KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Van’da 2024’te kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin Adli Tıp raporunda zehirlenme ya da travmatik ölüm deliline rastlanmadığı belirtildi. Dosyada ayrıca iki farklı erkeğe ait DNA bulgusu ve 413 kişiden alınan örnekler yer aldı.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü’nde eğitim gören 21 yaşındaki Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili soruşturmada Adli Tıp Kurumu raporunun ayrıntıları gündeme geldi. Kabaiş, 27 Eylül 2024’te kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra ortadan kaybolmuş, yürütülen aramalar sonucunda cansız bedeni 15 Ekim 2024’te Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi’nde bulunmuştu.

Rojin Kabaiş’in ölümüne dair yapılan bir açıklamada, Adli Tıp Kurumu raporunda Roküronyum (Rocuronium) ile Ornidazol etken maddelerinin tespit edildiği ileri sürülmüştü. Ancak raporun sonuç bölümünde, Roküronyumun Kabaiş’e 11 Eylül 2024’te geçirdiği ameliyat sırasında anestezik madde olarak verildiği bilgisine yer verildi.

Raporda, Roküronyum etken maddesinin tıbben iki aya kadar vücutta saptanabildiğinin bilindiği aktarıldı. Kabaiş’in ölümünden yaklaşık bir ay önce gerçekleşen ameliyatla bağlantılı olarak bu maddenin bedeninde bulunmasının tıbbi geçmişiyle uyumlu olduğu değerlendirmesi yapıldı. Vücutta belirlenen Ornidazolün ise enfeksiyon tedavisinde kullanılan bir ilaç etken maddesi olduğu kaydedildi.

Otopsi kapsamında incelenen toksik maddelerin hiçbirine rastlanmadığı belirtilen raporda, saptanan alkol seviyesinin tek başına ölümle sonuçlanabilecek düzeyde olmadığı ifade edildi. Alkol tespitinin çürüme sürecine bağlı olarak ortaya çıkmış olabileceği değerlendirildi. Bu bulguların tamamı birlikte ele alındığında, Rojin Kabaiş’in zehirlenerek öldürüldüğünü gösteren herhangi bir tıbbi delil bulunmadığı sonucuna varıldı.

Adli Tıp Kurumu’nun otopsi değerlendirmesinde Kabaiş’in cilt bütünlüğünün korunduğu bildirildi. Kafa, göğüs ve batın boşluğuna nüfuz eden herhangi bir yaralanma tespit edilmediği belirtilirken kafatası kırığı, kafa içi kanama, beyin dokusunda harabiyet, beyin kanaması, iç organ lezyonu veya büyük damarlarda hasar bulunmadığı aktarıldı.

Mevcut tıbbi veriler kapsamında Rojin Kabaiş’in travmatik bir etki sonucunda yaşamını yitirdiğini ortaya koyan bir delil bulunmadığı da raporda vurgulandı.

Soruşturma dosyasına 10 Ekim 2025’te giren Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi raporunda ise Kabaiş’in göğüs bölgesi ile vajina iç kısmında iki ayrı erkeğe ait DNA profili tespit edildiği belirtildi. Bunun üzerine, olay yerinden cenazenin Adli Tıp Kurumu Van Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi’ne nakledildiği süreçte Kabaiş’in naaşına temas etmiş olabileceği değerlendirilen kişilere yönelik kapsamlı DNA taraması başlatıldı.

Şu ana kadar aralarında üniversite ve yurt güvenlik görevlilerinin de bulunduğu 413 kişiden DNA örneği alındı. Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili soruşturma, Adli Tıp raporundaki zehirlenme ve travma bulgularına ilişkin değerlendirmeler ile DNA incelemeleri üzerinden sürdürülüyor.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...