KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • 2026 Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen 85 yaşındaki Navi Pillay, haberi Nürnberg Mahkemeleri’nin düzenlenen etkinlikte öğrendi. Pillay, yoğun alkışlar üzerine Donald Trump’a gönderme yaparak salondakileri güldürdü; Gazze raporu ve uluslararası hukuk mücadelesi hakkında da dikkat çeken mesajlar verdi.

Güney Afrikalı hukukçu ve eski Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Navi Pillay, 2026 Nobel Barış Ödülü’nü kazandığını Almanya’nın Nürnberg kentinde düzenlenen bir etkinlik sırasında öğrendi. Savaş suçlarının yargılandığı tarihi Nürnberg Mahkemeleri’nin bulunduğu mekânda ödül haberini alan 85 yaşındaki Pillay, önce büyük bir şaşkınlık yaşadı, ardından yaptığı konuşmada hem duygusal ifadeler kullandı hem de ABD Başkanı Donald Trump’a esprili bir göndermede bulundu.

Navi Pillay: Ödül haberine inanamadım

Uluslararası hukuk ve insan hakları alanındaki çalışmaları nedeniyle Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen Pillay, salondaki katılımcıların uzun süre devam eden alkışları karşısında teşekkür etti. Alkışların sürmesi üzerine Trump’ı da konuşmasına dahil eden hukukçu, “Biraz daha alkışlarsanız bu ödülü Trump ile paylaşabilirim” sözleriyle salonda kahkahaların yükselmesini sağladı.

Ödül kararını kendisine Christoph’un bildirdiğini anlatan Pillay, ilk anda bunun gerçek olduğuna inanmadığını söyledi. Pillay, “Christoph gelip bana bunu söylediğinde ‘Bu bir şaka olmalı’ dedim” ifadelerini kullandı. Nobel haberini aldığı yerin tarihi önemine de değinen hukukçu, Nürnberg Mahkemeleri’nin bulunduğu mekânda bulunmanın ve dinleyicilerin alkışlarını duymanın kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirtti. Pillay, “Ancak bu mekânda bulunmak ve alkışlarınızı duymak gerçekten çok anlamlı” dedi.

Ödülü yalnızca kişisel bir başarı olarak görmediğini vurgulayan Pillay, kamuoyunun desteğinin de büyük önem taşıdığını dile getirdi. Hukukçu, “Kamuoyu bunu hak ettiğinize inanmadığı sürece bir ödül almak istemezsiniz. Bu yüzden bugün gösterdiğiniz bu desteği ve alkışlarınızı minnetle karşılıyorum, çok teşekkür ederim” sözleriyle salondakilere teşekkür etti.

Gazze raporunu ve “cesaret” tartışmasını anlattı

Pillay’ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de Gazze’deki gelişmelere ilişkin hazırlanan rapor oldu. Geçen yıl Gazze’de yaşananları soykırım olarak nitelendiren Birleşmiş Milletler soruşturma komisyonuna başkanlık eden Pillay, son görevlerinden birinin bu raporu kamuoyuna sunmak olduğunu söyledi.

“Yaptığım son iş, Gazze’de yaşananları ‘soykırım’ olarak nitelendiren raporu sunmaktı” diyen Pillay, bu sözlerinin ardından salondakilerin alkışları ve “Bravo!” sesleriyle karşılaştı. Raporun yayımlanmasından sonra kendisine yöneltilen tepkiler arasında, cesaretinden dolayı tebrik edilmesinin de bulunduğunu aktaran hukukçu, bu yaklaşım karşısında şaşkınlık yaşadığını ifade etti.

Pillay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu rapora verilen temel tepkilerden biri, cesaretimden dolayı beni tebrik etmek oldu. Ne kadar şaşırdığımı tahmin edebilirsiniz. Doğruyu söylemek için neden cesarete ihtiyaç duyasınız ki?” Hukukçuların görevine ilişkin değerlendirmesinde ise kararların kişisel kanaatlere göre değil, deliller ve hukuk temelinde alınması gerektiğini vurguladı. Pillay, “Yasayı yorumlarsınız, tüm delilleri değerlendirirsiniz; yani bu tamamen tarafsız bir karar alma sürecidir” dedi.

85 yaşında uluslararası hukuk görevini sürdürüyor

Uluslararası yargı alanındaki çalışmalarına devam eden Pillay, Gambiya’nın Myanmar’a karşı açtığı soykırım davasında Uluslararası Adalet Divanı bünyesinde geçici yargıç olarak görev yaptığını açıkladı. Yaşı nedeniyle görevini ne zaman bırakacağı yönünde sorular aldığını belirten hukukçu, “Geçen ay 85 yaşına bastım” ifadesini kullandı.

Yaşının kendisini hukuk mücadelesinden uzaklaştırmayacağını söyleyen Pillay, Nürnberg ilkelerini savunma görevini bırakmasının mümkün olmadığını belirtti. Pillay, “Nürnberg ilkelerini savunma mücadelemi öylece bırakamam, çünkü burada bunu yapacak insanlara ihtiyacımız var” dedi. Konuşmasının sonunda ise ödül haberine yönelik şaşkınlığını bir kez daha dile getirerek, “Umarım bu bir şaka değildir” ifadelerini kullandı.

Nobel ödülünün arkasındaki uzun hukuk kariyeri

Navi Pillay’ın Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesi, savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırımla mücadele alanındaki uzun kariyerini yeniden gündeme taşıdı. Güney Afrika’da apartheid döneminde insan hakları savunucularına destek veren Pillay, daha sonra Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargıçlık yaptı ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri olarak görev aldı.

Pillay, son yıllarda Gazze’deki gelişmeleri inceleyen bağımsız Birleşmiş Milletler soruşturma komisyonunun başkanlığını yürüttü. Komisyonun 2025 yılında yayımladığı raporda, İsrail’in Gazze’deki eylemleri soykırım olarak nitelendirildi ve İsrailli yetkililerin sorumluluğuna ilişkin değerlendirmelere yer verildi. İsrail ise söz konusu suçlamaları reddetti.

Nobel Komitesi, Pillay’ın savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırımın yargılanması için yürüttüğü çalışmaları ödül kararının gerekçeleri arasında gösterdi. Pillay’a verilen ödül, uluslararası hukuk mekanizmalarının yanı sıra insan hakları savunucularının çatışmalar karşısındaki rolüne ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...