KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında, tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in ev hapsine çıkarılması için para trafiği yürütüldüğü iddiasıyla resen soruşturma başlatıldı. Erdem ise hukuk dışı bir işlem istemediğini ve herhangi bir para teklifini kabul etmediğini açıkladı.

Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında, rüşvet iddiası nedeniyle resen soruşturma açıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in sağlık durumu gerekçe gösterilerek adli süreç kapsamında ev hapsine çıkarılması için 5 milyon dolarlık, yaklaşık 245 milyon liraya karşılık gelen bir para trafiği yürütüldüğü iddiasıyla bağlantılı olduğu belirtildi.

Para Trafiği İddiası

İddiaların merkezinde, Muhittin Böcek’in sağlık durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu alınarak ev hapsine geçirilmesinin hukuken mümkün olup olmadığının araştırılması bulunuyor. Mustafa Erdem, 26 Eylül’de yaptığı açıklamada, bu konuyla ilgili yalnızca hukuka uygun bir destek ve yol gösterme arayışı içinde olduğunu, dostlarının aracılığıyla Murat Etöz adlı kişiyle görüştüğünü bildirdi.

Erdem’in anlatımına göre Murat Etöz, görüşmenin ardından kimliklerini bilmediği bazı kişilerle temas kurduğunu ve bu kişilerin para istediğini kendisine aktardı. Erdem, talebinin bu yönde olmadığını Etöz’e açıkça söylediğini, yalnızca yasal bir yol ve destek aradığını belirtti. Milletvekili, para talebini kabul etmediğini ve böyle bir isteğin kendisine iletilmesini dahi doğru bulmadığını ifade ederek, kendi açısından konunun bu aşamada sona erdiğini savundu.

Mustafa Erdem, daha sonra tanımadığı kişilerden tehdit içerikli mesajlar ve telefonlar almaya başladığını aktardı. Bunun üzerine Murat Etöz’e ulaşarak bu kişilerin neden kendisini aradığını sorduğunu belirten Erdem, Etöz’ün böyle bir durumun yaşanamayacağını söylediğini kaydetti. Arama ve tehditlerin sürmesi üzerine Etöz’e yeniden ulaşmaya çalıştığını, ancak kendisiyle iletişim kuramadığını açıkladı.

Erdem’in Savunması

Erdem, Murat Etöz’ün arkadaşı olan Arda Birici’ye tanımadığı kişilerden gelen mesajları göndererek yardım istediğini belirtti. Birici’den Murat Etöz’le görüşmesini, yaşananların nedenini öğrenmesini ve sorunun çözülmesine yardımcı olmasını talep ettiğini aktaran Erdem, Birici’nin söz konusu kişilerin kendisinden para almaya çalışmış olabileceğini söylediğini ve durumu ciddiye almaması gerektiğini ifade ettiğini bildirdi. Milletvekili, bu görüşmenin ardından bir ya da iki gün içinde mesajların ve telefon aramalarının sona erdiğini söyledi.

Mustafa Erdem, kamuoyuna yaptığı açıklamada hiç kimseden hukuk dışı bir işlem talep etmediğini, herhangi bir kişiye para teklifinde bulunmadığını ve başkası tarafından para verilmesini kabul etmediğini vurguladı. Ayrıca böyle bir talebi öğrendiği anda açık biçimde reddettiğini belirtti.

Erdem, bilgisi ve iradesi dışında kimlerin kimlerle görüştüğü, ne konuştuğu, ne vaat ettiği veya ne talep ettiği konusunda bilgisinin bulunmadığını savundu. Kendisinin bilgisi ve iradesi dışında yapılan görüşmeler ya da açıkça geri çevirdiğini söylediği para talepleri üzerinden hukuka aykırı bir ilişkinin parçasıymış gibi gösterilmesine yönelik iddiaları kesinlikle kabul etmediğini açıkladı.

TCK’deki Rüşvet Hükümleri

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252’nci maddesi kapsamında rüşvet suçlamasıyla 17 Eylül’de resen soruşturma başlattığı bildirildi. Maddenin birinci fıkrasına göre, göreviyle bağlantılı bir işi yapması veya yapmaması karşılığında doğrudan ya da aracılar üzerinden kamu görevlisine veya onun göstereceği başka bir kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan on iki yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalıyor.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, görevine ilişkin bir işi yapmak veya yapmamak karşılığında kendisine ya da göstereceği başka bir kişiye menfaat sağlanan kamu görevlisini de birinci fıkradaki cezayla sorumlu tutuyor. Üçüncü fıkraya göre rüşvet konusunda anlaşmaya varılması, suç tamamlanmış kabul edilerek cezalandırma yapılması için yeterli sayılıyor.

Dördüncü fıkrada, kamu görevlisinin rüşvet istemesine rağmen bu talebin kişi tarafından kabul edilmemesi veya kişinin kamu görevlisine menfaat sağlama yönünde teklif ya da vaatte bulunmasına karşın bunun kamu görevlisi tarafından kabul edilmemesi durumları düzenleniyor. Bu hallerde, birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilecek cezanın yarı oranında indirilmesi öngörülüyor.

Beşinci fıkra, rüşvet teklifinin veya talebinin karşı tarafa ulaştırılmasına, rüşvet anlaşmasının kurulmasına ya da rüşvetin sağlanmasına aracılık eden kişilerin, kamu görevlisi olup olmadıklarına bakılmaksızın müşterek fail olarak cezalandırılmasını hükme bağlıyor. Altıncı fıkraya göre ise rüşvet ilişkisinde dolaylı biçimde menfaat elde eden üçüncü kişi veya tüzel kişinin bu menfaati kabul eden yetkilisi de kamu görevlisi sıfatına sahip olup olmadığına bakılmaksızın müşterek fail sayılıyor.

Yedinci fıkrada, rüşvet alan, rüşvet isteyen veya bu konuda anlaşmaya varan kişinin yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter ya da yeminli mali müşavir olması halinde verilecek cezanın üçte birden yarısına kadar artırılması öngörülüyor.

252’nci madde; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulan şirketler, bu kurumların veya kuruluşların bünyesinde faaliyet gösteren vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ve halka açık anonim şirketler adına hareket eden kişiler bakımından da uygulanıyor. Bu kişiler görevleriyle ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması amacıyla doğrudan ya da aracılar aracılığıyla menfaat sağladığında, teklif ettiğinde veya vaat ettiğinde ya da kendilerine yöneltilen menfaat talebini kabul ettiğinde hüküm devreye giriyor. Aynı düzenleme, bu ilişkiye aracılık edilmesi veya ilişki nedeniyle başka bir kişiye menfaat sağlanması hallerini de kapsıyor; söz konusu kişilerin kamu görevlisi olup olmaması sonucu değiştirmiyor.

Düzenlemede, yabancı bir devlette seçilmiş veya atanmış kamu görevlileri de yer alıyor. Uluslararası ya da uluslarüstü mahkemelerde veya yabancı devlet mahkemelerinde görev yapan hâkimler, jüri üyeleri ve diğer görevliler; uluslararası ya da uluslarüstü parlamento üyeleri; kamu kurumları ve kamu işletmeleri dahil olmak üzere yabancı bir ülke adına kamusal faaliyet yürüten kişiler de bu kapsamda değerlendiriliyor.

Ayrıca hukuki bir uyuşmazlığın çözümü için başvurulan tahkim sürecinde görevlendirilen yerli veya yabancı hakemler ile uluslararası bir anlaşmaya dayanılarak oluşturulan uluslararası veya uluslarüstü örgütlerin görevlileri ve temsilcileri bakımından da aynı hükümler uygulanıyor. Bu kişilerle ilgili olarak görevlerinin yapılması veya yapılmaması, uluslararası ticari işlemler nedeniyle bir işin ya da haksız bir yararın elde edilmesi veya korunması amacıyla doğrudan ya da aracılar vasıtasıyla menfaat sağlanması, teklif edilmesi veya vaat edilmesi; menfaatin talep ya da kabul edilmesi de rüşvet kapsamında değerlendiriliyor.

Maddenin 10’uncu fıkrasında, 9’uncu fıkra kapsamındaki rüşvet suçunun yurt dışında bir yabancı tarafından işlenmesi halinde uygulanacak hükümler düzenleniyor. Suçun, Türkiye’deki bir kamu kurumunun veya Türk hukukuna göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisinin taraf olduğu bir uyuşmazlığın çözümü ya da bu kurum veya kişilerle ilgili bir işlemin yapılması veya yapılmaması amacıyla işlenmesi durumunda, rüşvet veren, teklif eden veya vaat eden; rüşvet alan, isteyen ya da teklifi veya vaadi kabul eden; rüşvete aracılık eden ve rüşvet ilişkisi nedeniyle kendisine menfaat sağlanan kişiler hakkında Türkiye’de bulundukları takdirde resen soruşturma ve kovuşturma yapılabiliyor.

Yorumlar 0

0/1000
Yorumlar yükleniyor...