Araştırmalar Türkiye'de gençlerin geleceğe ilişkin umutlarının zayıfladığına işaret ediyor. Verilere göre temelde eğitim ve iş gücü piyasasının değişen beklentileri arasındaki kopukluk, ekonomik ve geleceğe ilişkin belirsizlikler gençlerin yaşam beklentilerini olumsuz yönde etkiliyor.
ARAŞTIRMALAR NE DİYOR?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki İSPER AŞ koordinasyonunda Bölgesel İstihdam Ofisi (BİO), İstanbul Planlama Ajansı (İPA) ve Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi'nin (BETAM) hazırladığı "İstanbul Genç İşgücü Piyasası" araştırmasında 18-29 yaş grubunda genç işsizliğinin yüksek seyrini koruduğu, üniversite mezunlarının önemli bir bölümünün ise eğitimini aldığı alan dışında çalıştığı belirtildi.
BETAM Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, genç işsizliğinin yalnızca ekonomik dalgalanmaların sonucu olmadığını, eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki uyumsuzluğun önemli bir sorun haline geldiğini dile getirdi.
İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin TÜBİTAK destekli "Türkiye'de NEET (Ne Eğitimde Ne İstihdamda Ne Yetiştirmede) Gençler: Profil ve İyi Olma Hali Araştırması" araştırması ise eğitimde ve istihdamda olmayan gençlerin yalnızca ekonomik değil, psikolojik ve sosyal açıdan da kırılgan bir grup olduğunu ortaya koydu.
Araştırma; gençlerin maddi durum, eğitim, sağlık, psikolojik, aile ilişkileri, siyasal katılım ve kurumlara duydukları güven gibi birçok başlıkta gelecek kaygısı yaşadığını gösterdi.
Araştırma gençlerin umutsuzluğunda yalnızca işsizlik değil, geleceğe karşı belirsizlik ve güvencesizliğin de etkili olduğunu vurguladı.
EĞİTİM ARTIK TEK BAŞINA GÜVENCE VERMİYOR
Araştırmalar, gençlerin büyük bölümünün üniversite diplomasını artık istihdam garantisi olarak görmediğini ortaya koyuyor.
Haberin öne çıkan noktaları
- İşverenlerin deneyim beklentisi, mezun sayısındaki artış, eğitimle iş gücü piyasasının beklentileri arasındaki uyumsuzluk gibi pek çok neden çalışma hayatına geçişi zorlaştırıyor.
TÜİK'in 2024 Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri raporuna göre lisans mezunlarında ortalama ilk iş bulma süresi 14,4 ay, ön lisans mezunlarında 16,0 ay oldu.
Ayrıca verilere göre lisans mezunlarının öğrenim gördükleri eğitim ve öğretim alanı ile uyumlu bir meslek grubunda çalışma oranı 2023 yılında yüzde 55,6 iken, 2024 yılında yüzde 56,1'e, ön lisans mezunlarında 2023 yılında yüzde 51,5 iken, 2024 yılında yüzde 51,0'a düştü.
Haberin öne çıkan noktaları
- Uzun yıllar boyunca alınan eğitimin sonucunda aylar süren iş arama serüveni, alanında iş bulmanın zorluğu, çalışma şartları gibi birçok neden gençlerde umutsuzluğa neden oluyor.
BETAM Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel'e göre çözüm, eğitim programlarını iş gücü piyasasının ihtiyaçlarıyla daha uyumlu hale getirmek, staj ve mesleki deneyim imkanlarını güçlendirmekten geçiyor.
EKONOMİK BELİRSİZLİK VE GÜVEN DUYGUSU DA ETKİLİ OLUYOR
Gençler artan yaşam ve eğitim maliyetleri, yüksek kira fiyatları, düşük başlangıç ücretleri, çalışma şartları ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle uzun süren eğitim hayatı ve uzun vadeli kariyer planlarından kaçınıyor.
BETAM raporu da yükseköğretim seviyesinin nitelikli işi garanti etmediğine dikkat çekerek, özellikle gençlerin güvenceli ve nitelikli istihdama erişiminde önemli sorunlar bulunduğunu ortaya koyuyor.
Bilgi Üniversitesi'nin raporu da gençlerin yalnızca ekonomik nedenlerle değil, fırsat eşitliği ve geleceğe ilişkin öngörü eksikliği nedeniyle de umutsuzluk yaşadığını dile getiriyor.
Araştırmacılar; istihdam olanaklarının, iş gücü piyasasının değişen beklentilerinin, eğitimden çalışma hayatına geçişte yaşanan belirsizliklerin, gençleri olumsuz etkileyebildiğini belirtiyor.
DÜNYADA DA BENZER BİR TABLO VAR
Gençlerin geleceğe ilişkin kaygıları küresel ölçekte de dikkat çekiyor.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre dünya genelinde yüz milyonlarca genç ne eğitimde ne istihdamda yer alıyor.
OECD ise yüksek yaşam maliyetleri, ekonomik belirsizlik ve olumsuz çalışma koşullarının gençlerin yaşam memnuniyetini olumsuz etkilediğini belirtiyor.
UNICEF de ekonomik krizler, toplumsal eşitsizlikler ve ruh sağlığı sorunlarının gençlerin psikolojisi üzerinde giderek daha da belirleyici hale geldiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle
Haberin öne çıkan noktaları
- gençlere yönelik politikaların yalnızca istihdamı değil, eğitim, ruh sağlığı ve sosyal katılımı da kapsaması gerektiği vurgulanıyor.


