KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Nevşehir’deki Liberal Düşünce Kongresi’nde konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, farklılıklara saygı ve sevginin toplumsal birlikteliği güçlendireceğini söyledi. Tekin, eğitimde demokratikleşme adımlarını ve Alevi-Bektaşi vatandaşlara yönelik çalışmaları da anlattı.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde düzenlenen Liberal Düşünce Kongresi’nde yaptığı konuşmada, farklı kimlik ve inançlara saygı duyulmasının milli birlik ve beraberliği güçlendireceğini belirtti. Tekin, insanların birbirini farklılıklarıyla kabul edip sevmesinin demokrasinin gelişmesine de katkı sağlayacağını ifade etti.

Kongrede kimler yer aldı, Tekin ne söyledi?

Dinler Otel’de gerçekleştirilen kongreye Bakan Tekin’in yanı sıra Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Semih Aktekin ve çok sayıda akademisyen katıldı. Tekin, konuşmasında AKP iktidarı döneminde demokrasi ve insan hakları alanında hayata geçirilen düzenlemeleri değerlendirdi. Geçmişte farklı kimliklerin ve inançların ifade edilmesi sırasında karşılaşılan sorunların giderilmesi için önemli adımlar atıldığını söyledi.

Kürtçe kursların açılmasını neden önemli buldu?

Türkiye’de Kürtçe özel öğretim kurslarının açılmasını demokratikleşme sürecinin dikkat çeken aşamalarından biri olarak nitelendiren Tekin, geçmişte Kürtçe şarkı söylediği için sanatçı Ahmet Kaya’nın magazin gazetecilerinin bulunduğu bir ortamda linç edildiğini, sonraki dönemde ise Kürtçe kursların açıldığını dile getirdi. Bu değişimin kısa bir süre içinde yaşandığını belirten Tekin, “İki yıl önce Kürtçe şarkı söyleyen bir sanatçı magazin gazetecilerinin olduğu bir ortamda linç ediliyor. İki yıl sonra hükümet o hali kaldırıyor, hemen ardından Kürtçe kurslarını başlatıyor. Bu, o günün şartlarında çok devrimci bir adımdı” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2005’te Diyarbakır’da yaptığı konuşmayı da anımsatan Tekin, demokrasi ve insan haklarının Türkiye’de misafir değil, ev sahibi olduğu bir ülke hedefiyle hareket edildiğini kaydetti. Demokratikleşme girişimlerinin vesayetçi yapıların tepkileriyle karşılaştığını söyleyen Tekin; e-muhtıra, kapatma davası, Gezi olayları ve 15 Temmuz darbe girişimini bu süreci aksatmaya yönelik gelişmeler arasında sıraladı. Hükümetin yaşanan engellemelere karşın demokratikleşme adımlarını sürdürdüğünü ifade etti.

Eğitimde hangi demokratikleşme adımları atıldı?

Tekin, eğitim alanındaki değişikliklere değinirken başörtüsü yasağının kaldırılmasını, katsayı engelinin sona erdirilmesini ve Milli Güvenlik derslerinin okullarda subaylar tarafından verilmesi uygulamasına son verilmesini örnek gösterdi. Okullarda Kürtçe ve Zazaca gibi yaşayan dillerin seçmeli ders olarak okutulmaya başlanmasının ve bu alanlarda öğretmen görevlendirilmesinin de demokratikleşme sürecinin parçaları olduğunu belirtti.

Toplumsal farklılıklara yaklaşımın milli birlik ve demokrasi üzerindeki etkisini vurgulayan Tekin, “Birbirimize ne kadar çok saygı duyarsak, birbirimizi ne kadar çok seversek, farklılıklarımızla birlikte seversek milli birliğimizin ve beraberliğimizin o ölçüde artacağını, dolayısıyla demokrasinin de o ölçüde güçleneceğini rahatlıkla söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

Alevi ve Bektaşi vatandaşlar için hangi çalışmalar yürütülüyor?

Toplumsal barışın güçlenmesi için farklı inanç gruplarının eğitim ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini belirten Tekin, Alevi ve Bektaşi vatandaşların inanç ve kültürlerini yeni kuşaklara aktarma konusunda yaşadığı eksikliklerin giderilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Bakanlık görevine 2023’te başlamasının ardından Alevi ve Bektaşi sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla “Anadolu İrfanının Eğitime Katkıları” başlığı altında çalıştaylar düzenlendiğini aktaran Tekin, bu buluşmalardan eğitim müfredatına yönelik önemli katkılar elde edildiğini kaydetti.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli hazırlanırken Alevi ve Bektaşi vatandaşları rahatsız edebilecek konuların bulunmaması için ilgili kesimlerin görüşlerine başvurulduğunu belirten Tekin, halk eğitim merkezlerinde Alevi-Bektaşi kültür ve inancını anlatacak kurs modüllerinin de oluşturulduğunu bildirdi. Tekin, “Şu anda 12 tane modül yazdık. Bunlardan 8 tanesi 13 yaş üstü yetişkinler için, 4 tanesi ise 13 yaş altı çocuklar için hazırlandı. Alevi-Bektaşi kültürünü ve inancını anlatan bu modüller haziran ayı itibarıyla yürürlüğe girdi” dedi.

Bu çalışmaların hedefinin Türkiye’de demokrasi ve insan haklarını güçlendirmek, vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamak ve toplumsal barışa katkıda bulunmak olduğunu söyleyen Tekin, aynı doğrultudaki çalışmaların devam edeceğini belirtti.

Eğitim kapasitesi ve teknolojik altyapı nasıl değişti?

Eğitimdeki kapasite artışına ilişkin verileri de paylaşan Tekin, 2002’den önce Türkiye’de yaklaşık 200 bin sınıf bulunduğunu, bugün bu sayının 750 bine çıktığını söyledi. Öğretmen sayısının da geçmişte yaklaşık 550 bin düzeyindeyken 1 milyon 200 bine ulaştığını belirterek bu alanlarda önemli adımlar atıldığını ifade etti.

Eğitim teknolojilerindeki gelişmelere de değinen Tekin, 660 bin sınıfta internet erişimi ve etkileşimli tahta bulunduğunu kaydetti. Bu uygulamanın Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) raporlarında da yer bulan bir yenilik ve gelişme olduğunu söyleyen Tekin, sınıflardaki teknolojik altyapının yaygınlaştırılmasını önemli bir adım olarak değerlendirdi.