KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Muhsin Yazıcıoğlu’nun 2009’da yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmanın ikinci operasyonunda gözaltına alınan 38 şüpheliden 36’sı tutuklandı. Temmuz ayındaki 19 tutuklamayla birlikte dosyada tutuklu sayısı 55’e yükseldi.

Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki beş kişinin yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmanın ikinci operasyonunda 36 şüpheli tutuklandı. Temmuz ayında gerçekleştirilen ilk operasyonda tutuklanan 19 kişiyle birlikte, iki aşamada tutuklananların toplamı 55 oldu.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 38 şüpheliden 36’sının tutuklandığını, iki kişi hakkında ise adli kontrol uygulanmasına karar verildiğini açıkladı.

Soruşturma, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından yürütülüyor. Şüpheliler hakkında, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) faaliyetleri çerçevesinde “tasarlayarak kasten öldürme” suçuna iştirak ettikleri ve maddi gerçeğin açığa çıkmasını engellemek amacıyla çeşitli eylemlerde bulundukları iddiasıyla gözaltı kararı verildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, aynı suçlamalar kapsamında 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkardı. Ankara merkezli 16 ilde 45 ayrı adrese düzenlenen operasyonlarda arama ve el koyma işlemleri yapıldı. Hakkında gözaltı kararı bulunan 10 kişinin ise daha önce cezaevine gönderildiği belirlendi.

Operasyon kapsamında 25 Eylül’de 33 şüpheli yakalandı. Aynı suçları işledikleri değerlendirilen beş kişinin daha gözaltına alınmasıyla gözaltındaki şüpheli sayısı 38’e çıktı. Başsavcılıkta işlemleri tamamlanan 38 kişi, 36’sı tutuklama, ikisi adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Sulh ceza hakimliği, tutuklama istemiyle gönderilen 36 şüphelinin tamamının tutuklanmasına hükmetti. Diğer iki şüpheli hakkında da adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Başsavcılık, soruşturmanın “çok yönlü ve titizlikle” sürdürüldüğünü bildirdi.

Soruşturmanın ilk dalgasında 19 tutuklama

Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin yeni soruşturmanın ilk operasyonu 13 Temmuz 2026’da kamuoyuna duyuruldu. Bu aşamada 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İşlemlerin ardından 19 şüpheli tutuklandı, sekiz kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, temmuz ayında düzenlenen operasyonun ardından yaptığı açıklamada, tutuklananlar arasında emekli askerlerin de bulunduğunu söyledi. Soruşturmanın “silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak” ile “tasarlayarak kasten öldürme” suçlamaları üzerinden yürütüldüğü belirtildi.

Gürlek, 19 Temmuz’da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda dosya kapsamında Gülen yapılanmasıyla bağlantıların incelendiğini açıkladı. Bakan, “Karanlık izlerin de arasına girildiğini” belirterek, “Ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir” ifadelerini kullandı.

İkinci operasyonda 36 kişinin tutuklanmasıyla birlikte, iki soruşturma dalgasında tutuklanan şüphelilerin toplam sayısı 55’e ulaştı.

Gürlek, temmuz ayındaki açıklamasında dosyanın yalnızca geçmişte yaşanan acı bir olayın aydınlatılmasıyla sınırlı olmadığını, devletin kılcal damarlarına sızarak gerçeğin üzerini örtmeye çalıştığı değerlendirilen FETÖ’nün “karanlık izlerinin” de araştırıldığını ifade etti.

Bakan, “Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir. Hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına, hiçbir örgütlü yapının milletimizin adalet beklentisinin önüne geçmesine müsaade edilmeyecektir” dedi.

Akın Gürlek, 27 Ağustos’ta TV100 yayınında yaptığı değerlendirmede, Yazıcıoğlu’nun ölümünün kaza olmayabileceğine yönelik soruşturmada güçlü şüpheler bulunduğunu söyledi. Gürlek, “Muhsin Yazıcıoğlu’nun cinayeti diyoruz artık şu an, çünkü çok kuvvetli şüpheler var” ifadelerini kullandı.

Gürlek, soruşturma kapsamında Elazığ’da yapıldığı öne sürülen bir toplantıya ilişkin bulgular elde edildiğini anlattı. Yazıcıoğlu’nun bulunduğu helikopterin pilotuyla bağlantılı bir kişinin, FETÖ’nün “mahrem imamları” olarak nitelendirilen kişilerle Elazığ’da gerçekleştirilen toplantıya katıldığı yönünde tespit bulunduğunu belirtti.

Toplantıya Adil Öksüz ve Kemal Batmaz’ın da katıldığını söyleyen Gürlek, Öksüz için “Darbe girişiminin ana sorumlularından birisi” ifadesini kullandı ve Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili “cinayet” değerlendirmesini yineledi. Bakan ayrıca Adil Öksüz’ün, Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybetmesinden bir gün önce Türkiye’den ayrıldığını açıkladı.

Gürlek, ilk operasyonda özellikle Gülen yapılanmasıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen örgüt mensupları ile askeri personel üzerinde durulduğunu da kaydetti. Bakanın “cinayet” ifadesinin soruşturma makamlarının değerlendirmesine dayandığı, Yazıcıoğlu’nun ölümünün cinayet olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararının bulunmadığı belirtildi.

Gürlek, 25 Eylül’de düzenlenen ikinci dalganın ardından yaptığı açıklamada soruşturmanın devam edeceğini belirterek, “Aradan geçen süre ne olursa olsun, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi için soruşturmayı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici de soruşturmanın yeniden genişletilmesi üzerine yaptığı açıklamada, Yazıcıoğlu’nun ölümünden sonraki yıllarda dosyanın kapatılması yönünde girişimlerde bulunulduğunu savundu. Destici, “Adaletin gecikmiş olması, ondan vazgeçilmesini gerektirmez” diyerek beklentilerinin olayın bütün yönleriyle aydınlatılması olduğunu söyledi.

Muhsin Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009’da yerel seçim çalışmaları kapsamında Kahramanmaraş’tan Yozgat’a giderken içinde bulunduğu helikopterin Göksun ilçesi yakınlarındaki Keş Dağı’na düşmesi sonucu hayatını kaybetti.

Kazada Yazıcıoğlu’nun yanı sıra pilot Kaya İstektepe, BBP yöneticileri ve gazeteci İsmail Güneş’in de aralarında bulunduğu toplam altı kişi yaşamını yitirdi. Kazanın ardından arama-kurtarma çalışmalarının gecikmesi ve helikopterdeki bazı teknik parçaların daha sonra söküldüğünün ortaya çıkması, olayla ilgili tartışmaların yıllarca sürmesine yol açtı.

Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 2011 yılında izlediği bir görüntüde bazı kişilerin helikopterin parçalarını sökerken görüldüğünü belirterek, “Helikopterin beynini keçiler sökmedi ya” demişti. Gül’ün talimatıyla inceleme başlatan Devlet Denetleme Kurulu (DDK) da Yazıcıoğlu’nun ölümünü araştırdı ve olayda şüpheli noktalar bulunduğu değerlendirmesinde bulundu.

DDK raporunda özellikle arama-kurtarma çalışmalarına ilişkin olarak, “Devletin topyekûn seferber olmasına rağmen istenen netice alınamamış ve ağır bir kamu hizmet kusuru ortaya çıkmıştır” tespitine yer verildi.

Yazıcıoğlu’nun ölümünün ardından çok sayıda soruşturma ve dava yürütüldü. Yargıtay, 2018’de olayla ilgili bazı kamu görevlileri hakkında verilen “kovuşturmaya yer yoktur” kararını kaldırdı.

2021’de dokuz üst düzey kamu görevlisinin yargılandığı davada üç sanık, “görevi kötüye kullanma” suçundan 1 yıl 2’şer ay hapis cezasına çarptırıldı. Altı sanık ise beraat etti.

Dönemin Kahramanmaraş Valisi Mehmet Niyazi Tanılır, eski İl Jandarma Komutanı Albay Akgün ve eski İl Emniyet Müdürü Necdet Çelikbilek hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan verilen hapis cezalarında, sanıkların yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak indirim yapıldı.

Dosya, yıllar boyunca farklı soruşturmalar ve yargı süreçleriyle gündemde kaldı. Soruşturmanın 2026’da yeniden genişletilmesiyle birlikte, Gülen yapılanmasının Yazıcıoğlu’nun ölümündeki olası rolüne ilişkin iddialar da dosyanın öne çıkan başlıklarından biri oldu.

Muhsin Yazıcıoğlu, 1954’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Elmalı köyünde doğdu. Üniversite eğitimi için Ankara’ya giden Yazıcıoğlu, burada siyasi faaliyetlere katıldı. 1977’de Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi, 1978’de ise genel başkan oldu.

Ülkücü Gençlik Derneği’nin kurucu genel başkanlığını yapan Yazıcıoğlu, Milliyetçi Hareket Partisi’nde (MHP) Genel Başkan Müşavirliği görevinde de bulundu. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından tutuklandı ve yaklaşık 7,5 yıl Mamak Cezaevi’nde kaldı.

Yazıcıoğlu, 1987’de Alparslan Türkeş’in liderliğindeki Milliyetçi Çalışma Partisi’ne (MÇP) katıldı. 1991 seçimlerinde Sivas milletvekili seçildi. 1992’de MÇP’den ayrılan Yazıcıoğlu, bir yıl sonra Büyük Birlik Partisi’ni kurdu.

2007 genel seçimlerinde Sivas’tan bağımsız milletvekili seçilerek yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne giren Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009’da seçim çalışmaları kapsamında Kahramanmaraş’tan Yozgat’a giderken geçirdiği helikopter kazasında beraberindeki beş kişiyle birlikte yaşamını yitirdi.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...