Haberin öne çıkan noktaları
- Bilişsel psikoloji araştırmaları, geç kalma alışkanlığında iyimser zaman tahminleri, erteleme ve son dakikada başka işlere yönelmenin öne çıktığını gösteriyor. Ancak kronik gecikme tek başına saygısızlık ya da psikolojik rahatsızlık belirtisi sayılmıyor.
Gündelik randevulara, önemli toplantılara ya da işe geç kalmak, yalnızca saate bakmayı unutmakla açıklanamıyor. Bilişsel psikoloji araştırmaları, zamanında yetişmeyi zorlaştıran davranışların ve zihinsel süreçlerin üç başlıkta öne çıktığını ortaya koyuyor.
Roger Buehler, Dale Griffin ve Michael Ross’un yürüttüğü çalışmalar, insanların günlük işlerini ne kadar sürede bitireceklerini hesaplarken geçmiş deneyimlerini göz ardı edip en sorunsuz ihtimale odaklanabildiğini deneysel verilerle gösterdi. Planlama yanılgısı, erteleme ve polikroniklik olarak adlandırılan aynı anda birden fazla işle ilgilenme eğilimi, geç kalmayla bağlantılı unsurlar arasında yer alıyor.
İyimser tahminler ve son dakika telaşı
Planlama yanılgısında kişi, hazırlanmak veya bir yere ulaşmak için gereken süreyi olduğundan kısa hesaplıyor. Psikoloji literatüründe bu adla anılan eğilim, benzer işlerin geçmişte daha uzun sürdüğü bilinse bile yeni planların hiçbir aksilik çıkmayacakmış gibi yapılmasına yol açabiliyor.
Akademik ve gündelik işlerin tamamlanma süresini inceleyen araştırmalarda katılımcıların tahminlerinde aşırı iyimser davrandığı belirlendi. Trafik, evde bulunamayan anahtarlar, beklenmedik telefon görüşmeleri ve uzayan hazırlıklar hesaba katılmadığında, ayrı ayrı küçük görünen gecikmeler birleşerek kayda değer zaman kaybına dönüşebiliyor.
Bir diğer etken, hazırlıkları sürekli son ana bırakma eğilimi. Erteleme üzerine yapılan bilimsel çalışmalar, kişilerin sıkıcı ya da rahatsız edici buldukları bir işe başlamak yerine kısa süreli rahatlama sağlayan başka davranışları seçebildiğine işaret ediyor. Hazırlığın son dakikalara kalması, yol sırasında çıkabilecek beklenmedik engelleri telafi edecek zamanı da ortadan kaldırıyor. Bu nedenle küçük bir aksilik bile randevuya yetişmeyi imkânsız hâle getirebiliyor.
Evden çıkmaya dakikalar kalmışken mesajlara cevap vermek, odayı toplamak veya yarım kalan küçük bir işi bitirmeye çalışmak da süreyi uzatabiliyor. Aynı anda birden fazla işle ilgilenme alışkanlığı, polikroniklik adıyla inceleniyor. Araştırmalarda bu eğilimle işe geç kalma arasında belirgin bir ilişki saptanmış olsa da uzmanlar, çoklu görevin tek başına ve doğrudan gecikmeye yol açtığını kesin biçimde ileri sürmüyor. Özellikle zamanın kısıtlı olduğu anlarda dikkatin dağılması, evden çıkışı geciktirebiliyor.
Uzman değerlendirmelerine göre sürekli geç kalmak, tek başına saygısızlık, tembellik ya da belirli bir psikolojik rahatsızlığın göstergesi olarak görülmemeli. Bu davranış; kişinin zamanı algılayış biçimi, planlama becerisi, dikkatini toplama kapasitesi ve erteleme alışkanlıklarının birleşimiyle şekillenebiliyor.
Gecikmenin hangi ortamlarda, ne sıklıkta ve hangi koşullarda yaşandığı, altında yatan nedenleri anlamaya yardımcı oluyor. Bu unsurlar, yalnızca geç kalma davranışına bakmaktan daha kapsamlı bir değerlendirme sunuyor.


