YKS tercih dönemi yaklaşırken uzmanlar, üniversite tercihlerinin yalnızca başarı sıralaması ve puana göre şekillenmediğine dikkat çekiyor.

Psikolojik etkenler,ekonomik belirsizliklerle artan eğitim maliyetleri, aile beklentileri, gelecek kaygısı ve sosyal çevrenin etkisi adayların kararlarını etkileyebiliyor, resmi kurumlar da bilinçli tercih için objektif ve dikkatli tercihin önemini vurguluyor.

TERCİHLERDE PUAN KADAR PSİKOLOJİK ETKENLER DE BELİRLEYİCİ

Üniversite tercih süreci, milyonlarca aday için yalnızca akademik değil aynı zamanda psikolojik bir karar süreci olarak öne çıkıyor.

Öğrenciler tercih listelerini oluştururken başarı sıralaması ve meslek tercihlerinin yanı sıra gelecek kaygısı, aile beklentileri, çevresel baskılar, ekonomik koşulların yarattığı baskı ve başarısız olma korkusu gibi psikolojik faktörlerden de etkileniyor.

AKADEMİK ARAŞTIRMALAR: TERCİHLERDE AİLE VE KAYGI BELİRLEYİCİ OLABİLİYOR

Adayların tercih kararlarında aileler, öğretmenler ve sosyal çevre önemli rol oynayabiliyor.

2023 yılında yayımlanan Üniversite "Tercih Süreçlerini Etkileyen Faktörler Bağlamında Ebeveynlik Tarzı ve Bilinçli Farkındalık İlişkisi: Üniversite Öğrencileri Üzerine Bir Araştırma" adlı araştırmada, üniversite tercih sürecinde ebeveynlerin tutumu ve sosyoekonomik koşulların meslek ve bölüm seçiminde etkili olduğu görüldü.

Araştırmada, kariyer planlaması bireysel bir karar gibi görünse de aile ve çevrenin yönlendirmelerinden önemli ölçüde etkilendiği ifade edildi.

KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Aile baskısıyla yapılan tercihlerin ilerleyen yıllarda bölüm memnuniyetsizliği, motivasyon kaybı ve okul bırakma riskini artırabileceğine dikkat çekiliyor.

Bu nedenle uzmanlar, öğrencilerin kendi ilgi, yetenek ve kariyer hedefleri doğrultusunda tercih yapmasının uzun vadede daha sağlıklı sonuçlar doğurduğunu belirtiyor.

MEB: KARARI ÖĞRENCİ VERMELİ

Millî Eğitim Bakanlığı'nın YKS Tercih Süreci Veli Kılavuzu'nda ailelere önemli uyarılar yer aldı.

Kılavuzda velilerin kendi beklentileri doğrultusunda yönlendirme yapmak yerine öğrencilerin ilgi, yetenek ve hedeflerini dikkate alan destekleyici bir tutum sergilemeleri gerektiği belirtildi.

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan YKS Tercih Süreci Veli Kılavuzu da tercih döneminin öğrenciler üzerinde önemli düzeyde stres oluşturabileceğini ortaya koyuyor.

Kılavuzda ailelerin destekleyici tutum sergilemesi, öğrencilerin kendi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda karar vermesine fırsat tanınması gerektiği vurgulanıyor.

Ayrıca MEB Türkiye genelinde 81 ilde 19 bin 566 âdet ücretsiz Üniversite Tercih Danışmanlığı Birimi oluşturdu.

Bakanlık, adayların tercih dönemini profesyonel tercih danışmanlığıyla hem akademik hem psikolojik olarak sağlıklı bir şekilde tamamlamasını desteklemeyi hedefliyor.

TÜİK VERİLERİ GELECEK KAYGISINA İŞARET EDİYOR

Üniversite tercihlerinde psikolojik etkenlerin temelinde ekonomik beklentiler ve gelecek kaygısı önemli yer tutuyor.

Tercih dönemindeki psikolojik baskı yalnızca aile kaynaklı değil, ekonomik beklentiler ve gelecek kaygısı da karar sürecini önemli ölçüde etkiliyor.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yayımladığı 2025 Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre Türkiye'de bireylerin en önemli sorunları arasında hayat pahalılığı, eğitim ve istihdam öne çıkıyor.

ÜNİVERSİTE MEZUNLARININ İSTİHDAM VERİLERİ TERCİHLERİ ETKİLİYOR

TÜİK'in Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri verilerine göre bazı lisans programlarının mezunları kısa sürede yüksek istihdam oranına ulaşırken bazı alanlarda mezunların işe geçiş süresi daha uzun olabiliyor.

Bu veriler ışığında üniversite adayları yalnızca ilgi duydukları bölümleri değil, mezuniyet sonrasında iş bulma ihtimali yüksek görülen programları tercih ediyor.

Böylece tercih süreci, akademik bir seçim olmanın ötesinde psikolojik ve ekonomik bir karar mekanizmasına dönüşebiliyor.

Eğitim uzmanları, yalnızca istihdam oranına odaklanmanın doğru bir tercih stratejisi olmadığını belirtiyor. İlgi ve yetenekleri göz ardı edilerek yapılan bölüm seçimlerinin ilerleyen yıllarda akademik başarısızlık, motivasyon kaybı ve bölüm değiştirme isteğini artırabileceği ifade ediliyor.

VERİYE DAYALI TERCİH STRESİ AZALTABİLİR

Tercih dönemindeki belirsizlik, adayların kaygı düzeyini arttıran etkenlerden biri oluyor.

Bu nedenle tercihlerin yalnızca kulaktan dolma bilgilerle değil, resmi verileri dikkate alarak yapılması büyük önem taşıyor.

YÖK tarafından geliştirilen YÖK Atlas sistemi; bölümlerin başarı sıralamaları, kontenjanlar, yerleşme istatistikleri ve mezuniyet verileriyle adayların daha bilinçli tercih yapmasına yardımcı oluyor.

UZMANLAR: TERCİH BİR YARIŞ DEĞİL, KİŞİSEL BİR KARAR

Tercih döneminde adayların sosyal medya paylaşımları, aile baskısı, anlık artan istihdam oranı yani popülerlikle hareket etmek yerine kendi ilgi alanlarını, akademik ve kariyer hedeflerini dikkate almaları gerektiğini ifade ediyor.

İstihdam olanaklarının da göz önünde bulundurulması büyük önem arz ediyor ancak tercih yaparken istihdam imkânı uzun vadede düşünülmeli ve aday ilgi alanlarını, akademik ve kariyer hedeflerini göz ardı etmemeli.

Doğru tercih, yalnızca yüksek puanlı bir programa yerleşmek değil; öğrencinin kendisini geliştirebileceği, mutlu olabileceği ve uzun vadede sürdürülebilir bir kariyer oluşturabileceği bölümü seçebilmesi anlamına geliyor.