Haberin öne çıkan noktaları
- Türkiye Komünist Hareketi, Cumhuriyet’in 103. yıl dönümünde 1923’teki kuruluş ilkelerinin ve kazanımlarının tasfiye edildiğini savundu. TKH; emekçileri, kadınları ve gençleri laik, bağımsız ve sosyalist bir Cumhuriyet mücadelesine katılmaya çağırdı.
Türkiye Komünist Hareketi (TKH), 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı açıklamada, 1923’te Cumhuriyet’in kuruluşuna yön veren ilkelerin ve kazanımların zaman içinde ortadan kaldırıldığını ileri sürdü. Hareket, mevcut siyasi ve toplumsal düzeni eleştirerek laiklik ve yeniden örgütlenme vurgusu yaptı; emekçileri, kadınları ve gençleri yeni bir Cumhuriyet mücadelesinde buluşmaya davet etti.
1923’teki kuruluş ilkelerinden bugüne
“Cumhuriyet devrimlerle yaşar!” başlığını taşıyan açıklamada TKH, Cumhuriyet’in Mustafa Kemal önderliğinde emperyalist işgale, saltanata ve hilafete karşı kurulduğunu hatırlattı. Hareket, kuruluş dönemindeki bu hedeflerle Türkiye’nin bugünkü durumu arasında benzerlik kalmadığını savunarak, Cumhuriyet’in temel değerleriyle kazanımlarının adım adım tasfiye edildiğini öne sürdü.
TKH’nin değerlendirmesinde, geçmişte saltanatın yerini tek adam yönetiminin, hilafetin yerini tarikatların nüfuzunun, emperyalist işgalin yerini ise emperyalist tekellerin aldığı belirtildi. Açıklamada, saltanata ve dış işgale karşı kurulan Cumhuriyet’in kuruluş paradigmalarının artık ortadan kalktığı; ülkenin doğrudan emperyalizme bağımlı hale getirildiği iddia edildi.
AKP dönemi ve yeni rejim eleştirisi
Açıklamada, liberallerin geçmişte “İkinci Cumhuriyet” olarak adlandırdığı sürecin AKP döneminde tamamlandığı görüşü dile getirildi. “Yeni Türkiye” sloganının eski dönemin sona erdiğinin ilanı olduğu belirtilirken, Cumhuriyet’i 90 yıllık bir parantez olarak gören AKP yazarlarının neo-Osmanlıcı hayallerle bezeli ve ABD’nin emperyalist çıkarlarıyla örtüşen bir düzeni savunduğu öne sürüldü. TKH, bu yaklaşımın bugün “Türkiye Yüzyılı” söylemiyle devam ettiğini kaydetti.
Hareket, söylemdeki hamasete karşın ülkenin daha yoksul, dışa daha bağımlı ve daha gerici hale geldiğini savundu. Açıklamada, yeni anayasanın AKP’nin hazırlık sürecinde olduğu ve Cumhuriyet’in fiilen ortadan kaldırılmasını sağlayan düzenin yeni anayasa ile hukuken de tescil edilmek istendiği belirtildi.
2017 referandumuyla getirilen başkanlık sistemi de TKH’nin eleştirileri arasında yer aldı. Hareket, bu sistemi AKP’nin kurduğu tek adam rejiminin özünde bir parçası ve saltanat dönemine dönme arzusunun yansıması olarak niteledi. Siyasetin, yargının ve kamu kaynaklarının tarikatlarla mafyanın ortakları olduğu öne sürülen burjuvazinin çıkar ağı tarafından kontrol edildiği iddiası da açıklamada yer aldı.
29 Ekim’deki törenler ve güncel tablo
TKH, Cumhuriyet’in 103. yıl dönümünde Anıtkabir başta olmak üzere illerde Atatürk anıtlarına çelenk bırakılacağını, konuşmalar yapılacağını ve resmî kabul törenlerinin düzenleneceğini belirtti. Ancak hareket, bu törenlere rağmen Cumhuriyet’in kuruluşunun gerçek anlamıyla kutlanmasının artık mümkün olmadığını savundu.
Açıklamada, Anayasa’da yer alan “demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti” tanımının kâğıt üzerinde kaldığı öne sürüldü. Laikliğin tasfiye edildiği, tarikat ve cemaatlerin etkili hale geldiği iddia edilirken hukukun çiğnendiği ve yargının tek adam rejiminin baskı aracı gibi işlediği ileri sürüldü.
Ekonomi başlığında ise kamucu anlayışın yerini piyasanın aldığı, sosyal devletten söz edilemeyecek bir tablo oluştuğu savunuldu. TKH, yoksullara yardım dağıtmayı sosyal devlet yaklaşımı sayan bir anlayışın iktidarda olduğunu belirterek yoksulluk ve işsizliğin ülke tarihinde görülmemiş seviyelere ulaştığını iddia etti. Açıklamada, ekonomik krizin yanı sıra AKP’nin 24 yıllık iktidarının yol açtığı çürümeyle de karşı karşıya olunduğu ifade edildi.
TKH’den emekçilere, kadınlara ve gençlere çağrı
Hareket, önümüzdeki dönemde iki seçenek bulunduğunu belirtti: AKP döneminde kurulduğunu savunduğu rejimin onarılması ya da Cumhuriyet’i geleceğe taşıyacak yeni bir mücadele hattının oluşturulması. Açıklamada, ana muhalefetin mevcut rejimle köklü bir hesaplaşmaya girmeyeceği görüşü dile getirildi; Kemal Kılıçdaroğlu’nun “helalleşme” ve Özgür Özel’in “normalleşme” yaklaşımları bu değerlendirmenin kanıtları olarak gösterildi.
TKH, Atatürk’ün ilkelerini taşıyan bir devlet ya da partinin kalmadığını savunarak Cumhuriyet’in son kalelerinin ya teslim olduğunu ya da AKP tarafından ele geçirildiğini öne sürdü. Hareket, geriye laikliği, tam bağımsızlığı ve kamucu ekonomiyi temel alan yeni bir Cumhuriyet kurma mücadelesinin kaldığını bildirdi.
Açıklamanın sonunda TKH, bu mücadelenin öncü gücünün emekçiler ve ilerici halk olduğunu belirtti. 103 yıl önce işgale ve saltanata karşı Cumhuriyet’i kuran halkın bugün de tarikatlara, tek adam yönetimine ve sermayeye karşı yeni bir Cumhuriyet kurabilecek güçte olduğu ifade edildi. TKH, tüm emekçileri, gençleri ve kadınları mücadeleye katılmaya çağırırken açıklamasını “Cumhuriyet için sosyalizm” sözleriyle tamamladı.



Yorumlar 0