Haberin öne çıkan noktaları
- Gazeteci Murat Yetkin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığı ve seçim takvimine ilişkin değerlendirmesinde Kasım 2027 ile Nisan 2028 seçeneklerinin öne çıktığını belirtti. Yetkin, AKP’li Ali İhsan Yavuz’un açıklamalarının 16 Nisan 2028 ihtimalini güçlendirdiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Güneysu’da yaptığı “Önümüzdeki seçimi atlatalım” açıklamasıyla erken seçim tartışmaları yeniden gündeme geldi. Seçimin ne zaman yapılacağına ilişkin farklı senaryolar konuşulurken, Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerekli çoğunluğun nasıl sağlanacağı da siyasi tartışmanın önemli başlıklarından biri oldu.
Gazeteci ve yazar Murat Yetkin, Erdoğan’ın adaylığı ile seçim takvimine dair değerlendirmesinde iktidar çevrelerinde iki tarihin öne çıktığını ifade etti. Yetkin’e göre bu seçenekler Kasım 2027 ve Nisan 2028 olarak şekilleniyor. Yetkin, AKP Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz’un son açıklamalarının, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un daha önce işaret ettiği takvimle örtüştüğünü belirterek Nisan 2028 ihtimalini daha güçlü gördüğünü söyledi.
Orta Vadeli Program seçim tartışmasını artırdı
2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın açıklanması, seçimlerin 2027 yılında yapılabileceği yönündeki yorumları da artırdı. Ancak Yetkin, iktidarın önündeki seçim seçeneklerinin aslında uzun süredir bilindiği görüşünü dile getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da Orta Vadeli Program hazırlanırken seçimlerin 2028’de normal takviminde yapılacağı varsayımıyla hareket edildiğini, tarihin bir miktar öne çekilmesinin ise Meclis’in takdirinde bulunduğunu söylemişti.
Yetkin’in siyasi tabloya ilişkin değerlendirmesi
Yetkin, Erdoğan’ın 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından izlediğini düşündüğü siyasi çizgiyi “Kazanamıyorsan, kaybetmelerini sağla” ifadesiyle özetledi. CHP’li belediyeler hakkında yürütülen soruşturmaları, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’yla ilgili adli süreçleri, muhalefet partileri arasındaki ilişkilerin zayıflamasını ve muhalefet saflarından AKP’ye yönelen milletvekili ile belediye başkanı transferlerini aynı siyasi tablonun parçaları olarak değerlendirdi.
Bu gelişmelerin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin girişimiyle başlayan “Terörsüz Türkiye” süreciyle eş zamanlı ilerlediğini savunan Yetkin, PKK’nın silahsızlandırılması ve Kürt sorununun siyasi zeminde çözülmesine yönelik arayışın yalnızca seçim hesabıyla açıklanamayacağını özellikle vurguladı. Bununla birlikte Yetkin, iki sürecin siyasi bakımdan birbirini desteklediği değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan’ın yeniden adaylığı için 360 milletvekili gerekiyor
Seçim takvimi tartışmasının yanı sıra Erdoğan’ın bir kez daha cumhurbaşkanı adayı olup olamayacağı da gündemde bulunuyor. Mevcut Anayasa’ya göre Erdoğan’ın ikinci görev döneminde yeniden adaylık yolunun açılması için TBMM’nin en az 360 milletvekilinin oyuyla seçimlerin yenilenmesine karar vermesi gerekiyor.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, daha önce yaptığı değerlendirmelerde 16 Nisan 2028 tarihini olası seçim günü olarak göstermişti. Uçum, Meclis’in seçimlerin yenilenmesine karar vermesi durumunda Erdoğan’ın yeniden aday olabileceğini belirtmişti.
AKP Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz ise son açıklamasında, “Seçimin 2028 sonrası olacağını düşünüyorum” dedi. Yavuz ayrıca, “Bir hafta erkene dahi alınsa Cumhurbaşkanımız aday olabiliyor” ifadelerini kullandı. Murat Yetkin, bu sözlerin Yavuz’un da Uçum tarafından dile getirilen seçim takvimine yaklaştığını gösterdiğini savundu.
Meclis aritmetiğinde yeni hesap
Yetkin, daha önce Erdoğan’ın yeniden adaylığını mümkün kılacak 360 oya ulaşılması için DEM Parti’nin desteğinin gerekip gerekmediğinin tartışıldığını hatırlattı. Ancak milletvekili transferleri ve Meclis’te değişen siyasi dengeler nedeniyle bu hesabın artık önceki dönemlerdeki gibi sabit ve değişmez olmadığını ifade etti.
Yetkin’in değerlendirmesine göre Erdoğan, eksik kalan oyları farklı siyasi partilerden kendisine yaklaşabilecek milletvekilleri aracılığıyla tamamlama imkânına sahip olabilir. Bu nedenle seçimlerin yenilenmesine ilişkin kararın alınmasında DEM Parti’nin desteğine ihtiyaç duyulmayabileceğini öne sürdü. Yetkin, bu tabloyu “AKP’nin artık DEM’e ihtiyacı olmayabilir” başlığı altında değerlendirdi.
Kasım 2027 mi, Nisan 2028 mi?
Yetkin, seçim tarihine ilişkin değerlendirmesinde öncelikle Erdoğan’ın adaylığının önünü açacak iki hukuki yol bulunduğunu belirtti. Buna göre ya Anayasa değişikliği yapılması ya da Meclis’in seçimlerin yenilenmesine karar vermesi gerekiyor. Yetkin, ikinci seçeneğin daha kolay hayata geçirilebileceği görüşünde.
İktidar çevrelerinde şimdiye kadar dile getirilen iki tarihin Kasım 2027 ve Nisan 2028 olduğunu belirten Yetkin, siyasi ve ekonomik koşulların iktidar açısından elverişli hale gelmesi durumunda Kasım 2027 formülünün gündeme gelebileceğini söyledi. Yetkin, Erdoğan’ın siyasi hamlelerle ekonomik sorunların etkisini azaltmayı umduğu bir ortam oluşması halinde Meclis aritmetiğinin de zorlanabileceğini ifade etti.
Ancak Yetkin, kendi değerlendirmesinin Nisan 2028 seçeneğine daha yakın olduğunu belirtti. Bu görüşünü, daha önceki öngörülerinin çoğu gerçekleşen Cumhurbaşkanı Hukuk Başdanışmanı Mehmet Uçum’un bu tarihi dile getirmiş olmasına ve Ali İhsan Yavuz’un açıklamalarının da aynı çizgiye yaklaşmasına dayandırdı. Yetkin, bu gelişmelerin Nisan 2028 ihtimalini güçlendirdiğini söyledi.
Mehmet Uçum’un işaret ettiği 16 Nisan 2028 tarihi, normal seçim takviminden birkaç hafta önceye denk geliyor. Uçum, söz konusu tarihin siyasi anlamda bir “erken seçim” olarak değil, seçimlerin kendi döneminde ancak öne alınarak yapılması şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştu.



Yorumlar 0