KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasında eski CHP Milletvekili Turan Aydoğan’ın ses kayıtları mahkemede dinlendi. Aydoğan, 200 bin dolarlık vekalet ücreti iddiasını doğrularken rüşvet suçlamasını reddetti.

Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasının ikinci duruşması, 26 Ağustos 2026 Çarşamba günü altıncı gününde devam etti. Duruşmada, davanın tutuksuz sanıkları arasında yer alan eski 27. Dönem CHP Milletvekili ve avukat Turan Aydoğan’a ait ses kayıtları mahkeme heyeti tarafından tek tek dinlendi.

Rüşvet iddiasıyla yargılanan Aydoğan, savunması sırasında 200 bin dolarlık vekalet ücreti konusunun yaşandığını doğruladı. Eski milletvekili, “200 bin dolarlık vekalet ücreti insana her şeyi yaptırabilir” ifadesini kullandı.

Duruşmanın aynı günkü bölümünde, iddianamede örgütün çıkarları doğrultusunda sosyal medya üzerinden gerçeğe aykırı paylaşımlar yaptığı öne sürülen tutuksuz sanık Mesut Taşkın da savunma yaptı. Metro İstanbul’da bakım mühendisi olarak görev yaptığını belirten Taşkın, herhangi bir örgütsel faaliyet içinde bulunmadığını söyledi.

Taşkın, savunmasında şu ifadeleri kullandı: “Benim bir örgüt faaliyeti içerisinde yer almam mümkün değildir. Metro İstanbul’da bakım mühendisi olarak çalışıyorum. Ben, bugüne kadar bir örgüt içerisinde yer almadım. Kimseden para almadım, söz konusu paylaşımları da ben yapmadım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.”

Aydoğan ise mahkemedeki savunmasında rüşvetle bağlantısı olmadığını belirterek, davada sanık olarak yer alan birçok kişinin olaylardan haberdar olmadığını ileri sürdü. 2022’den itibaren Ekrem İmamoğlu ve bazı belediye bürokratlarıyla fikir ayrılıkları yaşamaya başladığını anlatan Aydoğan, bu kişilerle yalnızca siyasi açıdan değil, insani anlamda da iletişimini kestiğini ifade etti.

Sanık Aydoğan, kamuoyunda rüşvet yerine danışmanlık ücreti ifadesinin kullanılmasını da eleştirdi. Aydoğan, “Benim rüşvetle bir alakam yok. Burada yargılanan çoğu kişinin olaylardan haberi bile yok. 2022 yılından itibaren İmamoğlu ve bir kısım bürokratlarla fikir ayrılığı yaşamaya başladım. Sadece siyaseten değil, insan olarak da iletişim kurmaya gerek duymadım. Hiç kimse burada bir rüşvetten bahsetmiyor, herkes danışmanlık ücreti diyor. Rüşvet diyemedikleri için. Bunları görünce aklımı oynatıyorum” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile bağlantılı davalara ailesinin bakmasının yasak olduğunu söyleyen Aydoğan, bu nedenle ilgili dosyaları başka avukatlara yönlendirdiğini belirtti. Aydoğan, “Benim ailem, İBB ile ilgili hiçbir davaya bakmaz. Bu yasaktır. Davaya bakmaları için başka arkadaşlara yönlendirdim” ifadelerini kullandı.

Aydoğan, Rahman Bey olarak tanıdığı bir hukukçuyu da bazı kişilere yönlendirdiğini açıkladı. Bu kişiler ile Rahman Bey arasında 200 bin dolarlık vekalet ücreti konusunda bir süreç yaşandığını aktaran Aydoğan, söz konusu gelişmeden kendisinin haberdar olmadığını ve tarafların kendi aralarında hareket etmiş olabileceğini savundu.

Eski CHP Milletvekili, 2019 yerel seçimlerinin ardından Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını aldığı gün kendisiyle yaptığı görüşmeyi de anlattı. Aydoğan, o sırada İmamoğlu’na “Sayın başkan, helalleşelim. Siz işinize bakın, ben işime bakayım. Ben parlamenterim” dediğini aktardı.

Rahman Bey’in kendisiyle ve belediyeyle herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını öne süren Aydoğan, buna karşın 200 bin dolarlık vekalet ücretinin kişileri etkileyebilecek büyüklükte olduğunu söyledi. Olayın bir kumpas olabileceğini düşündüğünü belirten Aydoğan, gelişmelerden önceden haberdar olması halinde Rahman Bey’i bu sürece dahil etmeyeceğini ifade etti.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...