Haberin öne çıkan noktaları
- Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda tutuklanan Tuğba Ekinci ile Ahmet Yılmaz’ın emniyet, savcılık ve hakimlik ifadeleri ortaya çıktı. Ekinci, videoların müstehcenlik oluşturabileceğini tahmin ettiğini ancak yine de paylaştığını belirtirken, Yılmaz sosyal medya paylaşımlarının tamamını kendisinin yaptığını kabul etti.
Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2026/2009 sayılı soruşturma çerçevesinde, sosyal medya platformlarında müstehcen içerik yayımladığı değerlendirilen kişilere yönelik operasyon gerçekleştirildi. Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin koordinasyonunda 5 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonda Tuğba Ekinci, Ahmet Yılmaz, Ozan Rüzgar Dikici, Beren Akın ve Çağlayan Yıldırım gözaltına alındı.
Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesi kapsamında hakimliğe sevk edilen şüphelilerden Tuğba Ekinci, Ahmet Yılmaz, Ozan Rüzgar Dikici ve Beren Akın tutuklandı. Çağlayan Yıldırım hakkında ise adli kontrol uygulanmasına karar verildi. Soruşturma kapsamında Ekinci ile Yılmaz’ın emniyet, savcılık ve sulh ceza hakimliğindeki beyanlarının ayrıntıları dosyaya yansıdı.
Tuğba Ekinci’nin video savunması
Tuğba Ekinci, savcılıkta kolluk aşamasında verdiği ifadesini tekrarladığını belirterek kendisine izletilen beyaz bikinili ve pembe bikinili görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunu kabul etti. Pembe bikinili videosunda içtiği maddenin esrar olmadığını savunan Ekinci, bunun sigara olduğunu söyledi.
Ekinci, savcılık ifadesinde videoların müstehcenlik oluşturabileceğini önceden tahmin ettiğini, buna rağmen içerikleri paylaştığını dile getirdi. Sanatçı, ailesinden gelen tepkilerin ardından söz konusu videoları sildiğini ifade etti.
Emniyetteki beyanında ise Siber Suçlarla Mücadele birimlerince belirlenen ve başka bir sosyal medya hesabında yayımlanan video hakkında bilgi veren Ekinci, görüntülerin kendisine ait olduğunu kabul etti. Ancak videonun tespit edildiği X hesabının kendisine ait olmadığını öne sürdü. Görüntüyü kendi Instagram hesabının “story” bölümünde paylaştığını anlatan Ekinci, içeriğin daha sonra başka hesaplar tarafından kopyalandığını söyledi.
Ekinci, paylaşımın ana sayfada sabitlenen bir içerik değil, “story” olarak adlandırılan ve kısa süreli yayımlanan bir video olduğunu belirtti. Çekip paylaştığı görüntünün suç unsuru taşıdığını düşünmediğini ifade eden Ekinci, videoda evinde spor yaptığını savundu. Görüntüde yer alan beyaz maddenin uyuşturucu olmadığını da öne sürdü.
Paylaşımın ardından ailesinin kısa süre içinde tepki gösterdiğini belirten Ekinci, bunun üzerine içeriği kendi hesabından kaldırdığını söyledi. Ayrıca söz konusu videodan herhangi bir maddi kazanç sağlamadığını iddia etti.
Hakimliğe sunulan itirazlar
Tutuklanması istemiyle hakimliğe çıkarılan Ekinci, bu aşamada üzerine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Görüntülerin kısa süreli “story” paylaşımları olduğunu savunan Ekinci, videolardan tek tek fotoğraf alınarak müstehcenlik izlenimi oluşturulmaya çalışıldığını ileri sürdü.
Mahkemedeki savunmasında görüntülerin bütünüyle izlenmesini isteyen Ekinci, videolarda spor yaptığını ve teşhircilik amacı taşımadığını söyledi. Paylaşımlardan para kazanmadığını ve içeriklerin yayılmasına aracılık etmediğini belirten Ekinci, yaşanan süreç nedeniyle annesinin kalp krizi geçirdiğini ifade ederek serbest bırakılmasını talep etti.
Ahmet Yılmaz ise emniyet ifadesinde herhangi bir işte çalışmadığını ve geçimini sosyal medya faaliyetlerinden sağladığını anlattı. Özellikle TikTok üzerinden gelir elde ettiğini, bu kazançlar nedeniyle vergi ödediğini belirten Yılmaz; YouTube, Instagram, TikTok ve X platformlarındaki çeşitli hesapların kendisine ait olduğunu söyledi. Hesaplarını kendisinin yönettiğini ve kendi adına başka bir kişinin paylaşım yapmadığını savundu.
Ahmet Yılmaz’ın sosyal medya açıklamaları
Yılmaz, savcılık ifadesinde “melibende” adlı sosyal medya profilinin kendisine ait olduğunu, kendisine gösterilen fotoğrafların da kendi görüntüleri bulunduğunu kabul etti. “melibendeli” kullanıcı adlı X hesabının da kendisine ait olduğunu söyleyen Yılmaz, hesabın profil bölümünde yer alan “Fantazi sevgime hepiniz hoşgeldiniz aşkım” ifadesini kendisinin yazdığını doğruladı.
Yılmaz ayrıca soruşturma konusu paylaşımların tamamını kendisinin yaptığını belirtti. Bu içeriklerin müstehcenlik oluşturabileceğini düşünmediğini savunan Yılmaz, savcılık ifadesinin sonunda söz konusu paylaşımlar nedeniyle pişman olduğunu söyledi.
Emniyet aşamasında OnlyFans hesabı hakkında da açıklama yapan Yılmaz, kendisine gösterilen hesabı kendisinin açtığını kabul etti. Bununla birlikte hesabı aktif biçimde kullanmadığını öne süren Yılmaz, kullanıcı adının başka biri tarafından alınmasını önlemek amacıyla hesabı oluşturduğunu ve burada aktif içerik paylaşmadığını iddia etti.
Sosyal medya paylaşımlarındaki amacının takipçileriyle günlük yaşamından kesitler paylaşmak ve mevcut kitlesini korumak olduğunu anlatan Yılmaz, TikTok ve YouTube üzerinden canlı yayın yaptığını belirtti. Takipçiler tarafından gönderilen hediyelerin uygulamalar aracılığıyla hesabına gelir olarak aktarıldığını söyleyen Yılmaz, başka bir işinin bulunmadığını ve geçimini bu yolla sağladığını ifade etti.
X hesabındaki “fantezi sevgime hepiniz hoşgeldiniz aşkım” ifadesinin gerçek hayatıyla bağlantılı olmadığını savunan Yılmaz, hayal gücüne dayalı çeşitli fotoğraflar yayımladığını ve profil yazısını bu nedenle kullandığını söyledi.
Hakimlikteki sorgusunda da suçlamaları reddeden Yılmaz, paylaşımların suç oluşturduğunu bilseydi bunları yayımlamayacağını dile getirdi. Geçmişte oyunculuk yaptığını, halen TikTok ve YouTube üzerinden içerik ürettiğini anlatan Yılmaz’ın avukatıyla birlikte yaptığı savunmada, paylaşımlarda açık cinsel organ görüntüsü bulunmadığı ve müstehcenlik suçunun oluşmadığı ileri sürülerek tutuklama talebinin reddi istendi.
Kızılcahamam Sulh Ceza Hakimliği, dosyada bulunan görüntüleri, paylaşımların niteliğini ve mevcut delil durumunu değerlendirdi. Hakimlik, kuvvetli suç şüphesini gösteren olgular bulunduğu kanaatiyle Tuğba Ekinci, Ahmet Yılmaz, Ozan Rüzgar Dikici ve Beren Akın’ın ayrı ayrı tutuklanmasına karar verdi.
Çağlayan Yıldırım’ın paylaşımının yaklaşık 3 yıl önce yapılmış olması ve içeriğine ilişkin değerlendirme sonucunda hakkında adli kontrol uygulanmasına hükmedildi. Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın sürdüğü bildirildi.



Yorumlar 0