KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Ağrı Dağı’ndaki Durupınar oluşumunda yürütülen uluslararası araştırmada yer altı boşlukları, gemi güvertesini andıran veriler ve tufan öncesi döneme ait olabileceği değerlendirilen seramik parçaları tespit edildi. Proje başkanı Prof. Dr. Cenker Atila, kesin sonuca ulaşılmadığını belirtirken laboratuvar sonuçlarının birkaç ay içinde açıklanacağını duyurdu.

Ağrı Dağı’nın yaklaşık 29 kilometre doğusunda yer alan ve biçimi nedeniyle uzun yıllardır Nuh’un Gemisi anlatısıyla ilişkilendirilen Durupınar oluşumu, yeni bir bilimsel araştırmanın merkezinde bulunuyor. Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesi sınırlarındaki bölgede yürütülen çalışmalar, oluşumun arkeolojik ve jeolojik özelliklerini ortaya koymayı ve burada ahşap, iskelet ya da insan eliyle yapılmış bir yapıya ait kalıntı bulunup bulunmadığını belirlemeyi amaçlıyor.

Durupınar bölgesi, bazı bilim insanları tarafından İncil’de anlatılan Nuh’un Gemisi’yle bağlantılı görülürken, başka araştırmacılar konunun sembolik veya alegorik biçimde değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bölgede Neolitik dönemde büyük seller yaşanmış olabileceği de öne sürülüyor. Teorilerden birine göre yaklaşık 7 bin yıl önce Akdeniz suları Karadeniz havzasına yönelmiş, bu süreç geniş çaplı sellere yol açmış ve olaya tanık olan yerel toplulukların aktardığı anlatılar zamanla Nuh’un Gemisi hikâyesine ilham vermiş olabilir. Projede görev yapan arkeologlar ise kesin değerlendirme için daha fazla araştırmaya ihtiyaç bulunduğunu belirtiyor.

Beş ülkeden yaklaşık 20 kişilik ekip çalıştı

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenker Atila’nın koordinasyonunda yürütülen projeye, ABD merkezli Noah’s Ark Scans kuruluşu da destek verdi. Çalışmalarda beş ülkeden yaklaşık 20 bilim insanı ve öğrenci görev aldı. Hz. Nuh’un gemisini aramaya yönelik 2026 sezonu saha çalışmaları tamamlanırken, kazı alanında tufan öncesi döneme ait olabileceği düşünülen çanak ve çömlek parçalarına ulaşıldı. Zeminden alınan karot örnekleri ise ayrıntılı inceleme yapılması amacıyla Ankara’ya gönderildi.

29 Haziran-11 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen saha çalışmalarında hassas GPS ölçümleri, iki ve üç boyutlu dijital modelleme, karot sondajı, elektrik özdirenç (ERT) taramaları ve yüksek hassasiyetli yer altı radarı (GPR) teknolojisi kullanıldı. Araştırma ekibi, bu yöntemlerle oluşumun yapısını farklı açılardan inceleyerek yer altında gemi biçimini andıran bir yapı, ahşap kalıntıları veya başka insan yapımı unsurlar bulunup bulunmadığını araştırdı.

Yer altında boşluklar ve farklı anomaliler tespit edildi

Çalışmalar sırasında ABD Hava Kuvvetleri’nin araştırmalarında da kullanılan ileri teknolojiye sahip bir radar cihazından yararlanıldı. Dr. Khosrow Bakhtar’ın liderliğinde gerçekleştirilen ölçümlerde, yer altında çeşitli anomaliler ile düzgün kenarlara sahip boşluklar belirlendi. Bu bulgular, bazı bilim insanlarında söz konusu boşlukların olası bir geminin odalarıyla bağlantılı olabileceği düşüncesini oluşturdu. Araştırma kapsamında geminin güvertesini andırabilecek verilere de ulaşıldı.

Proje başkanı Prof. Dr. Cenker Atila, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bazı platformlarda Nuh’un Gemisi’nin yüzde 100 kanıtlandığı yönünde paylaşımlar yapıldığını söyledi. Atila, bu ifadelerin mevcut bilimsel sonuçları tam olarak yansıtmadığını belirterek araştırma sürecinde çok önemli ve dikkat çekici verilere ulaştıklarını ifade etti. Toprak analizlerinin sürdüğünü kaydeden Atila, henüz yüzde 100 kesinliğe ulaşılmadığını ancak elde edilen sonuçların insanı hayrete düşürecek nitelikte olduğunu bildirdi. Bu bulguların kısa süre içinde bilimsel kitap ve makaleler aracılığıyla yayımlanacağı açıklandı.

Karbon testi sonuçları 2-3 ay içinde bekleniyor

Prof. Dr. Atila, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, kazı alanından alınan numunelerin hangi döneme ait olduğunu belirlemek için karbon testi uygulanacağını söyledi. Testlerle örneklerde organik, yani canlı kökenli kalıntıların bulunup bulunmadığının da araştırılacağını belirten Atila, sonuçların 2-3 ay içinde netleşmesinin beklendiğini aktardı.

Atila, Hz. Nuh’un gemisinin kesin olarak keşfedildiğini ileri süren başlıkların yanıltıcı olduğunu vurguladı. Araştırmanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın onayıyla ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi bünyesinde yürütüldüğünü belirten Atila, çalışmaların bilimsel verilere ve yöntemlere dayandığını ifade etti. Laboratuvar incelemelerinden elde edilecek sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağı bildirildi.

İlk bulguların Durupınar Formasyonu 2026 Yılı Araştırmaları başlığıyla kitap haline getirilmesi ve uluslararası bildiriler aracılığıyla kamuoyuna sunulması planlanıyor. Böylece sahada elde edilen GPS verileri, dijital modeller, radar görüntülemeleri, sondaj sonuçları ve laboratuvar analizlerinin bilimsel bir çerçevede değerlendirilmesi hedefleniyor.

Projenin önceki aşamalarında hangi veriler elde edildi?

Prof. Dr. Cenker Atila, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada projenin 28 Haziran 2026’da başladığını belirterek bugüne kadar oluşumun üç boyutlu modellerinin hazırlandığını, GPS noktalarının belirlendiğini ve alanın haritalandığını anlatmıştı. Atila, Amerika’dan getirilen ve Hava Kuvvetleri tarafından da kullanılan radar sistemleriyle yer altı taraması yapılmasını proje açısından en önemli çalışmalardan biri olarak nitelendirmişti.

Araştırma ekibinin temel hedefinin yer altında boşluk, ahşap kalıntısı veya gemi şeklini oluşturabilecek unsurların bulunup bulunmadığını anlamak olduğunu söyleyen Atila, kesin sonuçların yaklaşık iki ay içinde alınabileceğini, ancak o tarihe kadar elde edilen verilerin dahi ekip açısından büyük önem taşıdığını ifade etmişti.

Nuh’un Gemisi iddiaları uluslararası basında yeniden gündeme geldi

Hz. Nuh’un gemisinin Ağrı Dağı’nda bulunduğuna ilişkin, kökeni milattan önceki dönemlere uzanan inanç ve efsaneler, son araştırmalarla birlikte İngiltere ve ABD basınında da yeniden yer aldı. İngiltere merkezli Daily Mail, özel haber etiketiyle yayımladığı bir haberde 4 bin 300 yılın ardından Nuh’un Gemisi’nin yerinin yüzde 100 bulunduğunu ve derinlerdeki büyük yapının insan eliyle oluşturulduğunun ortaya çıktığını öne süren bir başlık kullandı.

ABD’de 90 yıldır yayımlanan Newsweek dergisi de geçtiğimiz hafta, Nuh’un Gemisi araştırmacılarının gizemli yapının içinden güncel bir video paylaştığını ileri süren bir habere yer verdi. Ayrıca çeşitli internet gazeteleri son haftalarda Nuh’un Gemisi’nin bulunup bulunmadığını ve tüm delillerin keşfi destekleyip desteklemediğini sorgulayan başlıklar yayımladı; bazı yayınlar ise olası bir keşfin her şeyi değiştirebileceğini savundu. Ancak araştırma ekibi, laboratuvar sonuçları açıklanmadan kesin keşif ilan edilmesinin bilimsel açıdan doğru olmayacağına dikkat çekiyor.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...