Büyük Birlik Partisi’nin kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun 25 Mart 2009’da hayatını kaybettiği helikopter kazası, aradan geçen 17 yıla rağmen yeniden Türkiye gündeminin üst sıralarına taşındı. Dosyada son aylarda peş peşe yaşanan adli gelişmeler, kazanın arka planına ilişkin soruşturmanın Ankara’da yeni bir aşamaya geçtiğini ortaya koydu.

Dosyanın adresi değişti

Yazıcıoğlu ile beraberindeki beş kişinin yaşamını yitirdiği kazaya ilişkin yıllardır Kahramanmaraş’ta yürütülen soruşturmada önemli bir değişikliğe gidildi. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, dosya hakkında yetkisizlik kararı vererek soruşturmayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.

Dosyayla birlikte kapsamlı adli arşiv de Ankara’ya ulaştırıldı. Yaklaşık 190 klasörden oluşan soruşturma arşivinin yeni savcılık tarafından incelenmesiyle dosyanın farklı yönleri yeniden ele alınmaya başlandı.

29 şüpheli hakkında işlem yapıldı

Ankara’daki soruşturmanın en dikkat çekici aşaması temmuz ayında gerçekleştirilen operasyon oldu.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen çalışma kapsamında, helikopter kazasıyla bağlantılı olarak 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ankara merkezli olmak üzere 10 ilde 30 farklı adrese yönelik operasyon düzenlendi.

Şüpheliler hakkında, savcılığın değerlendirmesine göre FETÖ faaliyetleri kapsamında “tasarlayarak kasten öldürme” suçuna iştirak ettikleri iddiasıyla işlem yapıldı. 29 şüpheliden 27’si gözaltına alınırken, adli işlemlerin ardından 19 kişi tutuklandı, 8 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. İki şüphelinin ise başka bir dosya kapsamında cezaevinde bulunduğu açıklandı.

2009’dan bu yana ne oldu?

Yazıcıoğlu ve beraberindeki kişileri taşıyan helikopter, 25 Mart 2009’da Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesindeki Keş Dağı bölgesinde düştü.

Kazanın ardından başlatılan soruşturma kapsamında 132 kişi hakkında inceleme yürütüldü. 2016 yılında savcılık tarafından kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Ancak Yazıcıoğlu ailesi ve BBP’nin itirazlarının ardından dosyanın bir bölümü yeniden soruşturma konusu oldu. 2018 yılında 20 şüpheli bakımından daha önce verilen takipsizlik kararının kaldırılması yönünde karar alınırken, diğer 112 kişi hakkındaki itirazlar reddedildi.

Yıllar boyunca kazanın oluş şekli, enkaza ulaşılması sırasında yaşananlar ve bazı delillerin akıbeti üzerinden farklı iddialar gündeme geldi. Bu nedenle dosya, yalnızca bir kaza soruşturması olarak değil, beraberinde çok sayıda soru işaretini taşıyan uzun soluklu bir adli süreç olarak kamuoyunun gündeminde kaldı.

Yazıcıoğlu ailesiyle görüşme

Dosyadaki yeni hareketlilik, bugün gerçekleştirilen bir görüşmeyle de yeniden gündeme geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu’nu Adalet Bakanlığında kabul etti. Görüşmede soruşturmanın geldiği aşamanın ele alındığı bildirildi.

Gürlek daha önce soruşturma kapsamında 29 şüpheli hakkında işlem yapıldığını ve 19 kişinin tutuklandığını açıklamıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın çok yönlü şekilde sürdüğü belirtildi.

17 yıl sonra gözler Ankara’da

Yazıcıoğlu dosyasındaki yeni dönem, yıllardır cevabı aranan soruların yeniden adli incelemenin merkezine taşınması anlamına geliyor. Dosyanın Ankara’ya devredilmesi, geniş arşivin yeniden incelenmesi ve temmuz ayında gerçekleştirilen operasyonla birlikte soruşturmanın kapsamı dikkat çekici biçimde genişledi.

Şimdi gözler Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüteceği soruşturmanın bundan sonraki adımlarında. 17 yıl önce yaşanan helikopter kazasının tüm yönleriyle aydınlatılıp aydınlatılamayacağı, yeni soruşturmanın ortaya çıkaracağı bulgularla netlik kazanacak.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...