Haberin öne çıkan noktaları
- Yemen’de İran destekli Husiler, Kızıldeniz kıyısındaki stratejik Mocha kentinin kontrolünü sağladıklarını ve Babülmendep Boğazı’na yaklaştıklarını duyurdu. İddianın doğrulanması halinde Husiler, Yemen’in Kızıldeniz kıyılarının büyük bölümünü kontrol ederek hükümet güçlerinin ikmal hatlarını kesme fırsatı elde edecek.
Yemen’de İran destekli Husi milisleri ile Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Yemen hükümeti arasındaki çatışmalar, ülkenin kuzey, batı ve orta kesimlerinde yoğunlaşarak devam ediyor. Taraflar arasındaki mücadele, Kızıldeniz’e uzanan stratejik bölgeler ve hükümet güçlerinin kullandığı ikmal güzergâhları üzerinde belirleyici olmaya başladı.
Çatışmaların merkezindeki Mocha kenti, Yemen’in Kızıldeniz kıyısında ve uluslararası deniz ticareti açısından kritik öneme sahip Babülmendep Boğazı’nın yakınında bulunuyor. Husiler, kentin kontrolünü ele geçirdiklerini ve boğaza doğru ilerlediklerini açıkladı. Uluslararası alanda tanınan Yemen hükümeti ise bu iddiayla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.
Mocha ve Babülmendep neden önemli?
Mocha’nın Husilerin eline geçtiği yönündeki iddia doğrulanırsa, örgüt Yemen’in Kızıldeniz kıyılarının neredeyse tamamında hâkimiyet kurmuş olacak. Bu tablo, Babülmendep Boğazı üzerindeki baskıyı artırırken Husilere boğazdan geçen gemilerin hareketini engelleme konusunda önemli bir avantaj sağlayabilir.
Mocha’nın kontrolü, yalnızca deniz ulaşımı bakımından değil, Yemen’in güneyinde hükümetin elinde bulunan bölgelere yönelik kara bağlantıları açısından da önem taşıyor. Husiler, kenti ele geçirerek hükümet güçlerinin kullandığı üç ana ikmal hattını kesme imkânına kavuşabilir. Böylece hükümet kontrolündeki bölgelerin lojistik açıdan daha fazla baskı altına alınması bekleniyor.
Husilerin hedefindeki ikmal güzergâhları
İran’la ittifak hâlindeki Husilerin, Suudi Arabistan tarafından desteklenen hükümete karşı yürüttüğü operasyonun temel hedeflerinden biri Mocha’yı ele geçirmekti. Örgüt, bu hamleyle uluslararası ticaret bakımından kritik bir deniz geçişi olan Babülmendep Boğazı boyunca daha geniş bir kontrol alanı oluşturmayı amaçladı.
Operasyonun bir diğer hedefi ise Yemen hükümetinin kullandığı tedarik yollarını devre dışı bırakmak oldu. Bu kapsamda Mocha ile Taiz’i birbirine bağlayan yol, Mocha’dan güneye uzanarak hükümet güçlerine malzeme taşıyan güzergâhlar ve batı kıyısında Husi karşıtı gruplar için önemli bir lojistik merkez konumundaki Mocha Limanı’ndan geçen ikmal hatları öne çıktı.
Mocha Limanı’nın kontrol edilmesi, hükümet yanlısı güçlerin deniz yoluyla malzeme ve silah temin etmesini de zorlaştırabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Savunma analisti Wolfgang Pusztai, kentin ele geçirilmesinin bu nedenle savaşın seyri üzerinde önemli etkiler yaratabileceğini belirtti.
“Savaşta bir dönüm noktası”
Wolfgang Pusztai, Mocha’nın düşmesinin hükümet güçlerinin liman üzerinden silah almasını güçleştireceğini ve bunun savaşta kritik bir kırılma yaratabileceğini söyledi. Pusztai, “Bu, savaşta bir dönüm noktası. Bu durum, Yemen’in güney kesimindeki hükümet güçlerinin çöküşüne yol açabilir” ifadelerini kullandı.
Hükümet yanlısı grupların aynı cephede tam bir birlik içinde hareket etmediğine dikkat çeken Pusztai, bazı grupların Suudi Arabistan’ı, bazılarının ise Birleşik Arap Emirlikleri’ni desteklediğini belirtti. Analiste göre Mocha Limanı, uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetinin tamamen kontrolünde kalan son limandı. Hükümet yanlısı unsurlar arasındaki bu uyumsuzluğun, Husilerin ilerleyişini kolaylaştırmış olabileceği değerlendiriliyor.
Yemen’de savaş nasıl başladı?
Yemen’deki savaşın temeli, İran destekli Husi milislerinin 2014 yılında başkent Sana’yı ele geçirmesine dayanıyor. Bu gelişmenin ardından, 2015’te Suudi Arabistan öncülüğünde Husilere karşı askeri müdahale başlatıldı ve çatışma ülke genelinde daha geniş bir boyut kazandı.
Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda 2022 yılında ateşkes sağlandı. Ancak ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın yol açtığı bölgesel gerilimler, Yemen’de kalıcı bir siyasi çözüm bulunmasını ve ateşkesin sürdürülebilir hâle gelmesini sekteye uğrattı.
Çatışmaların yeniden alevlenmesinde, Husilerin temmuz ayında İran’a ait bir uçağın Sana Havalimanı’na inişine izin vermesi etkili oldu. Suudi Arabistan destekli hükümet güçleri, Husilerin kontrolündeki havalimanına saldırarak İran’dan gelen uçağın inişini engelledi. Bu müdahalenin ardından taraflar arasındaki çatışmalar yeniden başladı.
Husiler daha sonra Taiz ve Hudeyde üzerinden Mocha Limanı’na, oradan da Kızıldeniz’deki Babülmendep Boğazı’na doğru ilerlemeye yönelik kapsamlı bir operasyon başlattı. Mocha’nın ele geçirildiği yönündeki son açıklama, bu harekâtın stratejik hedeflerinden birine ulaşıldığı iddiasını gündeme getirdi.



Yorumlar 0