Haberin öne çıkan noktaları
- Silivri açıklarında 10 mürettebatlı Tuğberk İmamoğlu gemisinin batmasıyla sonuçlanan kazada tutuklanan ALSU gemisinin kaptanları, hakimlik sorgusunda çarpışma anını anlattı. Üçüncü kaptan Murat Evciman yaklaşık 7 aylık mesleki deneyimi olduğunu belirtirken, kaza sırasında köprü üstünde gözcü bulunmadığı ortaya çıktı.
Marmara Denizi’nde Silivri açıklarında meydana gelen ve 10 kişilik mürettebatı bulunan Tuğberk İmamoğlu adlı geminin batmasıyla sonuçlanan kazaya ilişkin soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında ALSU gemisinin birinci kaptanı Ahmet Erarslan ile üçüncü kaptanı Murat Evciman tutuklandı.
“Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlamasıyla tutuklanan iki kaptanın hakimlikte verdiği ifadeler soruşturma dosyasına girdi. Kaptanların anlatımlarında, çarpışma sırasında ALSU’nun köprü üstünde ayrıca bir gözcünün bulunmadığına ilişkin ayrıntılar öne çıktı.
Üçüncü Kaptanın Anlatımı
ALSU’nun üçüncü kaptanı Murat Evciman, kaza anında geminin sevk ve idaresinin kendisinde olduğunu söyledi. Evciman, denizcilik mesleğinde yaklaşık 7 aylık tecrübeye sahip olduğunu ifade etti.
Köprü üstünde kendisinden başka bir gözcünün görev yapmadığını belirten Evciman, Tuğberk İmamoğlu’ndan telsiz aracılığıyla iki kez “iskeleye al” çağrısı geldiğini anlattı. Bunun üzerine ALSU’nun yönünü önce yaklaşık 5 derece, daha sonra 9 derece iskeleye çevirdiğini kaydetti.
Evciman’ın beyanına göre iki gemi arasındaki uzaklık yaklaşık 500 metreye indiğinde Tuğberk İmamoğlu bir anda sancağa dönerek ALSU’nun rotasına girdi. Bunun üzerine telsizden karşı gemiye, “Tuğberk İmamoğlu üstüme doğru geliyorsun, gelme” diye seslendiğini aktaran Evciman, kendi gemileri iskeleye yönelmesine rağmen karşı geminin sancağa dönüp üzerlerine ilerlemeyi sürdürdüğünü savundu.
Üçüncü kaptan, kazanın Tuğberk İmamoğlu’nun rota değiştirmesinden kaynaklandığını ileri sürdü. Telsiz görüşmesinin ardından radar ekranını kontrol ettiğini belirten Evciman, çıplak gözle yaptığı kontrolde karşı geminin fenerlerini göremediğini de ifadesinde dile getirdi.
Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu’ndaki mürettebatla iletişim kurmaya çalıştıklarını, ancak karşı taraftan yanıt alamadıklarını söyleyen Evciman, kazanın yaklaşık 10-15 dakika sonra Sektör Marmara’ya bildirildiğini belirtti. Evciman ayrıca bilirkişi raporunda kendilerine yöneltilen kusur tespitlerini kabul etmedi.
Birinci Kaptanın Beyanları
ALSU’nun birinci kaptanı Ahmet Erarslan, gemiye kazadan yaklaşık bir ay önce katıldığını ve çarpışmanın yaşandığı saatlerde istirahatte bulunduğunu ifade etti. O sırada geminin sevk ve idaresinden üçüncü kaptan Murat Evciman’ın sorumlu olduğunu belirtti.
Erarslan, çarpışmayı bir “yaslama sesi” duyduktan sonra fark ettiğini söyledi. Ardından güverte reisi Süleyman Eker’in “Çarpıştık, çarpıştık” diye bağırdığını duyduğunu ve bunun üzerine hemen köprü üstüne çıktığını anlattı.
Köprüye ulaştığında ikinci kaptan Barış Hazar ile üçüncü kaptan Murat Evciman’ın orada olduğunu belirten Erarslan, ne olduğunu sorduğunda kendisine iki geminin çarpıştığının söylendiğini aktardı. Birinci kaptan da kaza sırasında gemide gözcü bulunmadığını açıkça ifade etti.
Gözcü görevlendirilmesinin kaptanın inisiyatifinde olduğunu söyleyen Erarslan, özellikle deniz trafiğinin yoğun olduğu bölgelerde köprü üstünde gözcü bulundurulması gerektiğini belirtti.
Rota ve AIS Savunması
Erarslan, ALSU’nun Tuğberk İmamoğlu’na çarpmadığını, aksine karşı geminin ALSU’ya çarptığını savundu. Tuğberk İmamoğlu’nun telsizden “iskeleye al” uyarısı yaptığını, ALSU’nun bu çağrı üzerine iskeleye dönmesine karşın karşı geminin sancağa yönelerek kendilerine çarptığını ileri sürdü.
ALSU’nun Otomatik Tanımlama Sistemi’nin (AIS) açık olduğunu belirten Erarslan, Tuğberk İmamoğlu’nun AIS cihazının kapalı bulunduğunu ve bu nedenle karşı gemiyi AIS üzerinden göremediklerini söyledi. Karşı gemiyi yalnızca radar aracılığıyla takip edebildiklerini ifade etti.
Birinci kaptan, ALSU’nun Tuğberk İmamoğlu’na şiddetli biçimde çarpması halinde kendi gemilerinde çok daha büyük hasar oluşması gerektiğini savundu. Erarslan, çarpışmayı bu nedenle sert bir darbe olarak değil, “yaslama” şeklinde hissettiklerini söyledi.



Yorumlar 0