Haberin öne çıkan noktaları
- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçim ve siyasi partiler yasalarının yeniden değerlendirilmesi çağrısı, iktidar cephesinde olası düzenlemelere ilişkin tartışmaları hareketlendirdi. Henüz hazırlanmış somut bir teklif bulunmazken, seçim mevzuatının sadeleştirilmesi, küçük partilerin konumu ve yüzde 50+1 şartı öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçim yasası ile siyasi partilerin işleyişini düzenleyen mevzuatın yeniden ele alınması yönündeki açıklamaları, AKP ve MHP içinde yeni bir tartışma başlattı. AKP’de uzun süredir farklı değişiklik seçeneklerinin değerlendirildiği belirtilirken, şu aşamada üzerinde çalışılan somut bir yasa teklifinin bulunmadığı ifade ediliyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni yasama yılına başlamasına kısa süre kala, 2028 seçimleri için hazırlıkların da hız kazanması bekleniyor.
9 Eylül 2026 tarihinde saat 05.32’de gündeme gelen değerlendirmelere göre, önümüzdeki dönemde yalnızca seçim sistemine ilişkin kurallar değil, siyasi partilerin kuruluşunu, işleyişini ve kongre süreçlerini düzenleyen mevzuat da tartışılabilir. Bahçeli, son dönemde Türkgün ve Habertürk’e verdiği röportajlarda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin uygulanması sırasında ortaya çıkan bazı sorunların gözden geçirilmesi gerektiğini dile getirmişti.
MHP lideri, sistemi daha güçlü hale getirecek ve uygulamadaki aksaklıkları giderecek adımların yanı sıra seçim ve siyasi partiler yasalarının da yeniden incelenebileceği mesajını verdi. Bahçeli, yapılabilecek düzenlemelerin yeni anayasa çalışmasıyla uyumlu olması gerektiğini vurguladı; ancak hangi maddelerde değişiklik yapılması gerektiğine ilişkin ayrıntılı bir çerçeve ortaya koymadı.
İktidarın Yaklaşımı
AKP yönetimi, Bahçeli’nin çağrısına ilişkin kamuoyuna yönelik resmi bir açıklama yapmadı. Bununla birlikte parti kulislerinde, yeni anayasa hazırlıklarıyla bağlantılı olarak seçim ve siyasi partiler mevzuatının bir süredir değerlendirildiği belirtiliyor. AKP kurmayları, bu alanlarda değişiklik yapılması fikrinin partinin 2023 seçim beyannamesinde de yer aldığını ve yeni anayasa konusundaki parti içi çalışmaların devam ettiğini aktarıyor.
AKP’li bir yönetici, seçim ve siyasi partiler yasalarında yapılacak kapsamlı değişikliklerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde geniş bir mutabakat gerektireceğini ifade etti. Aynı değerlendirmeye göre, siyasi partilerin yaklaşımı ve siyasi takvim uygun olursa konu yeni yasama döneminde Meclis gündemine taşınabilir. Ancak AKP ve MHP kurmayları, mevcut aşamada iki parti arasında seçim yasasına ilişkin yürütülen özel bir görüşme trafiği olmadığını belirtiyor.
MHP cephesinde de Bahçeli’nin sözlerinin hazırlanmış bir kanun teklifinin duyurusu olmadığı vurgulanıyor. MHP’li bir yetkili, açıklamaların doğrudan bir yasa metnine işaret etmekten ziyade seçim ve siyasi partiler mevzuatını yeniden tartışmaya açma ve bu başlıklarda genel bir uzlaşma arama çağrısı olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Yetkili, Bahçeli’nin mesajlarının bir “ön şart” şeklinde yorumlanmaması gerektiğini, asıl amacın yeni bir tartışma zemini oluşturmak olduğunu belirtti.
Mevzuat Seçenekleri
AKP içinde henüz somutlaştırılmış bir teklif bulunmamasına rağmen, seçim mevzuatının yeniden düzenlenmesi halinde ele alınabilecek bazı başlıklar konuşuluyor. Bunların başında, seçimlere ilişkin hükümlerin farklı kanunlarda yer almasından doğan dağınıklığın giderilmesi geliyor. Milletvekili seçimlerinden seçmen kütüklerine kadar uzanan çeşitli düzenlemelerin tek bir temel seçim yasasında bir araya getirilmesi öneriliyor.
Siyasi Partiler Yasası bakımından ise CHP’de eski yönetimin yeniden göreve dönmesiyle bağlantılı “mutlak butlan” tartışması da gündeme getiriliyor. AKP’li bazı kurmaylar, siyasi parti kongrelerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarıyla ilgili soruşturma ve yargı süreçlerinin mevcut yasada yeterince açık biçimde düzenlenmediğini savunuyor. Bu nedenle kongre süreçlerine, usulsüzlük iddialarına ve bu iddiaların yargıya taşınmasına ilişkin hükümlerin daha belirgin hale getirilmesi gerektiğini düşünüyorlar.
Seçim mevzuatı tartışmasının bir başka boyutunu ise Türkiye’deki siyasi parti sayısındaki artış oluşturuyor. Bazı AKP kurmayları, seçmen desteği ve toplumsal tabanı sınırlı çok sayıda partinin seçim dönemlerinde kurulmasının, pazarlık imkanlarını genişlettiği görüşünde. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da Türkiye’deki siyasi parti sayısına dikkat çekmiş ve bazı küçük partilerin seçim süreçlerinde “pazarlık partisi” konumuna geldiğini savunmuştu.
Muhalefet kulislerinde, AKP ve MHP’den gelen bu eleştirilerin seçim ittifakları sisteminde de değişiklik yapılabileceğine işaret ettiği değerlendirmesi yapılıyor. Bu kapsamda, küçük partilerin büyük partilerle seçim işbirliği kurarak elde ettiği avantajları sınırlayacak yeni kurallar getirilebileceği öne sürülüyor. İktidar cephesinde ise ittifak sistemine ilişkin hazırlanmış bir teklif bulunmadığı belirtiliyor.
Yüzde 50+1 Tartışması
Cumhurbaşkanının seçilmesinde uygulanan yüzde 50+1 şartı, Cumhur İttifakı içinde farklı görüşlerin ortaya çıkabileceği başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin işleyişinde bazı sorunlar bulunduğunu ve bu sorunların giderilmesi gerektiğini belirtmişti. MHP kulislerinde sistemin iyileştirilmesi ve siyasi istikrarın korunması amacıyla bazı düzenlemelere ihtiyaç olduğu konuşulurken, cumhurbaşkanının seçilmesi için yüzde 50+1 şartının muhafaza edilmesi gerektiği görüşü ağırlık kazanıyor.
MHP’li bir yetkili, Cumhur İttifakı’nın gelecekte devam edip etmeyeceğinin kesin olmadığını belirterek, salt çoğunluk aranmadan en fazla oyu alan adayın seçilmesi modelinin iktidarın el değiştirmesini kolaylaştırabileceğini savundu. Yetkili bu yaklaşımını, “Yarın Cumhur İttifakı olmazsa, senin birinci parti olacağının garantisi var mı?” sözleriyle dile getirdi ve yüzde 50+1 uygulamasının daha güvenli olduğunu ifade etti.
Türkiye’de resmi seçim ittifaklarının kurulmasına ilk kez 2018 seçimleri öncesinde izin verilmişti. İlk sistemde, ittifakın aldığı toplam oy ülke barajını geçtiğinde, ittifak bünyesindeki bütün partiler barajı aşmış kabul ediliyordu. Milletvekili dağılımında da partilerin tek başına aldığı oylar yerine ittifakın toplam oy oranı dikkate alınıyordu. Bu uygulama, özellikle küçük partilerin büyük partilerle ittifak kurarak Meclis’te sandalye elde etmesini kolaylaştırıyordu.
AKP ve MHP’nin 2022 yılında yaptığı değişiklikle seçim barajı yüzde 7’ye indirildi. Bununla birlikte milletvekili dağılımının ittifakın toplam oyuna göre yapılması uygulamasına son verildi; sandalye hesabında partilerin seçim bölgelerinde elde ettiği oyların esas alınması kararlaştırıldı. Böylece küçük partilerin ittifak aracılığıyla milletvekili çıkarma imkanı daraltıldı. Önümüzdeki dönemde yapılması muhtemel tartışmaların, bu düzenlemenin yanı sıra ittifakların siyasi etkisi ve seçim sisteminin genel işleyişi üzerinde yoğunlaşması bekleniyor.



Yorumlar 0