Haberin öne çıkan noktaları
- Salih Cenap Baydar, bir ülkenin bağımsızlığının halkın yöneticilerinden hesap sorabilmesiyle anlam kazanacağını belirtiyor. Baydar, temel hakların evrensel olduğunu ve milliyetçiliğin adaletsizliği savunmak için kullanılmaması gerektiğini vurguluyor.
Salih Cenap Baydar’a göre bağımsızlık, yalnızca bir ülkenin dışarıdan bağımsız olmasıyla sınırlı değil; halkın kendi yöneticilerinden hesap sorabilmesi de bu kavramın anlamının temel parçalarından biri. Baydar, millî egemenliğin iktidara ait bir ayrıcalık ya da mülk değil, toplumun tamamının ortak hakkı olduğunu ifade ediyor.
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki farklı görüş ve yorumları yansıtmak amacıyla hazırlanıyor. Bu çerçevede Baydar’ın değerlendirmelerine yer verilmesi, yazıda dile getirilen düşüncelerin onaylandığı veya desteklendiği anlamına gelmiyor.
Baydar, temel insan haklarının milliyet temelinde farklı biçimlerde değerlendirilemeyeceğini savunuyor. Matematik ve fizik kurallarının yerli ya da yabancı diye ayrılmadığı gibi, insan haklarının da “yerli ve millî” olarak sınıflandırılamayacağını belirtiyor. Bir matematiksel denklemin Ankara’da ve Londra’da farklı sonuçlar vermeyeceğini hatırlatarak evrensel ilkelerin geçerliliğine dikkat çekiyor.
Bu yaklaşımın işkence yasağı için de geçerli olduğunu kaydeden Baydar, uluslararası hukukta yasaklanan işkencenin herhangi bir ülkede güvenlik gerekçesi öne sürülerek meşru gösterilemeyeceğini dile getiriyor. Düşüncesini açıklaması nedeniyle cezaevine konulan bir kişinin özgürlüğünün de bulunduğu hapishanenin hangi ülkenin bayrağı altında olduğuna göre değer kazanıp yitirmediğini belirtiyor.
Her toplumun tarihinin, kültürünün ve siyasi deneyiminin birbirinden farklı olabileceğini kabul eden Baydar, bu çeşitliliğin insan onurunu koruyan ortak ölçütleri geçersiz kılmayacağını vurguluyor. Ona göre milliyetçilik, adaletsizliğe ülkeye özgü bir izin ya da gerekçe üretmek için kullanıldığında ülkeyi değil, iktidarı koruyan bir araca dönüşüyor.



Yorumlar 0