İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Danışmanı Tonguç Çoban’ın, Şile Belediyesi soruşturması kapsamında tutukluluğuna ilişkin yeni bir hukuki tartışma gündeme geldi. 26 Aralık 2025’te tutuklanan Çoban, mahkemeye sunduğu tahliye dilekçesinde kendisine yöneltilen rüşvet suçlamasının somut delillerle desteklenmediğini öne sürdü.

İddianamenin kabul edilmesinin ardından savunmasını mahkemeye taşıyan Çoban, Şile Belediyesi’nde herhangi bir görev üstlenmediğini ve belediyeyle ticari ya da idari nitelikte bir ilişkisinin bulunmadığını belirtti.

Çoban’ın dilekçesinde, İBB Başkan Danışmanı olarak İstanbul’daki ilçe belediyeleriyle yürüttüğü temasların da dosya kapsamında değerlendirilmesine itiraz edildi.

Çoban: Şile Belediyesi'nde Görev Yapmadım

Çoban, görev tanımı gereği İstanbul’un 39 ilçe belediyesiyle koordinasyon sağladığını belirterek, Şile Belediyesi yöneticileriyle gerçekleştirilen temasların bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Soruşturma dosyasına sonradan dahil edildiğini ileri süren Çoban, hakkındaki işlemlerin İBB’de yürüttüğü görevden uzaklaştırılmasına yönelik bir amaca hizmet ettiğini de iddia etti. Çoban’ın temel savunma noktalarından biri, Şile Belediyesi ile arasında doğrudan bir görev veya ticari ilişki bulunmadığı yönünde oldu.

Yardım Kartları İddiasını Kabul Etmedi

Dosyadaki suçlamaya ilişkin savunmada, Oğuz Kaçmaz’ın Kasım 2025'te verdiği ifade de öne çıkarıldı.

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı belirtilen Kaçmaz’ın ifadesinde, bazı yardım kartlarının Tonguç Çoban’a ulaştırıldığını bildiği yönündeki sözleri yer aldı. Çoban ise söz konusu kartları almadığını belirterek bu anlatımın kendisi açısından yeterli bir delil oluşturmadığını savundu.

Dilekçede ayrıca Kaçmaz’ın iddiasının olayın gerçekleştiği zamanı, yeri ve olaya kimlerin doğrudan tanık olduğunu ortaya koymadığı ileri sürüldü. Çoban, rüşvet suçlaması bakımından da yalnızca bir kişinin beyanının yeterli olmadığını savunarak, rüşvet veren ve alan taraflar arasında anlaşma bulunduğunu gösterecek başka bir delilin dosyada yer almadığını öne sürdü.

Telefon Görüşmeleri Dosyada Delil Olarak Yer Aldı

Çoban’ın avukatı ve eşi İsmihan Çoban da soruşturma kapsamında değerlendirilen telefon kayıtlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. İsmihan Çoban, eşinin Şile Belediyesiyle kurumsal bir bağının bulunmadığını belirterek, dosyada yer alan telefon görüşmelerinin İBB Başkan Danışmanlığı görevinin doğal bir sonucu olduğunu savundu. İBB’deki görevi nedeniyle ilçe belediye başkanlarıyla iletişim kurduğunu belirten Çoban, bu görüşmelerin tek başına suç isnadını destekleyen bir unsur olarak değerlendirilmesine karşı çıktı.

İddianamedeki Rüşvet Suçlamasına İlişkin İtiraz

İsmihan Çoban’ın gündeme getirdiği bir diğer konu, rüşvet suçlamasında yer alan tarafların hukuki konumu oldu. Çoban, iddianamede rüşvet suçundan söz edilmesine rağmen rüşvet verdiği ileri sürülen kişilerin dosyada sanık değil müşteki olarak bulunduğunu ifade etti. Bu duruma ilişkin değerlendirmesinde Çoban, “Rüşvet alan yok, veren yok ama Tonguç 8 aydır rüşvet suçlamasıyla tutuklu” ifadelerini kullandı. Çoban ayrıca, eşine yöneltilen suçlamanın eski bir belediye çalışanının etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadede bulunan tek bir cümleye dayandığını savundu.

Tutukluluk Gerekçesi de Tartışılıyor

Çoban’ın tutukluluğunun devamında “delil karartma şüphesi” gerekçesinin kullanıldığı belirtildi.

İsmihan Çoban ise soruşturmanın üzerinden geçen sürede dosyaya yeni bir delil eklenmediğini öne sürerek, bu gerekçenin mevcut koşullarda yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

“Delil karartma şüphesiyle tutukluluk uzatılıyor ama 8 aydır dosyaya tek bir yeni delil girmedi. Hangi delil karartılacak?” diyen Çoban, tahliye taleplerinin somut gerekçeler yerine kalıplaşmış değerlendirmelerle reddedildiğini iddia etti.

Tonguç Çoban’ın tahliye başvurusunda mahkemeden, hakkındaki suçlamaların dayandığı delillerin ve tutukluluğun devamına ilişkin gerekçelerin yeniden değerlendirilmesi talep ediliyor.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...