"Panorama: Hayaller ve Yerler" sergisi İstanbul Modern Sanat Müzesi'nde ziyaretçilerini bekliyor. 18 Ekim'de sona erecek olan sergi, 18 farklı sanatçının 2010 yılından itibaren ürettiği fotoğrafları sergiliyor.

Fotoğraf Sanatı Sorgulanıyor

Panorama: Hayaller ve Yerler sergisi Türkiye'deki fotoğraf ve mercek temelli sanata dair bir anlatı sunmayı amaçlıyor. Eserler; soyut topoğrafyalar, kurgusal portreler, düşsel manzaralar ve içsel mekanlar olarak şekilleniyor. 18 farklı sanatçı fotoğrafın sınırlarına gidiyor, fotoğraf sanatını sorguluyor ve araştırıyorlar. Sergide Larissa Araz, İlgen Arzık, Emre Baykal, Silva Bingaz, Hasan Deniz, Umut Erbaş, Cem Ersavcı, Ece Gökalp, Cemre Yeşil Gönenli, Ege Kanar, Zeynep Kayan, Metehan Özcan, Yusuf Sevinçli, İrem Sözen, Selim Süme, Kerem Uzel, Begüm Yamanlar ve Cansu Yıldıran olarak 18 sanatçı yer alıyor. Serginin küratörlüğünü ise Çelenk Bafra ve Demet Yıldız Dinçer üstleniyor.

Sergide Yer Alan Eserler

Kerem Uzel sergide yer alan "Ömür Boyu Esaret" serisinde hayvanat bahçelerindeki hayvanların esaretini eleştiriyor. İzleyiciyi insan-hayvan ilişkisi konusunda etik bir çerçevede yeniden düşünmeye davet ediyor. Hasan Deniz, "Hakiki Hikayeler" serisinde gerçek ile kurmaca arasında bir anlatı oluşturuyor. İzleyiciyi fotoğrafa hem inanmaya hem de şüphe duymaya itiyor. Metehan Özcan, "Yatak Odasında bir Ofis, Fabrikada bir Perde" serisinde farklı zaman ve mekanlarda üretilen imgeleri bir araya getiriyor. Zeynep Kalan, "sandalye ile ikinci kez: mavi portreler" serisinde anneannesinden kalan ahşap sandalyeyi merkeze alıyor ve aile bağlarını yeniden kurguluyor. Umut Erbaş, "Gündüz Düşleri" serisinde hatırlamak üzerine çalışıyor. İrem Sözen "işaretler albümü" serisinde hayvanların ve bitkilerin çevreleriyle kurdukları ilişkiye odaklanıyor. Cemre Yeşil Gönenli, "I want to always be with you" yerleştirmesinde uykuya, ölüme ve kendi aile arşivine odaklanıyor. Silva Bingaz, "Vartuhi - Gül Hanım'ın Görünmeyen Yüzü" serisinde yokluk, tanıklık edememe ve kuşaklar arası aktarım üzerinden kurgusal bir anlatı yapıyor. Cem Ersavcı, "Bilinmeyen Ada" ve "Kıyı" serilerinde farklı zaman ve bağlamlardaki eserlerini bir araya getiriyor ve deniz ile kara arasında bir ilişki kuruyor. Ege Kanar, "Bir Kazı Alanına Yaklaşırken" adlı çalışmasında Chitawa Havzası'na odaklanan kurgusal bir jeolojik keşfi çok katmanlı bir şekilde kurguluyor. Begüm Yamanlar, farklı dönemlere ait üç çalışmasını bir araya getiriyor. Cansu Yıldıran, "Mülksüzler" serisinde Çaykara'nın Kuşmer Yaylaları'ndaki kadınların mülk edinme hakkındaki dışlanmışlığını anlatıyor. Ece Gökalp, "Bir Ormanın Anatomisi" serisinde orman yangınlarına odaklanıyor. Yusuf Sevinçli, "REPUBLIC" adlı serisinde Kıbrıs'ın modern tarihinin görünmez kalan izlerini ele alıyor. İlgen Arzık ise toplumsal sarsıntıları, kaçış ve düşüş anlarını, görünmez baskı mekanizmalarını araştırıyor. Emre Baykal, "Punctotum" ve "Otoportreler" serilerinde görünür ile gizliyi, temas ve geri çekilmeyi, yakınlık ve mesafeyi, kontrol ve rastlantıyı çalışıyor.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...