Haberin öne çıkan noktaları
- Ukrayna, Rus saldırıları nedeniyle sınır geçişlerinde güvenlik riski ve ihracat aksamaları yaşarken tahıl taşıyan kamyonların gümrük kontrollerini Polonya ve Slovakya’da yapmayı görüşüyor. Henüz karara bağlanmayan plan, eylülde ihtiyaç duyulan ihracat hacminin yalnızca yüzde 46’sına ulaşılmasının ardından gündeme geldi.
Rusya’nın limanları, sınır geçişlerini ve ulaşım altyapısını hedef alan saldırıları, Ukrayna’nın tarım ürünlerini dış pazarlara ulaştırmasını güçleştiriyor. Deniz yolundaki aksamaları kara taşımacılığıyla aşmaya çalışan Kiev yönetimi, tahıl taşıyan kamyonların gümrük işlemlerini Avrupa Birliği (AB) topraklarında yapabilmek için Polonya ve Slovakya ile görüşüyor.
23 Ekim’de gündeme gelen öneri, yalnızca gümrük kuyruklarını azaltmayı değil, saldırı riski altındaki sınır bölgelerinde bekleyen araçların güvenliğini artırmayı da hedefliyor. Rus insansız hava araçlarının sınır geçişleri ile ulaşım altyapısına yönelik saldırıları, ihracat yükü taşıyan kamyonların uzun süre sırada kaldığı alanlardaki tehlikeyi büyütüyor.
Gümrük kontrolleri Polonya ve Slovakya’da yapılabilir
Üzerinde çalışılan plana göre tahıl ve diğer tarım ürünlerini taşıyan araçlar, sınır kapılarında uzun süre beklemek yerine işlemlerini Polonya veya Slovakya’da belirlenecek noktalarda tamamlayabilecek. Böylece gümrük kontrolü için oluşan kuyrukların saldırı tehdidinin bulunduğu Ukrayna sınırında birikmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Planın hayata geçmesi için Kiev’in komşu ülkelerle ortak denetim, gümrük ve güvenlik yöntemlerinde uzlaşması gerekiyor. Ukrayna, daha önce Moldova’yla uyguladığı ortak sınır kontrolünü benzer bir model için örnek alıyor. Ancak Polonya ve Slovakya’yla görüşülen düzenleme henüz kesinleşmiş bir anlaşma ya da yürürlüğe girmiş bir gümrük kararı değil.
Bu nedenle planın sevkiyat kapasitesine ne ölçüde katkı sunacağı; kontrol noktaları, uygulama alanları ve işlemlerin nasıl yürütüleceği belirlendikten sonra anlaşılabilecek. Gümrük işlemlerinin AB’ye taşınması, tek başına sınırdaki sorunların tamamen çözüleceği anlamına gelmiyor.
İhracattaki baskının boyutu eylül verilerinde de görüldü. Ukrayna, ay boyunca 2,4 milyon ton tarım ürünü ihraç etti; bu miktar, ihtiyaç duyulan potansiyel ihracat hacminin yüzde 46’sında kaldı. Toplam sevkiyatın 1,4 milyon tonunu tahıllar, 444 bin tonunu yağlı tohumlar, 311 bin tonunu bitkisel yağlar ve 280 bin tonunu küspe oluşturdu.
Ürünlerin taşındığı güzergâhlar, limanlardaki aksamanın etkisini ortaya koydu. Eylül ayında 1,3 milyon ton tarım ürünü Tuna limanlarından, 993 bin ton demir yoluyla, yaklaşık 120 bin ton ise kara yoluyla ihraç edildi. Kara taşımacılığının toplam içindeki payı yalnızca yüzde 5 oldu. Bu nedenle kamyonlar için gümrük işlemlerinin hızlandırılması yarar sağlayabilecek olsa da deniz taşımacılığında kaybedilen kapasiteyi tek başına karşılayamayabilir.
İhracat altyapısına yönelik saldırıların Ukrayna’ya günlük yaklaşık 60 milyon euro gelir kaybettirdiği belirtiliyor. Bu tutar yalnızca tahıl satışlarından kaynaklanan kaybı değil, saldırılardan etkilenen daha geniş ihracat faaliyetlerini kapsıyor. Limanlar, ticari gemiler ve kara sınırları üzerindeki baskı, tarımsal üretimin ülkeye sağlayabileceği döviz gelirini de azaltıyor.
Sevkiyatın yavaşlaması, ürününü satmakta zorlanan çiftçilerin üzerindeki yükü artırıyor. Depolama alanlarının dolması, nakliye sürelerinin uzaması ve navlun giderlerinin yükselmesi, üreticilerin yeni ekim dönemi için gereken finansmana ulaşmasını güçleştirebiliyor. Ukrayna’nın AB’den alternatif güzergâhlara yönelik mali destek istemesinde bu ek maliyetler de etkili.
Kiev yönetimi, lojistik giderlerinin karşılanmasına katkı sunması amacıyla AB’den en az 1,1 milyar euro destek talep etti. Öneride, ton başına yaklaşık 50 euroluk ilave taşıma maliyetinin telafi edilmesi öngörülüyor. Ukrayna, bu mekanizmanın yaklaşık 20 milyon ton daha fazla tarım ürününün dünya pazarlarına ulaştırılmasına yardımcı olabileceğini değerlendiriyor.
AB’nin 2022’den bu yana oluşturduğu dayanışma koridorları, Ukrayna ihracatının kara yolu, demir yolu ve iç su yolları üzerinden sürdürülmesine yardımcı oluyor. Avrupa Komisyonunun ekim ayında duyurduğu verilere göre, Mayıs 2022’den itibaren bu güzergâhlardan yaklaşık 108 milyon ton Ukrayna tarım ürünü taşındı. Bununla birlikte alternatif rotaların maliyeti ve taşıma kapasitesi, Karadeniz limanlarının tamamen kullanılabildiği bir sistemle aynı değil.
Gümrük planının önündeki meseleler teknik konularla sınırlı kalmıyor. Polonya ve Slovakya, yerli üreticilerini korumak amacıyla Ukrayna’dan bazı tarım ürünlerinin ithalatını kısıtlıyor. Macaristan’da da benzer sınırlamalar bulunması, Ukrayna ürünlerinin Avrupa pazarında satılmasıyla AB üzerinden üçüncü ülkelere transit taşınması arasındaki farkı önemli hale getiriyor.
Kontrollerin AB ülkelerinde yapılması, Ukrayna tahılının bu ülkelerde serbestçe satılmasına otomatik olarak izin verileceği anlamına gelmiyor. Transit yüklerin denetlenmesi ve mühürlenmesinin yanı sıra varış noktalarının takip edilmesi için de kurallar belirlenmesi gerekecek. Müzakerelerde güvenlik ihtiyacı ile üye ülkelerin tarım politikaları arasında kurulacak denge belirleyici olacak.
Ukrayna’daki sevkiyat sorunları, Karadeniz tarım ticaretinin önemli aktörlerinden Türkiye’de de izleniyor. Türkiye, ithal ettiği buğdayın bir bölümünü un, makarna ve diğer işlenmiş ürünlerin üretiminde kullanarak yeniden ihraç ediyor. Mısır, yağlı tohumlar ve yem hammaddelerinde de Karadeniz bölgesindeki arz ile taşıma maliyetleri önem taşıyor.
Ancak Ukrayna ihracatındaki her aksamanın Türkiye’de ekmek veya un fiyatlarını aynı ölçüde yükselteceği söylenemez. Yerli üretim, farklı ülkelerden yapılan ithalat, stoklar ve uluslararası tahıl fiyatları da fiyatların belirlenmesinde rol oynuyor. Ukrayna’dan sevkiyatın uzun süre kısıtlı kalması, alternatif tedarik arayışlarını artırarak taşıma giderleri ve bazı tarımsal hammaddelerin fiyatları üzerinde dolaylı baskı yaratabilir.
Ukrayna, dünya tahıl ve bitkisel yağ ticaretinin önemli üreticileri arasında yer alıyor. Bu nedenle ihracatındaki aksamalar, Avrupa sınırlarındaki bir lojistik sorundan ibaret değil. Özellikle ithal tahıla bağımlı Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkeleri, teslimatların gecikmesi ve taşıma maliyetlerinin yükselmesiyle ek yükle karşılaşabilir.
Kiev yönetiminin önceliği, mevcut ürünleri daha güvenli biçimde ihraç etmek ve gelecek üretim dönemine taşınabilecek stok birikimini sınırlamak. Polonya ve Slovakya’yla yürütülen görüşmelerin sonucu, kara sınırlarındaki darboğazın ne ölçüde hafifleyebileceğini gösterecek. Kalıcı çözümde ise Karadeniz limanlarının güvenli ve düzenli çalışabilmesi önemini koruyor.



Yorumlar 0