Haberin öne çıkan noktaları
- Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncusu Tarık Akan, vefatının 10. yılında ailesi, sanatçı dostları, öğrencileri, öğretmenleri ve sevenlerinin katıldığı törenlerle anıldı. Etkinliklerde Akan’ın sinema mirası ile çocuklara ve eğitime verdiği önem öne çıkarıldı.
Yeşilçam’ın efsane oyuncularından Tarık Akan, vefatının 10. yılında ailesi, sanatçı arkadaşları, öğrencileri, öğretmenleri ve sevenleri tarafından düzenlenen törenlerle anıldı. 16 Eylül 2026’da gerçekleştirilen anmalarda, usta sanatçının Türk sinemasına bıraktığı mirasın yanı sıra çocuklara ve eğitime duyduğu bağlılık da vurgulandı.
Anma programlarının ilki, Akan’ın 1991 yılında kuruculuğunu üstlendiği Bakırköy’deki Özel Taş İlkokulu ve Ortaokulu’nda yapıldı. Törende konuşan Tarık Akan’ın kızı Özlem Üregül, babası için kaleme aldığı mektubu katılımcılarla paylaştı. Üregül mektubunda, “Taş ve sen, ikiniz de aynı felsefe, aynı güzel, aynı aydın insan topluluğu, aynı yarınların hayali ve sevgi... Birinde başlayan güç, diğerinde büyüdü. Senin ışığın çocukların geleceğini aydınlatıyor.” ifadelerine yer verdi.
Özlem Üregül, babasının sevdiği herkes için bir dost, can ve baba olduğunu belirtti. Tarık Akan’ın bıraktığı izlerin okulda öğrenciler aracılığıyla bugün de sürdüğünü ifade eden Üregül, babasının eğitim alanındaki mirasının yaşamaya devam ettiğini dile getirdi.
Özel Taş İlkokulu ve Ortaokulu Müdürü Burcu Aybat da Tarık Akan’ın Türkiye’nin ortak hafızasında çok sayıda karakterle yaşamayı sürdürdüğünü söyledi. Akan’ın canlandırdığı rollerden Damat Ferit, Nurettin ve Seyit Ali’yi hatırlatan Aybat, sanatçının izleyicileri kimi zaman güldürdüğünü, kimi zaman düşündürdüğünü, kimi zaman da yüzleşmek istemedikleri gerçeklerle karşı karşıya bıraktığını anlattı.
Aybat, Tarık Akan’ın yaşamındaki en önemli rollerden birinin herhangi bir filmde yer almadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “O rolün bir senaryosu yoktu. Kameraları, seti de yoktu. O çocuklara ve eğitime inanan bir insanın rolüydü ve o bir rolü oynamadı.”
Sanatçının “Anne Kafamda Bit Var” adlı oyununu tiyatroya uyarlayan dramaturg Gökhan Aktemur ise Akan’ın hayatı boyunca hayallerini gerçekleştirmek için mücadele ettiğini aktardı. Aktemur, Tarık Akan’ın ilk mücadelesinin ilkokul yıllarında yaşadığı konuşma zorluğunu aşmak olduğunu söyledi.
Anma programının ikinci bölümü Bakırköy Zuhuratbaba Mezarlığı’nda, Tarık Akan’ın kabri başında gerçekleştirildi. Burada konuşan sanatçının oğlu Yaşar Özgür Üregül, babasının ölümünün üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen duydukları acının değişmediğini belirtti. Üregül, “Babamın anısı filmlerinde ve okulunda yaşamaya devam ediyor. Bu ruhu yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğiz, bize düşen görev bu.” dedi.
Tarık Akan’ın diğer oğlu Barış Zeki Üregül de aradan geçen 10 yıla inanmakta zorlandığını ifade etti. Babasının her gün akıllarında ve kalplerinde yaşadığını söyleyen Üregül, “Sevenleri hayatta olduktan sonra anısı yaşamaya devam edecek. Bence bir insanın hayatındaki en büyük başarı, arkasında bu kadar sevenini bırakması.” diye konuştu.
Törende Bakırköy’deki Özel Taş İlkokulu ve Ortaokulu öğretmenleri de Tarık Akan’a ilişkin duygu ve düşüncelerini paylaştı. Öğrenciler, sanatçının mezarına karanfil bırakarak anma programına katıldı.
Tarık Akan’ın vefatının 10. yılı kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Bakırköy Belediyesi iş birliğiyle Bakırköy Meydanı’nda ayrıca özel bir anma programı düzenlenecek. Saat 19.00-21.00 arasında gerçekleştirilecek etkinlikte Akan’ın yaşamı, sanat kariyeri ve Bakırköy’le kurduğu bağ; farklı gösteriler, sinevizyon sunumları ve müzik performansları eşliğinde anlatılacak.



Yorumlar 0