Haberin öne çıkan noktaları
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, ziynet alacağının boşanma kararının ferisi değil, mal varlığına ilişkin bağımsız bir alacak olduğuna hükmetti. Buna göre altınların iadesi ve bu alacağa bağlı yargılama giderleri için boşanmanın kesinleşmesi beklenmeden icra takibi başlatılabilecek.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, boşanma sürecindeki eşler arasında sıkça uyuşmazlık konusu olan düğün takılarının icrasına ilişkin kararını verdi. Daire, ziynet alacağının tarafların ailevi ya da kişisel statüsünü değiştirmediğini, doğrudan mal varlıklarını ilgilendiren bağımsız bir alacak niteliği taşıdığını belirterek istinaf kararını onadı.
Kararla birlikte, ziynet eşyalarının iadesine hükmeden mahkeme kararının uygulanması için boşanma davasının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmeyecek. İade kararı verildiğinde, altınlar ve bu alacağa bağlı yargılama gideri ile vekalet ücreti için ilamlı icra takibine başvurulabilecek.
Ziynet alacağı davasında süreç nasıl ilerledi?
Uzun yıllar süren evliliklerini sona erdirme kararı alan bir çift, düğünde takılan altınların kime ait olduğu ve nasıl paylaşılacağı konusunda anlaşmazlık yaşadı. Uyuşmazlık mahkemeye taşındı. Davaya bakan 1. Aile Mahkemesi, 2025/17 K. sayılı ilamında ziynet alacağının kadına iadesine karar verdi.
Karar çıkmasına rağmen altınlarını alamayan kadın, eski eşi hakkında yasal yollara başvurdu ve icra takibi başlattı. Bunun üzerine icra işlemiyle karşı karşıya kalan eski koca, İcra Hukuk Mahkemesi’ne şikayette bulunarak takibin durdurulmasını istedi.
Erkek, itirazında boşanma davasının henüz kesinleşmediğini ileri sürdü. Boşanma hükmüne bağlı feri nitelikteki alacakların karar kesinleşmeden talep edilemeyeceğini savunarak icra takibinin tümüyle iptalini talep etti. İcra Hukuk Mahkemesi ise şikayeti yerinde görmedi ve borçlu erkeğin başvurusunu reddetti.
Bu sonucun ardından davacı erkek dosyayı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, takibin dayanağının 1. Aile Mahkemesinin ziynetlerin iadesiyle birlikte vekalet ücreti ve yargılama giderlerini de içeren kararı olduğunu tespit etti. Daire, başvurunun süresiz şikayet kapsamında incelenmesi gerektiğini de belirtti.
Mahkemelerin değerlendirmesi ve kararın etkisi
İstinaf incelemesinde, aile ve şahıs hukukuna ilişkin hükümlerin kural olarak kesinleşmeden icraya konulamayacağı hatırlatıldı. Boşanma kararının eki niteliğindeki tazminat, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de aynı kurala tabi olduğu ifade edildi. Ancak mahkeme, boşanma davasıyla birlikte karara bağlansa bile ziynet alacağının bu kapsama girmediği sonucuna vardı.
Bölge Adliye Mahkemesi, ziynet alacağı hükmünün tarafların kişisel veya ailevi durumunda değişiklik yaratmadığını, yalnızca mal varlıklarını etkilediğini değerlendirdi. Bu nedenle söz konusu hükmün boşanma kararının ferisi olmadığı ve diğer eda kararları gibi kesinleşmeden icra edilebileceği belirtildi. Somut dosyada da ziynet iadesine ve bu başlık altında hükmedilen yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin takibin, boşanma davası sürüyor olsa da başlatılabileceği kaydedildi. Davacının takibin durdurulması yönündeki talebinin reddedilmesi bu gerekçeyle uygun bulundu.
İstinafta istediği sonucu alamayan eski koca, kararı temyiz ederek Yargıtay’a başvurdu. Dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını hukuka uygun buldu ve onadı.
Yargıtay, düğün takılarına ilişkin alacağın tarafların medeni ya da ailevi statüsünü değiştirmediğini, kişilerin mal varlığını etkileyen bağımsız bir eda ilamı olduğunu vurguladı. Böylece boşanma davası kesinleşmeden ziynetlerin iadesi için ilamlı icra takibi yapılabileceği hükme bağlandı. Ziynet alacağına bağlı yargılama gideri ve avukatlık vekalet ücretinin de aynı kapsamda, karar kesinleşmeden icraya konulabileceği belirtildi.


