmeleri anlayabilmek için veri bilimcisi ya da yapay zekâ uzmanı olmadığını ifade etti. Bu nedenle çocukların ve ailelerin korunmasına yardımcı olacak kişilerin ve mekanizmaların devreye girmesi gerektiğini söyledi. Anne, çocukları güvende tutabilmek için daha güçlü korumalara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Instagram’daki özel mesajlar takip edilemedi

Arnold, kızını Instagram’da takip ettiğini ve akışında karşısına çıkan içerikleri bildiğini düşündüğünü ancak Coco’nun özel mesajlarını göremediğini söyledi. Anne, kızının saldırganla tanışmasının ve ölümünden önce yaşananların bu özel iletişim kanalı üzerinden ilerlediğini anlattı.

Arnold’un aktardığına göre Coco 17 yaşındaydı. Kendisine ulaşan kişi de gençti ve 20’li yaşlarındaydı. Bu kişi ilk aşamada Coco ile flört etti. Ardından konuşmaların yönü değişti ve genç kıza güven vermeye çalıştı; kendisinin onun yanında olduğunu, güvenebileceğini ve anksiyetesine yardımcı olabilecek bir şeye sahip bulunduğunu söyledi.

Arnold, saldırganın yalnızca bir buçuk gün içinde Coco’nun güvenini kazandığını belirtti. Daha sonra buluşma teklifinin geldiğini ifade eden anne, Coco’nun o gün en yakın arkadaşıyla alışveriş yapmak için evden çıktığını ve bu durumun başlangıçta olağan göründüğünü söyledi.

Coco merdivenlerden inerken ona söylediği son sözün “Bebeğim, seni seviyorum, dikkatli ol” olduğunu aktaran Arnold, kızının da “Ben de seni seviyorum anne. Sonra görüşürüz” diye karşılık verdiğini anlattı. Coco’nun o çıkıştan sonra eve dönmediğini belirten anne, kızının cansız bedeninin, saldırganın buluşma talep ettiği yerin yakınındaki başka bir erkeğe ait dairede bulunduğunu söyledi.

Arnold, olayla ilgili soruşturmanın hâlâ sürdüğünü ve o gece yaşananlara ilişkin yanıtlanmamış çok sayıda soru bulunduğunu ifade etti.

Arnold’dan insan kaçakçılığı iddiası

Sosyal medyayı “kelimenin tam anlamıyla bir bataklık” olarak nitelendiren Arnold, bu platformlarda saldırganların, hasta kişilerin, pedofillerin ve insan kaçakçılarının bulunduğunu söyledi. Coco’nun başına gelenlerin arkasında bir insan kaçakçılığı çetesinin bulunabileceğinden şüphelenildiğini belirten anne, bu ihtimale ilişkin yanıtları hâlâ beklediklerini aktardı.

Yapay zekâ yeni riskleri beraberinde getiriyor

Arnold, yetişkin bir erkeğin sosyal medya aracılığıyla reşit olmayan bir çocuğa ulaşabilmesinin başlı başına korkutucu olduğunu söyledi. Yapay zekânın devreye girmesiyle saldırganların kullanabileceği yöntemlerin daha da arttığını belirten anne, bu teknolojinin tehlikeyi büyüttüğünü savundu.

Yapay zekâ kullanılarak çıplak fotoğraf ve görüntüler oluşturulabildiğini ifade eden Arnold, saldırganların bu materyallerle çocukları tehdit edebildiğini, görüntüleri yayabildiğini ve paylaşabildiğini anlattı. Çocukların kendi odalarında bulunduğu için güvende olduklarının sanılabileceğini ancak bu sırada dijital ortamda ağır tehlikeler yaşanabildiğini belirtti.

Arnold, sosyal medya aracılığıyla bir saldırganın çocuğun odasına kadar girmiş gibi olduğunu söyledi. Sanal medyayı denetleme ve çocukları koruma konusunda başarısız olunması halinde yapay zekâ karşısında ne yapılacağının da sorgulanması gerektiğini belirten anne, çocukların artık ChatGPT’nin yanı sıra Google’ın ürünlerini de kullandığını ifade etti.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...