Haberin öne çıkan noktaları
- S&P Global Ratings, yaklaşık 18 milyar dolarlık fon tasfiyesinin Türk lirasında geniş çaplı güven kaybına yol açmadığını ve finansal sistemdeki bulaşmanın sınırlı kaldığını bildirdi. Kurum, enerji fiyatları ile enflasyon baskısının sürmesini beklerken Türkiye’nin 2026 büyüme tahminini yüzde 3’e çekti.
Türkiye’de eylül ayında başlayan fon soruşturması ve bazı yatırım fonlarının tasfiyesi, zorunlu varlık satışları nedeniyle hisse senedi piyasasında sert bir düzeltmeye yol açtı. Yaklaşık 18 milyar dolarlık fonun tasfiye edilmesine neden olan süreç, Türk lirasına yönelik geniş çaplı bir güven kaybı yaşanıp yaşanmayacağı ve finansal sistemde daha büyük bir dalgalanma oluşup oluşmayacağı açısından yakından izlendi.
S&P Global Ratings, yaptığı değerlendirmede bu sürecin Türk lirasında yaygın bir güven kaybını tetiklemediği sonucuna vardı. Kuruma göre fonlardan çıkan paranın önemli bölümü dövize yönelmek yerine Türk lirası cinsinden banka mevduatlarına aktarıldı. Bu durum, krizin finansal sistemin geneline yayılmasını sınırlayan başlıca unsurlardan biri olarak değerlendirildi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) hızlı şekilde likidite sağlaması ve düzenleyici çerçevede devreye alınan ayrıştırıcı önlemler de olası bulaşmanın önüne geçti. S&P, bu adımlar sayesinde fon tasfiyelerinin hisse senedi piyasasında belirgin bir sarsıntı oluşturmasına karşın finansal sistem genelinde daha kapsamlı bir krize dönüşmediğini belirtti.
Döviz mevduatlarının toplam içindeki payı sabit kaldı
S&P analizinde, hanehalkının Türk lirasına olan güvenini koruması ve döviz talebinin sınırlı seyretmesi sayesinde TCMB’nin döviz rezervlerini kısmen yeniden oluşturabildiği ifade edildi. Eylül ayında döviz cinsinden mevduatların toplam banka mevduatları içindeki oranı yüzde 38,7 olarak hesaplandı. Böylece söz konusu oran yılın başındaki seviyesini korudu.
Enerji maliyetleri enflasyon açısından risk taşıyor
Kurum, Batı Asya’daki savaşın ardından enerji fiyatlarında görülen yükselişin Türkiye’de enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabileceği uyarısında bulundu. S&P’nin tahminlerine göre yıllık ortalama enflasyonun 2026’da yüzde 30,9, 2027’de ise yüzde 21,7 olması bekleniyor.
Türkiye’nin kredi notu görünümünün “durağan” tutulması; sıkı para politikasının ve ücret belirleme politikalarının devam edeceği, ayrıca döviz rezervlerinin daha fazla kullanılmayacağı varsayımına dayanıyor. S&P, bu koşulların korunması durumunda Türkiye ekonomisinin enerji fiyatlarında yaşanan mevcut şoku yönetebileceğini değerlendirdi.
2026 büyüme beklentisi yüzde 3’e indirildi
S&P Global Ratings, Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,7 büyüdüğünü belirtti. Kurum, 2026 yılı için büyüme tahminini önceki öngörüsüne kıyasla 0,4 puan azaltarak yüzde 3 seviyesine çekti. Bu aşağı yönlü revizyonda Batı Asya’daki savaşın ekonomi üzerindeki etkileri belirleyici oldu.
Ekonomik aktivitedeki büyümenin 2027 yılında yeniden ivme kazanacağı ve yüzde 3,7’ye ulaşacağı öngörüldü. S&P ayrıca 2025’te gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2,6’sı düzeyinde gerçekleşen bütçe açığının 2026’da sınırlı bir artışla yüzde 3’e yaklaşmasını bekliyor. Kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranının ise yüzde 30’un altında kalacağı tahmin ediliyor.
Türkiye’nin kredi notu BB-/B seviyesinde
S&P Global Ratings, nisan ayında gerçekleştirdiği son değerlendirmede Türkiye’nin kredi notunu “BB-/B” olarak teyit etmişti. Kurum aynı değerlendirmede kredi notu görünümünü “durağan” seviyesinde bırakmıştı. S&P’nin 16 Ekim’de yapması beklenen Türkiye değerlendirmesi ise yayımlanmadı.


Yorumlar 0