Haberin öne çıkan noktaları
- Rusya’nın NATO ülkelerine yönelik olası bir saldırı ihtimali, Baltık bölgesindeki askeri tatbikatlar ve Avrupa ülkelerinin güvenlik endişeleriyle yeniden gündeme geldi. Uzmanlar topyekûn bir işgali düşük ihtimal olarak değerlendirirken, Estonya merkezli sınırlı bir operasyon senaryosunu tartışıyor.
Rusya’nın NATO üyesi bir ülkeye saldırabileceği yönündeki tartışmalar, son aylarda Baltık bölgesindeki askeri hareketlilik ve Avrupa ülkelerinin güvenlik uyarılarıyla yeniden alevlendi. Moskova, böyle bir işgal planı bulunduğu iddialarını kesin biçimde reddederken, NATO’nun Rusya’nın Baltık Denizi kıyısındaki toprağı Kaliningrad’ı abluka altına almaya çalıştığını savunuyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Avrupa’yı, içindeki kötüleşen ekonomik ve siyasi koşullardan kamuoyunun dikkatini uzaklaştırmak için Rusya ile NATO arasında çatışma korkusunu büyütmekle suçluyor.
Mart ve temmuz aylarında sınırlı saldırı senaryoları tartışıldı
Mart ayında yayımlanan bir uzman analizinde, Rusya’nın NATO’nun tepkisini ölçmek amacıyla sınırlı kapsamlı bir askeri operasyon düzenleyebileceği ihtimali ele alındı. Analizde, böyle bir girişimin geniş çaplı bir işgale kıyasla daha az askeri güç gerektireceği ve temel hedefin doğrudan toprak kazanmak yerine NATO içindeki dayanışmayı sınamak olabileceği belirtildi. Uzmanlar ayrıca bu tür bir operasyonun Ukrayna’daki savaşın sona ermesinden sonra başlayacak yeni bir aşama olmak zorunda olmadığını, mevcut çatışmanın bir parçası olarak da gündeme gelebileceğini değerlendirdi.
Söz konusu değerlendirmeye göre Moskova, Ukrayna’daki hedeflerine askeri veya diplomatik yollarla ulaşamazsa Avrupa’yı büyük ölçekli bir savaş tehdidiyle baskı altına alarak Ukrayna’daki olası çözümün koşulları konusunda taviz vermeye zorlamaya çalışabilir. Ancak temmuz ayında özel sektöre ait Nezavisimaya Gazeta’da yayımlanan bir yorumda, NATO’nun kararlılığını sınama fikrinin Kremlin açısından baştan itibaren ters sonuç verebileceği savunuldu. Yorumda, böyle bir saldırının ittifakı bölmek yerine üyeleri bir araya getirebileceği ve Moskova’ya sert bir karşılık verilmesini tetikleyebileceği ifade edildi.
Ağustos ayında Baltık Filosu tatbikatlarını artırdı
Rusya’nın kamuoyuna açıkladığı askeri faaliyetlerde NATO’ya karşı tutumunda resmî bir değişiklik duyurulmadı. Buna karşın Rusya Baltık Filosu, ağustos ayının başından itibaren çeşitli tatbikatlar gerçekleştirdi. Bu çalışmaların bazılarına kıyı füze birlikleri katıldı. Aynı dönemde sabotajla mücadele ekipleri de bir deniz üssünü varsayımsal bir düşman saldırısına karşı koruma senaryosu üzerinde uygulama yaptı.
Rusya’nın en büyük gemi inşa kuruluşu Birleşik Gemi İnşa Kurumu, 3 Ekim’de yaptığı açıklamada Velikiye Luki denizaltısının torpido atış tatbikatı gerçekleştirdiğini bildirdi. Bu faaliyetler, Baltık çevresindeki güvenlik geriliminin ve Rusya’nın bölgedeki askeri hazırlıklarının yakından izlenmesine yol açtı.
15-18 Eylül’de Belarus’tan sınır tatbikatı
Rusya’nın müttefiki Belarus, 15-18 Eylül tarihleri arasında Litvanya ve Polonya sınırlarına yakın bölgelerde dört gün süren bir komuta-kurmay tatbikatı düzenledi. Tatbikatların yapıldığı alan, Belarus ile Rusya’ya bağlı Kaliningrad’ı birbirinden ayıran ve Polonya-Litvanya sınırı boyunca uzanan Suwalki Koridoru’nun, diğer adıyla Suwalki Boşluğu’nun yakınında bulunuyordu.
Bu koridorun konumu, Belarus ile Kaliningrad arasındaki bağlantı açısından stratejik önem taşıdığı için tatbikatlar NATO ülkelerinde dikkatle takip edildi. Bölgedeki faaliyetler, Rusya’nın Baltık coğrafyasındaki askeri kapasitesi ve olası bir kriz sırasında izleyeceği yol konusundaki tartışmaları daha da yoğunlaştırdı.
Eylül ayında uzmanlar Baltık ülkelerini değerlendirdi
Siyaset analisti Vladimir Pastukhov, eylül ayında yaptığı değerlendirmede önceki altı ay içinde görüşünün değiştiğini söyledi. Pastukhov, Baltık ülkelerinden birinin işgal edilmesini artık “oldukça muhtemel” gördüğünü belirtti. Analiste göre Rusya’nın Ukrayna’daki askeri yükümlülükleri böyle bir girişimi rasyonel açıdan düşük ihtimalli kılıyor. Buna rağmen Pastukhov, Putin’in ideolojik inançlarının Baltık ülkelerine yönelik saldırıyı Moskova açısından “bir sonraki en muhtemel adım” haline getirebileceğini savundu.
Bu görüş, uzmanlar arasında hâkim değerlendirme değil. Önde gelen askeri analistlerden Ruslan Leviev’in de aralarında bulunduğu birçok uzman, Rusya’nın Ukrayna’da dahi yeterli sayıda asker bulmakta zorlandığını vurguluyor. Bu nedenle söz konusu analistler, önümüzdeki birkaç yıl içinde NATO’ya karşı topyekûn bir Rus saldırısı düzenlenmesini düşük ihtimal olarak görüyor. Bununla birlikte Baltık ülkelerinden birine yönelik daha dar kapsamlı bir operasyon olasılığını tamamen dışlamıyorlar.
İsrail merkezli savunma gazetecisi Sergei Auslender, sınırlı bir Rus müdahalesinin geniş çaplı işgale göre “biraz daha olası” olduğunu düşünüyor. Auslender, Moskova’nın Estonya’da bir bahaneyle onlarca kilometrekarelik alanı ele geçirmesini veya Rusya sınırındaki Estonya kenti Narva’da yaşayan Rusça konuşan nüfusu “koruma” gerekçesiyle bir provokasyon düzenlemesini olası senaryolar arasında saydı. Bazı analistler de Narva’yı sınırlı bir Rus operasyonunun muhtemel hedeflerinden biri olarak değerlendiriyor.
Letonya merkezli Meduza’ya eylül ayında konuşan siyaset analisti Anton Barbashin ise Avrupa’ya yönelik bir saldırının kıtayı böleceği görüşüne karşı çıktı. Barbashin, Rus saldırılarının Avrupa topraklarında gerçekleşmesi halinde kıta genelinde savunma harcamalarının hızla artırılabileceğini söyledi. Ayrıca Rusya’nın Batılı ülkelere yönelik eylemlerinin daha da radikalleşmesinin, Moskova’nın “en hafif tabirle büyük ölçüde bağımlı olduğu” Çin gibi önemli ortaklarla işbirliğinin “tamamen çökmesine” neden olabileceğini belirtti.
24 Eylül’de Danimarka’dan “düşük ancak artan risk” uyarısı
Danimarka Savunma İstihbarat Servisi, 24 Eylül’de yayımladığı değerlendirmede Rusya’nın önümüzdeki aylarda komşu bir NATO ülkesine sınırlı sayıda asker göndermesine ilişkin “düşük ancak artan bir risk” bulunduğunu açıkladı. Polonya ve Çekya da Rusya’nın NATO üyesi bir ülkeye kara harekâtı düzenlemesi veya hava saldırısı gerçekleştirmesi ihtimalinden duydukları kaygıyı dile getirdi.
İngiliz Financial Times gazetesi ise 5 Ekim’de, Estonya’nın Moskova’dan gelebilecek muhtemel bir saldırı endişesi nedeniyle askerlerini Rusya sınırına daha yakın bölgelere kaydırdığını yazdı. Estonya, bu gelişmeyle birlikte olası bir Rus saldırısının en sık gündeme getirilen adreslerinden biri haline geldi.
1 Ekim’de Putin’den saldırı planı açıklaması
Putin, 1 Ekim’de Moskova yakınlarında düzenlenen yıllık Valday dış politika forumunda yaptığı konuşmada, Rusya’nın herhangi bir ülkeye saldırma planı olmadığını söyledi. Rus lider, “ne 2029’da, ne 2030’da ne de 2050’de kimseye saldırmayı planlamadıklarını” ifade etti. Putin, Avrupa yönetimlerinin Rusya ile NATO arasında tırmanan çatışma ihtimalini gündemde tutarak kendi ekonomik ve siyasi sorunlarını geri plana itmeye çalıştığını savundu.
Ancak Putin aynı konuşmada, NATO’nun Rusya’ya saldırması durumunda Moskova’nın elindeki bütün silahları kullanacağı uyarısını yineledi. Rus analist Fyodor Lukyanov’un NATO’nun Baltık Denizi’ndeki tatbikatları ve Kaliningrad’a yönelik tehditler hakkındaki sorusunu yanıtlayan Putin, Rusya Federasyonu’na doğrudan bir saldırı olması halinde, Kaliningrad dahil ülke topraklarının savunulması için “Rusya’nın elindeki tüm silahları kullanması konusunun kaçınılmaz olarak derhal gündeme geleceğini” söyledi.
Putin’in bu açıklaması, Rusya’nın İrlanda Büyükelçiliği’nin NATO’yu Kaliningrad’a karşı bir “hava ve deniz ablukası” planlamakla suçlamasından birkaç gün sonra geldi. Büyükelçilik ayrıca, ihtiyaç duyulması halinde Kaliningrad’ı nükleer silahlarla savunmaya hazır olduklarını bildirdi.
Moskova’nın resmî söylemi: Saldırı planı yok
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya’nın NATO üyesi bir ülkeye girebileceğine ilişkin haberleri “korku senaryosu” olarak nitelendirdi. Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Moskova’nın Avrupa’ya saldırma niyeti bulunmadığını defalarca açıkladığını söyledi. Rus yetkililer, NATO’nun doğuya doğru genişlemesini Rusya açısından bir mağduriyet olarak gördüklerini ve ittifakın Kaliningrad’ı abluka altına alma yönünde planlar yaptığını ileri sürüyor.
Bugünkü tablo: Topyekûn savaş düşük, sınırlı operasyon ihtimali tartışmalı
Rusya’nın NATO’ya karşı geniş kapsamlı bir saldırı düzenleyip düzenlemeyeceği konusunda uzmanlar arasında ortak bir görüş bulunmuyor. Bir kesim, Ukrayna’daki savaşın Rus ordusunun kaynaklarını zorladığını ve bu nedenle topyekûn bir saldırının önümüzdeki yıllarda düşük ihtimal taşıdığını düşünüyor. Diğerleri ise özellikle Baltıklar’da sınırlı bir operasyonun, Moskova’nın NATO’nun ortak savunma iradesini ölçme girişimi olabileceğini savunuyor.
Bu senaryonun Kremlin açısından ne kazandırabileceği sorusuna verilen başlıca yanıt, NATO’nun vereceği tepkiyi test etmek. Fakat Nezavisimaya Gazeta’nın temmuz ayındaki yorumunda da vurgulandığı gibi, böyle bir hamle ittifak içindeki ayrılıkları derinleştirmek yerine NATO üyelerini daha güçlü biçimde bir araya getirebilir. Avrupa’da savunma harcamalarının artması ve Çin gibi ortaklarla ilişkilerin zarar görmesi de Moskova açısından olası bir sınırlı saldırının beklenen sonuçlarının tersine dönmesine yol açabilir.


Yorumlar 0