KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Sivil toplum ve insan hakları aktivisti Osman Kavala, 23 Ekim 2026 itibarıyla 3 bin 279 gündür tutuklu. AİHM, 25 Ağustos’ta verdiği kararda hak ihlali tespit ederek Kavala’nın serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Sivil toplum ve insan hakları aktivisti Osman Kavala, 23 Ekim 2026 itibarıyla 3 bin 279 gündür cezaevinde. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Gezi eylemlerinden bu yana Kavala’yı “Türkiye’nin Soros’u” sözleriyle hedef gösterdi.

Kavala, 18 Ekim 2017’de Gaziantep’te gözaltına alındı ve İstanbul’a götürüldü. Gözaltının gerekçesi ilk aşamada açıklanmazken soruşturmanın gizli yürütüldüğü belirtildi. 1 Kasım’da tutuklanan Kavala, Silivri Cezaevi’ne gönderildi. Tutuklama kararında Gezi eylemleri kapsamında “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamaları yer aldı.

İddianame hazırlığı sırasında dosya ikiye ayrıldı. Gezi eylemlerine ilişkin iddianame 19 Şubat 2019’da düzenlendi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 10 Aralık 2019’da Kavala’nın derhal serbest bırakılması yönünde karar verdi.

Kavala, “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla açılan davanın 18 Şubat 2020’deki altıncı duruşmasına tutuklu çıktı. Mahkeme, sekiz sanıkla birlikte Kavala’nın da beraatine ve tahliyesine hükmetti. Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, tahliyesi beklenen Kavala hakkında darbe girişimi bağlamındaki “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” soruşturmasında gözaltı kararı bulunduğunu açıkladı ve Kavala gözaltına alındı.

Bu soruşturmada Kavala için Ekim 2019’da tahliye kararı verilmiş olmasına rağmen, 19 Şubat 2020’de yeniden tutuklandı. 9 Mart 2020’de ise aynı dosya kapsamında bu kez “siyasal veya askeri casusluk” suçlamasıyla tutuklandı.

Kavala, haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle 4 Mayıs 2020’de Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. AYM’nin 15 üyeli heyeti, başvuruyu 29 Aralık 2020’de yediye karşı sekiz oyla reddetti. Mahkemenin gerekçeli kararı 23 Mart 2021’de açıklandı; karşı oy yazan yedi üye arasında AYM Başkanı Zühtü Arslan da yer aldı.

AİHM’in bağlı bulunduğu Avrupa Konseyi, 25 Ocak 2021’de Türkiye’ye Kavala’nın serbest bırakılmasının bir rica değil, bağlayıcı hukukun gereği olduğunu hatırlattı. İstanbul 36’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde 5 Şubat 2021’de görülen davanın ikinci duruşmasında Kavala, tahliye edilmemesinin daha ağır bir hak ihlaline yol açacağını söyledi. Mahkeme buna rağmen tutukluluğun sürmesine karar verdi.

Gezi Parkı eylemlerine ilişkin davanın üçüncü yargılamasında, 21 Mayıs 2021’de Kavala’nın tutukluluk halinin devamı oy çokluğuyla kararlaştırıldı. Mahkeme başkanı karara şerh koyduğunu bildirdi. 8 Ekim 2021’de Kavala, 16 hak savunucusu ve Beşiktaş taraftar grubu çArşı’nın 35 üyesiyle ilk kez aynı duruşmada hâkim karşısına çıktı. Mahkeme, duruşma sonunda yine oy çokluğuyla Kavala’nın tutukluluğunun devamına hükmetti.

Avrupa Konseyi, AİHM’in ihlal kararına rağmen Kavala’yı serbest bırakmayan Türkiye hakkında başlatılan yaptırım prosedürünü 3 Aralık 2021’de hatırlattı ve Türkiye’den görüşünü 19 Ocak 2022’ye kadar iletmesini istedi. Kavala, 17 Ocak 2022’deki duruşmada da tahliye edilmedi. Türkiye, AİHM’e gönderdiği yanıtta “Kavala’nın yargılanması AİHM kararının alındığı davadan değil, farklı bir davadan sürmektedir” ifadesini kullandı.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 2 Şubat 2022’deki toplantısında, Kavala’nın AİHM kararına rağmen serbest bırakılmaması üzerine Türkiye aleyhine aralık başında başlatılan ihlal prosedürünün ikinci aşamasını oyladı. Dosyanın AİHM’e gönderilmesine ilişkin ara karar, oturumda oy çokluğuyla kabul edildi.

Erdoğan, 3 Şubat 2022’de kararı, “AİHM ne demiş, Avrupa Konseyi bu konuda ne demiş; bu da bizi çok ilgilendirmiyor. Biz kendi mahkemelerimize saygı duyulmasını bekliyoruz. Bu saygıyı duymayanlara da kusura bakmasınlar bizim saygımız olmayacaktır” sözleriyle eleştirdi.

Kavala’nın 1574 gündür tutuklu olduğu Gezi/çArşı davasının beşinci duruşması 21 Şubat 2022’de yapıldı. Mahkeme tutukluluğun devamına ve dosyaların ayrılmasına karar verdi. AİHM, Türkiye’ye yönelik ihlal sürecini ele almak üzere taraflardan görüşlerini 19 Nisan 2022’ye kadar sunmalarını 23 Şubat’ta istedi.

Kavala 21 Mart 2022’de yeniden hâkim karşısına çıktı; mahkeme tutukluluğun devamına hükmetti. Karar açıklanması beklenen 22 Nisan’daki duruşmada da hüküm çıkmadı.

İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2022’deki karar duruşmasında Kavala’ya “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Heyetteki bir hâkim karara karşı oy kullandı. Aynı duruşmada Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi’ye 18’er yıl hapis cezası verilmesine ve tutuklanmalarına karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 28 Aralık’ta istinaf başvurularını değerlendirerek Kavala ve diğer sanıklar hakkındaki cezaları hukuka uygun buldu. Yargıtay, 28 Eylül 2023’te Kavala’ya verilen ağırlaştırılmış müebbet cezasını; Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Çiğdem Mater Utku’ya verilen 18’er yıllık hapis cezalarını onadı. Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi ve Ayşe Mücella Yapıcı hakkındaki 18’er yıllık cezalar ise bozuldu.

Kavala, 30 Nisan 2024’te yeniden yargılanma talebinde bulundu. Davaya bakan İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi heyeti 14 Mayıs 2024’te kanun gereği değiştirildi. Yeni heyet, bir gün sonra talebi oybirliğiyle reddetti.

AİHM Büyük Dairesi, Kavala’nın duruşmasını 25 Mart 2026’da yapacağını 23 Aralık 2025’te duyurdu ve Türkiye’den görüşünü en geç 26 Ocak 2026’ya kadar sunmasını istedi. Büyük Daire, 25 Mart 2026’da hükümet temsilcilerinin de katıldığı duruşmayı gerçekleştirdi. Taraflara ek görüşlerini iletmeleri için 15 gün süre tanındı.

AİHM Büyük Dairesi, Kavala’nın ikinci başvurusunu 25 Ağustos 2026’da karara bağladı. Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5’inci maddesi ile hak kısıtlamalarının sınırlarını belirleyen 18’inci maddesinin ihlal edildiğine hükmetti. AİHM Başkanı Matthias Guyomar, “Kavala en kısa sürede serbest bırakılmalı” dedi.

Karar uyarınca Kavala’ya 70 bin avro manevi tazminat, 43 bin 342,57 avro da maddi tazminat ödenmesi gerekiyor. Bu tutarlar sırasıyla yaklaşık 3,9 milyon lira ve 2 milyon 434 bin liraya karşılık geliyor. Kavala, kararın ardından İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak yeniden yargılanma talebinde bulundu.

Yorumlar 0

Yorumlar yükleniyor...