Haberin öne çıkan noktaları
- 12 haftalık teorik eğitimin ardından 40 öğrenci ve akademisyenden oluşan heyet, 1-10 Eylül'de Avrupa'daki uluslararası yargı kurumlarını ziyaret etti. Katılımcılar arasında, Uluslararası Adalet Divanı'nda Nikaragua-Almanya davasının duruşmalarını takip edenler de yer aldı.
Rindan ekibinin hamiliğinde hayata geçirilen Uluslararası Hukuk Yolculuğu Projesi kapsamında seçilen hukuk öğrencileri, 1-10 Eylül tarihlerinde Strazburg, Lüksemburg, Paris ve Lahey'de saha çalışması yaptı. Sanat, edebiyat ve iş dünyasının buluşma noktası olan ve kamuoyunda “Kahve” adıyla bilinen Rindan ekibinin hamiliğindeki projeye katılan 40 öğrenci ve akademisyenden oluşan heyet, 12 haftalık teorik eğitimin ardından Avrupa'nın önde gelen uluslararası yargı kurumlarını ziyaret ederek duruşmaları yerinde izledi.
Öğrenciler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Avrupa Birliği (AB) Adalet Divanı, Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve Milletlerarası Ticaret Odası gibi kurumların çalışmalarını yakından inceleme fırsatı buldu. Programda uluslararası tahkim kurumlarına yönelik ziyaret ve çalışmalar da yer aldı.
Yaralı: Hedefimiz Türk hukukçuların uluslararası temsilini güçlendirmek
Projenin danışmanı avukat Kamil Uğur Yaralı, çalışmanın başlangıcının hukuk ve edebiyat üzerine gençlerle yaptığı sohbetlere dayandığını belirtti. Yaralı, öğrencilerin teorik bilgilerini uygulamada görmeleri amacıyla AİHM, UAD, AB Adalet Divanı, UCM ve uluslararası tahkim kurumlarına götürüldüğünü söyledi. Katılımcıların duruşmalara girdiğini ve yetkililerden bilgilendirme aldığını aktaran Yaralı, derslerin verimliliğini öğrencilerin duruşmalarda ve görüşmelerde yönelttiği sorulardan anladıklarını ifade etti.
Öğrenci seçiminde İngilizce sınavı ve mülakatların uygulandığını kaydeden Yaralı, programda etkileşimli derslerin yanı sıra felsefe, mantık ve hukuki argümantasyon becerilerini geliştirmeyi amaçlayan kitap incelemeleri ile film değerlendirmelerine de yer verildiğini anlattı. Yaralı, projenin temel hedefini, “Türk hukukçuların uluslararası görünürlüğünü ve temsilini artırmak, nitelikli temsile katkıda bulunmak” sözleriyle açıkladı.
Projenin Rindan ekibi, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ile Diyanet İşleri Başkanlığının desteğiyle yürütüldüğünü belirten Yaralı, çalışmayı kurumsal bir yapıya dönüştürerek başka üniversitelerin katılımıyla devam ettirmek istediklerini bildirdi.
Bülbül: Öğrenciler duruşmaları takip ederek süreçleri deneyimledi
Projenin genel koordinatörlüğünü yürüten Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Hasan Basri Bülbül, teorik eğitimin ardından öğrencilerin uluslararası yargı sistemlerinin işleyişini doğrudan gözlemlemesini amaçladıklarını söyledi. Ziyaret programının, UAD'de görülen önemli bir duruşmaya katılım imkânı sağlayacak biçimde planlandığını aktardı.
Bülbül'ün verdiği bilgiye göre öğrenciler, Almanya'nın Filistin'de yaşanan soykırıma destek verdiği iddiasıyla Nikaragua'nın açtığı davada ilk itirazların ele alındığı duruşmayı izledi. Mahkemenin dinleyici bölümüne dünyadan yalnızca 15 kişiyi, “Dinleyici locasına ilk gelen girer” kuralıyla kabul ettiğini ve önceden yer ayırtma olanağı bulunmadığını belirten Bülbül, öğrencilerin saat 10.00'da başlayacak duruşmaya girebilmek için sabah 05.00'te kalkarak mahkeme önünde sıra beklediğini anlattı. Heyet üyeleri, 3-4 gün boyunca gruplar hâlinde sırayla içeri girip davayı takip etti.
Lahey'deki UCM'de Sudan İç Savaşı sırasında işlendiği öne sürülen suçlara ilişkin yargılamanın da izlendiğini kaydeden Bülbül, amaçlarının yalnızca mahkeme binalarını gezip genel bilgi edinmek olmadığını vurguladı. Öğrencilerin mahkeme süreçlerini gerçekten tecrübe etmesini istediklerini belirten Bülbül, Kosova'nın eski Cumhurbaşkanı Haşim Taçi'nin yargılandığı önemli davanın son duruşmalarının da takip edildiğini söyledi. Bu deneyimlerin öğrencilerin uluslararası yargı mekanizmaları ve adalet sisteminin işleyişi hakkında fikir edinmesine katkı sağladığını ifade etti.
Öğrenciler deneyimin mesleki hedeflerine katkı sunduğunu anlattı
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Ahmet Doruk Akbaş, projenin Türkiye'nin uluslararası kurumlardaki temsilini artırma amacıyla örtüştüğünü dile getirdi. Akbaş, katılımcıların uluslararası yargı organlarında, savunma mekanizmalarında ve örgütlerde görev alabilmelerine, ayrıca bu alanlarda kariyer kurmalarına yardımcı olacak eğitim, fırsat ve deneyimler kazandığını söyledi.
Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Yuşa Özölçer, 12 haftalık eğitim sırasında ders aldıkları Jose Argüello Gomez'i UAD'de Nikaragua adına savunma yaparken görmenin kendisini çok etkilediğini belirtti. Türkiye'de eğitim almış hukukçuların yurt dışındaki temsil oranının düşük olduğuna dikkati çeken Özölçer, uluslararası kurumları yerinde görmenin kendilerine ilham verdiğini ve gelecekte benzer görevlere ulaşabileceklerine ilişkin inançlarını güçlendirdiğini kaydetti.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Mehmet Eren Kozalı, eğitimin etkileşimli yönünün öne çıktığını söyledi. Uluslararası kurumların sanıldığı kadar uzak ve erişilmez olmadığını fark ettiklerini belirten Kozalı, sürecin kendileri için ulaşılabilir hâle geldiğini ve UAD'de tarafların yürüttüğü savunmaların öğretici olduğunu ifade etti.
Katılımcılar mahkeme ziyaretlerini unutulmaz buldu
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan ve Londra Üniversitesinde uluslararası hukuk alanında yüksek lisans yapan Nurefşan Akbaş, projenin temellerinin atıldığı 2021'de programa katılan ilk öğrenciler arasında bulunduğunu söyledi. Geziyi o dönemde bir hayal olarak gördüklerini belirten Akbaş, yıllar sonra gerçekleşmesinin kendisini mutlu ettiğini anlattı. Derslerde öğrendikleri mahkemeleri ziyaret etmenin ve özellikle Nikaragua-Almanya duruşmasına katılmanın, uluslararası hukuk alanında ilerlemek isteyen biri olarak kendisi için çok değerli olduğunu kaydetti.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde yüksek lisans eğitimini sürdüren Muhammed Yusuf Kaba ise etkinliğin yalnızca hukuki içerikle sınırlı kalmadığını, kültür ve sanat yönünden de kapsamlı geçtiğini ifade etti. Şehirler ve ziyaret edilen kurumlar hakkında otobüs yolculuklarında birbirlerine sunum yaptıklarını belirten Kaba, programı doyurucu bir etkinlik olarak değerlendirdi.



Yorumlar 0