KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Sel sularının çekilmesiyle tehlike sona ermiyor; kirlenmiş su ve gıdalar enfeksiyonlara, hasarlı altyapı ise elektrik çarpması ve doğalgaz kaçağına yol açabiliyor. Uzmanlar, sel suyuyla temas edilmemesi ve güvenli alanlara geçilmesi konusunda uyarıyor.

İstanbul’da şiddetli yağışların etkisi sürerken, sel sularının çekilmesinin ardından halk sağlığını tehdit eden riskler devam ediyor. Su ve kanalizasyon altyapısındaki hasar biyolojik ve kimyasal kirliliğe neden olabilirken, kontamine gıda, içme suyu ve eşyalar enfeksiyöz hastalıkların yayılmasına zemin hazırlıyor. Halk sağlığı uzmanı Doç. Dr. Cavit Işık Yavuz, sel suyuyla temas eden gıdaların kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini belirtti.

Sellerin ardından özellikle su ve besin kaynaklı ishalli hastalıkların görülme ihtimali artıyor. Enterotoksijenik E. coli enfeksiyonları, şigellozis, hepatit A, leptospirozis ve giardiazis salgınları, altyapının zarar gördüğü bölgelerde önemli sağlık riskleri arasında bulunuyor. Sel felaketleri yalnızca boğulma ve yaralanmaya değil; elektrik çarpması, doğalgaz sızıntısı, yangın ve patlamalara da yol açabiliyor. Bunun yanı sıra kirlenmiş su ve gıdalar aracılığıyla bulaşan hastalıklar da toplum sağlığını tehdit ediyor.

Doç. Dr. Cavit Işık Yavuz, sel sularının ilerlerken kanalizasyon atıklarını, kimyasalları ve çevrede bulunan diğer kirleticileri taşıyabildiğini söyledi. Bu nedenle sel suyuyla doğrudan temas edilmemesi gerekiyor. Sel suları deri ve göz enfeksiyonlarına, su ve gıdalarla bulaşan hastalıklara neden olabilirken, özellikle açık yarası bulunan kişilerin bu sulardan uzak durması önem taşıyor. Selden etkilenen eşyalar ve diğer malzemeler yeniden kullanılmadan önce yıkanmalı, mümkünse sulandırılmış çamaşır suyuyla dezenfekte edilmelidir.

Altyapının zarar görmesi, taşkın sırasında elektrik kaçağı ve doğalgaz sızıntısı riskini de artırıyor. Bu durum ciddi elektrik çarpmalarına neden olabilir. Nitekim son taşkında 14 yaşındaki bir çocuk elektrik çarpması sonucu hayatını kaybetti. Sel suyunun bastığı evlere girildiğinde elektrik açılmamalı ve elektrikli cihazlar kullanılmamalı. Binalarda oluşan hasara bağlı olarak doğalgaz kaçağı meydana gelebileceği de göz önünde bulundurulmalı.

Taşkınlar insanların yanı sıra hayvanların yaşam alanlarını da bozuyor. Bu nedenle bazı bölgelerde kemirgenlerle karşılaşma ihtimali yükseliyor. Kemirgenlerin taşıdığı hastalıklar ve olası ısırıkların yanında, yılan ve akrep sokmaları da sel sonrasında dikkat edilmesi gereken tehlikeler arasında yer alıyor. Yavuz, vektörlerle bulaşan hastalıklara ve kemirgen kaynaklı sorunlara karşı önlem alınması gerektiğini belirterek, “Özellikle ishalli hastalıklar açısından riskin daha uzun sürebileceğini unutmamak gerekiyor. Literatürde bazı bölgelerde selden birkaç ay sonra ortaya çıkan salgınlar var” dedi.

Sel sırasında araçta beklemek de hayati risk taşıyor. Suyun 30 santimetre yükselmesi, araç üzerinde yaklaşık 700 kilogramlık bir itme kuvveti oluşturuyor; su seviyesinin 60 santimetreye ulaşması ise bir aracı sürüklemeye yetiyor. Bu nedenle araç sürüklenerek kontrol kaybına uğrayabileceğinden, su yükselmeye başladığında araçtan çıkılarak güvenli ve yüksek bir bölgeye geçilmeli. Sel sularının içinde yürümeye çalışmak da son derece tehlikeli olduğundan, mümkün olduğunca suyla temas edilmemeli ve güvenli alanlara ulaşılmalı.

İklim kriziyle birlikte aşırı hava olaylarının daha sık yaşandığını ve kentlerin bu olaylara karşı yeterli hazırlığa sahip olmadığını belirten Yavuz, bireysel tedbirlerin yanı sıra afet hazırlık planlarının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’de erken uyarı sistemlerinin çalıştığını hatırlatan Yavuz, vatandaşların bu sistemleri takip etmesi gerektiğini söyledi. Dünya Meteoroloji Örgütü’nün değerlendirmesine göre erken uyarı sistemleri, afetlerin yol açtığı zararı yüzde 30 azaltabiliyor. Özellikle dere yataklarında bulunan ev ve iş yerlerinde yaşayanların taşkın riskini önceden değerlendirmesi, şiddetli yağış veya sel sırasında gidilebilecek güvenli alanları önceden belirlemesi gerekiyor.

Türk Tabipleri Birliği Halk Sağlığı Kolu da sel sırasında ve sonrasında alınması gereken önlemlere ilişkin uyarılarda bulundu. Sel bölgelerinden uzak durulması, özel bir beceri bulunmadığı takdirde kurtarma ve temizlik çalışmalarına müdahale edilmemesi gerektiği belirtildi. Yüksek kesimlerde bulunulması ve sel basmış yollarda araç kullanılmaması önerilirken, diz seviyesini aşan suya girilmemesi istendi. Kopmuş elektrik tellerinden uzak durulması ve bu durumun ilgili kurumlara bildirilmesi gerektiği vurgulandı; sele bağlı ölümlerin önemli bir bölümünün elektrik çarpmasından kaynaklandığına dikkat çekildi. Çocukların su birikintilerinde oynamasına izin verilmemesi de uyarılar arasında yer aldı.

Selden etkilenen binalarda aydınlatma için el feneri kullanılmalı; yanıcı ve patlayıcı madde bulunma ihtimaline karşı kibrit ya da çakmak yakılmamalı. Kaynağı bilinmeyen veya içilebilir olduğu doğrulanmayan sular kullanılmamalı. Bu süreçte yalnızca şişe suyu ya da önceden depolanmış temiz su tüketilmeli; hazır gıdalar tercih edilmeli. Su temizliğinin gerekli olduğu durumlarda klor kullanılabilir. Klor, piyasada bulunan hazır tabletlerle sağlanabildiği gibi tablet bulunmadığında, gerekli noktalara dikkat edilerek kireç kaymağı veya çamaşır suyu gibi malzemelerden de elde edilebilir. Bu konuda doğru bilgi almak için en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.

Sağlıklı olduğundan emin olunmayan su; diş fırçalama, tabak yıkama, yemek hazırlama ve buz yapma amacıyla kullanılmamalı. Çocukların sel sularında ya da bu sularla kirlenmiş oyuncaklarla oynamasına izin verilmemeli. Ev temizliğinde ise dokuz ölçü suya bir ölçü çamaşır suyu eklenerek hazırlanan karışım kullanılmalı; temizlik sırasında lastik eldiven ve bot giyilmeli.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...