Haberin öne çıkan noktaları
- Elon Musk’ın yaklaşık 73 milyon çocuğa SpaceX hissesi verme planı, milyarderlerin bağış yoluyla sermaye kazancı vergisini azaltma imkânını gündeme taşıdı. Uzmanlar, vergi avantajlarının yanı sıra çocukların yatırım ve erişim kısıtlamalarına da dikkat çekiyor.
ABD’li milyarderlerin çocuklara yönelik yüksek tutarlı hisse bağışları, yalnızca hayırseverlik yönüyle değil, sağlayabildiği vergi avantajlarıyla da tartışılıyor. Elon Musk’ın yaklaşık 73 milyon çocuğun her birine SpaceX hissesi vermeyi planlaması, ultra zenginlerin şirket hisseleri üzerinden servet aktarırken vergi yüklerini nasıl yönetebildiği sorusunu yeniden gündeme getirdi.
ABD’de giderek daha fazla başvurulan bu yöntemde, değeri yıllar içinde artmış hisseler satılmak yerine bağışlanabiliyor. Böylece milyarderler, hisseleri elden çıkarıp kazanç elde etmeleri halinde doğabilecek milyarlarca dolarlık sermaye kazancı vergisinden kaçınabiliyor. Bağışın niteliğine ve geçerli kurallara bağlı olarak, hisselerin değeri üzerinden gelir vergisi indirimi sağlanması da mümkün olabiliyor.
Musk’ın planındaki milyarlarca dolarlık hesap
Musk’ın, ABD’de 17 yaş ve altındaki yaklaşık 73 milyon çocuğa birer SpaceX hissesi bağışlama vaadi, uygulamanın öne çıkan örneklerinden biri. Hisse başına yaklaşık 147 dolarlık değer esas alındığında, planlanan bağışın toplam büyüklüğü 10,7 milyar dolara ulaşıyor.
Tax Foundation Başekonomisti Will McBride, Musk’ın hisseleri bağışlamak yerine satması halinde yaklaşık 2,6 milyar dolar federal sermaye kazancı vergisi ödeyebileceğini belirtti. Bu hesap, yüzde 23,8’lik federal sermaye kazancı vergisi oranına dayanıyor. Hisselerin uygun koşullarla bağışlanması durumunda satıştan doğacak bu vergi yükü ortaya çıkmayabilir.
Ancak 2,6 milyar dolarlık tutar, gerçekleşmiş bir vergi tasarrufu değil; hisselerin satılması ihtimaline göre yapılmış bir hesaplama. McBride, Musk’ın girişiminin hayırseverlik niteliği taşıdığını, bunun yanında önemli vergi avantajları da sağlayabileceğini vurguladı.
Hisse bağışı milyarderlere nasıl vergi avantajı sağlıyor?
Bir şirketin hisseleri zaman içinde değer kazandığında, hissedar bunları sattığı takdirde elde ettiği kazanç üzerinden sermaye kazancı vergisiyle karşılaşabiliyor. Buna karşılık hisselerin, gerekli koşulları taşıyan vergiden muaf bir kuruluşa doğrudan bağışlanması halinde satış yapılmadığı için bu vergi doğmayabiliyor.
ABD vergi sistemi, şartları karşılayan kuruluşlara yapılan bağışlar için çeşitli indirimler de öngörüyor. Bu çerçevede, değeri artmış hisseleri bağışlamak, nakit elde etmek amacıyla önce satıp ardından bağış yapmaktan daha avantajlı olabiliyor. Böylece büyük servet sahipleri hem hayırseverlik faaliyetinde bulunabiliyor hem de satış yolunu seçmeleri halinde oluşabilecek vergi yükünü azaltabiliyor.
Vergi uzmanları, hisse bağışlarının ultra zenginler için hayırseverlik faaliyetlerini sürdürürken vergi yükünü yönetmede giderek daha önemli bir araca dönüşebileceğini değerlendiriyor. Sağlanabilecek indirimlerin ise bağışın türüne ve vergi kurallarındaki koşullara bağlı olduğuna dikkat çekiliyor.
Çocukların hisselere erişimi sınırlı
Milyarderlerin bağış yoluyla yararlanabileceği vergi imkânları, hisseleri alacak çocuklar için aynı şekilde geçerli değil. Musk’ın bağışlamayı planladığı SpaceX hisselerinin, ABD Başkanı Donald Trump döneminde oluşturulan Trump Hesapları aracılığıyla dağıtılması öngörülüyor.
Bu hesaplara yatırılan bireysel şirket hisselerinin satılabilmesi için beş yıl beklenmesi gerekiyor. Ayrıca hesaplarda biriken paraya genel olarak çocukların 18 yaşına girdiği yıla kadar erişilemiyor. Daha sonraki yıllarda birikimler eğitim, konut satın alma veya iş kurma amacıyla kullanılsa bile, çekilen paranın vergilendirilebilir bölümü üzerinden gelir vergisi ödenmesi gerekebiliyor.
Uzmanlardan yatırım riski ve eşitsizlik uyarısı
Obama yönetimi döneminde ABD Hazine Bakanlığı’nda görev yapan Mark Iwry, bağışlanan hisselerin çocuklar için yatırım riski barındırabileceği uyarısında bulundu. Iwry’ye göre hesap sahipleri, kendilerine aktarılan hisseleri kabul etmeme ya da değer kaybeden yatırımlardan zamanında çıkma konusunda sınırlamalarla karşılaşabilir.
Hisselerin belirli bir süre boyunca satılamaması, şirket değerinin keskin biçimde düşmesi halinde çocukların zararlarını sınırlandırmasını güçleştirebilir. Bu nedenle uzun vadeli yatırım imkânı sunan bağışların, çocuklar açısından değer kaybı riskini de beraberinde getirebileceği belirtiliyor.
Boston Üniversitesi Hukuk Fakültesi Profesörü Steven Dean, büyük hisse bağışlarının servet eşitsizliğini nasıl etkileyeceğinin henüz net olmadığını ifade etti. Dean, ekonomik eşitsizlikle mücadelede ultra zenginlerin daha fazla vergilendirilmesinin ve büyük şirketlere yönelik denetimlerin artırılmasının daha etkili olabileceğini savundu.
Uzmanların değerlendirmelerine göre milyarderlerin hisse bağışları çocuklara uzun vadeli yatırım olanağı sağlayabilir. Bununla birlikte bağışçılara milyarlarca dolara ulaşabilecek vergi avantajları sunması ve çocukların hisseler üzerindeki tasarrufunu sınırlaması, uygulamanın tartışmalı yönleri arasında yer alıyor.



Yorumlar 0