Haberin öne çıkan noktaları
- Söğütlüçeşme’deki Terminal Kadıköy’de bir reklam ekranı hacklendi ve ekranda “Bu bina kent suçudur” ifadesi görüldü. Polen Ekoloji Kolektifi, yeşil alanın ve deprem toplanma alanının AVM projelerine kurban edildiğini savunarak projeye tepki gösterdi.
İstanbul Kadıköy’de, Söğütlüçeşme Tren İstasyonu viyadüğünün altındaki Terminal Kadıköy’de bulunan reklam ekranı hacklendi. Ekranda “Bu bina kent suçudur” yazısı yer aldı. Nisan 2025’ten bu yana faaliyet gösteren ve çok sayıda işletmeye ev sahipliği yapan proje, açıldığı günden beri tartışılıyor.
Kent hakkı savunucuları, AVM’ye dönüştürülen bölgenin daha önce geniş ve yeşil bir alan olduğunu, sokakta yaşayan hayvanların burada kent sakinleri tarafından beslendiğini belirtiyor. Proje öncesinde bölgenin “izbe ve güvensiz” olarak tanımlandığı da belirtiliyor. Kadıköylülerin itirazlarına karşın bölgenin giderek yapılaştırıldığı savunuluyor.
Polen Ekoloji Kolektifi de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kentlerin rant ve kâr merkezli politikalarla şekillendirildiğini öne sürerek projeye tepki gösterdi. Kolektif, deprem toplanma alanlarıyla yeşil dokunun AVM projelerine ayrılmasını eleştirirken, Terminal Kadıköy’ün bulunduğu alanın zaman içinde dükkânlara ve tüketimi teşvik eden bir düzene dönüştürüldüğünü ifade etti. Açıklamada, metrobüse ve Marmaray’a yetişmeye çalışan emekçilerin güzergâhında burger dükkânlarının ve “küçük burjuva aylak takımı” olarak nitelenen kişilerin bulunduğu ileri sürüldü.
Kolektif, yaşananları İstanbul’daki en sıra dışı soylulaştırma örneklerinden biri olarak değerlendirdi. Açıklamada, kentsel yeşil alanın tamamı ile deprem toplanma alanının “bir avuç AVM’ye” feda edildiği savunuldu. Neoliberal kent politikalarının ileride kanalizasyonları, çıkmaz sokakları, apartman boşluklarını ve başka alanları da AVM’ye dönüştürüp dönüştürmeyeceği sorusu yöneltildi.
Polen Ekoloji Kolektifi, kent suçunu kentin afetlerden kaçış imkânı bırakmayacak biçimde reklam panoları ve para tuzaklarıyla kuşatılması, yaşamın “premium abonelik şartına” bağlanması olarak tanımladı. Açıklamada, reklamsız bir kent deneyimi istendiği; kent sakinlerinin temiz ve güvenli koşullarda yaşayabilmesi gerektiği vurgulandı.
Kolektif ayrıca kentlerde her gün veri toplandığını ve sokaklarla köşe başlarının MOBESE kameralarıyla izlendiğini, buna karşın kentlerin yaşamı kolaylaştıracak, sağlıklı ve temiz yaşam sağlayacak biçimde planlanmadığını ileri sürdü. Kentlerin her santimetrekaresinin kârı en üst düzeye çıkarma hedefiyle planlanmasıyla her yanın ışıklı reklam ekranlarıyla dolduğu dijital bir gözetim cehennemine mahkûm edildiğini belirtti.



Yorumlar 0