Haberin öne çıkan noktaları
- Türkiye’de kadınların tütün ve tütün ürünü kullanım oranı 2008-2025 döneminde yüzde 15,2’den yüzde 20,6’ya yükselirken, erkeklerde oran yüzde 47,9’dan yüzde 46’ya indi. Aynı süreçte toplam tütün kullanım oranı yüzde 31,2’den yüzde 33,2’ye çıktı.
Türkiye’de tütün kullanımında kadınlar ile erkekler arasındaki fark son 17 yılda daraldı. 2008-2025 döneminde kadınlarda tütün ve tütün ürünü kullanımı yüzde 15,2’den yüzde 20,6’ya yükselirken, erkeklerdeki oran yüzde 47,9’dan yüzde 46’ya geriledi. Böylece kadınların tütün kullanımında yüzde 35’lik artış yaşandı. Toplam kullanım oranı da 2008’deki yüzde 31,2 seviyesinden 2025’te yüzde 33,2’ye çıktı.
Sağlık Bakanlığı ve TÜİK verileri tabloyu ortaya koydu
Tütün kullanımının yıllar içindeki seyrine ilişkin veriler, Sağlık Bakanlığı çalışmaları ile Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2025 Türkiye Sağlık Araştırması sonuçları birlikte değerlendirilerek ortaya kondu. Buna göre 15 yaş ve üzerindeki nüfusta tütün ürünü kullanımı erkeklerde yüzde 46, kadınlarda ise yüzde 20,6 olarak hesaplandı.
Erkeklerde kullanım oranı yıllar içinde dalgalı bir görünüm sergiledi. Bu oran 2012’de yüzde 41,5, 2014’te ise yüzde 47,4 olarak kayıtlara geçti. 2008’de yüzde 47,9 olan erkeklerdeki kullanım oranı 2025’te yüzde 46’ya düşerken, kadınlarda aynı dönemde yüzde 15,2’den yüzde 20,6’ya yükseldi.
Tütün kullanımı ciddi hastalık ve ölüm yükü oluşturuyor
Tütün kullanımı, dünya genelindeki kronik hastalıkların yaklaşık yüzde 25’iyle ilişkilendiriliyor. Akciğer kanserlerinin ise yüzde 90’ından tütün kullanımının sorumlu olduğu belirtiliyor. Her yıl dünya genelinde yaklaşık 7 milyon kişi tütün nedeniyle yaşamını yitiriyor; bu ölümlerin 1,6 milyonu pasif etkilenimden kaynaklanıyor.
Türkiye’de tütün kullanımına bağlı olarak her yıl yaklaşık 125 bin kişi hayatını kaybediyor. Bu sayının yaklaşık 25 binini, tütün dumanına maruz kalma sonucu gerçekleşen pasif etkilenim kaynaklı ölümler oluşturuyor.
Türkiye, erkeklerde akciğer kanseri görülme sıklığı ve bu hastalığa bağlı ölümler bakımından dünyada ilk sırada yer alıyor. 2024 verilerine göre tüm ölümlerin yüzde 67,3’ü; dolaşım sistemi, tümör ve solunum sistemi hastalıkları gibi sigarayla doğrudan ilişkili hastalıklardan kaynaklandı.
Tütün dumanının etkisi yalnızca ürün kullanan kişilerle sınırlı kalmıyor. Aynı ortamda bulunan çocuklar, gençler, aile bireyleri ve çalışanlar da pasif etkilenim nedeniyle risk altında bulunuyor. Bu maruziyetin başta kalp ve damar hastalıkları, solunum sistemi rahatsızlıkları ve akciğer kanseri olmak üzere ciddi sağlık sorunlarıyla bağlantılı olduğu ifade ediliyor.
Sağlık Bakanlığının timleri bir milyondan fazla kişiye ulaştı
Sağlık Bakanlığı, tütün kullanımını azaltmak ve vatandaşları sigarayı bırakmaya teşvik etmek amacıyla tüm il ve ilçelerde Tütünle Mücadele Timleri ile Mobil Sigara Bırakma Polikliniklerini faaliyete geçirdi. Bu birimlerin çalışmaları; tütünle mücadeleyi güçlendirmeyi, toplumsal farkındalık oluşturmayı ve sigarayı bırakmak isteyenleri hekimlerle buluşturmayı hedefliyor.
1 Eylül 2025’ten itibaren oluşturulan Tütünle Mücadele Timleri, bugüne kadar 1 milyondan fazla vatandaşa ulaştı. Ekipler, görüşmeler sırasında özellikle tütün dumanına pasif maruz kalmanın zararları konusunda bilgilendirme yaptı. Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara ise Mobil Sigara Bırakma Polikliniklerinde danışmanlık hizmeti verildi.
Dumansız Hava Sahası için iller arası denetim dönemi
Toplumun tamamını, özellikle de tütün ürünü kullanmayan kişileri korumayı amaçlayan Dumansız Hava Sahası uygulaması kapsamında rehberlik, bilgilendirme, farkındalık ve denetim faaliyetleri sürdürülüyor. Denetimlerin daha etkili yürütülmesi ve uygulamalarda ortak bir standardın sağlanması için iller arasındaki işbirliği artırıldı.
Bu kapsamda iller arasında çapraz denetimler başlatıldı. Sahadaki ekipler vatandaşlara pasif etkilenimin yol açabileceği zararları ve dumansız ortamların sağlık açısından önemini anlatıyor. Vatandaşlardan gelen bildirimler de tütün denetim ekipleri tarafından değerlendirilerek gerekli müdahaleler gerçekleştiriliyor.
Çocuklar ve gençler için koruyucu eğitimler yürütülüyor
2024-2028 Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nda çocukların ve gençlerin tütün ürünleri kullanımından korunması ile bu ürünlere erişimlerinin engellenmesi ayrı bir başlık olarak yer alıyor. Bu hedef doğrultusunda öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik koruyucu ve önleyici eğitim programları uygulanıyor.
Eğitim çalışmaları Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Yeşilay Cemiyeti, Sağlık Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversiteler ile Gençlik ve Spor Bakanlığının işbirliğiyle yürütülüyor. Kurumlar arasındaki ortak çalışmalarla çocukların ve gençlerin tütün ürünlerinden uzak tutulması, tütün kullanımına karşı bilinçlerinin artırılması ve ürünlere ulaşmalarının zorlaştırılması amaçlanıyor.
Üniversitelerde “Dumansız Kampüs” uygulaması hazırlanıyor
Türkiye Yeşilay Cemiyeti ile YÖK işbirliğinde, üniversitelerde ulusal ölçekte uygulanması planlanan “Dumansız Kampüs” modeli için kriter seti, uygulama esasları ve rehber hazırlandı. Çalışmayla üniversite kampüslerinde tütünle mücadeleye ilişkin ortak bir çerçeve oluşturulması hedefleniyor.
Uygulama kapsamında üniversitelerde sigarayı bırakma hizmetlerinin sunulması, açık ve kapalı alanlarda tütün ürünü kullanım bölgelerinin sınırlandırılması ve tütün ürünlerinin görünürlüğünün azaltılması planlanıyor. Bu adımlarla tütün endüstrisinin hedef kitlesi içinde bulunan gençleri korumaya yönelik uygulamaların güçlendirilmesi amaçlanıyor.



Yorumlar 0