KISA KISA

Haberin öne çıkan noktaları

  • Peyami Safa, vefatının 65. yılında Zeytinburnu Belediyesi’nin düzenlediği iki günlük sempozyumda edebiyatı, düşünceleri ve gazeteciliğiyle değerlendiriliyor. Oturumlarda sunulan bildiriler ile programa katılamayan araştırmacıların çalışmaları kapsamlı bir kitapta buluşacak.

Türk edebiyatının ve düşünce hayatının etkili isimlerinden Peyami Safa, ölümünün 65. yılında Zeytinburnu Belediyesi tarafından düzenlenen iki günlük sempozyumla anılıyor. “Mütefekkir Bir Muharririn Dünyası: Peyami Safa” başlıklı etkinlik, 23-24 Ekim tarihlerinde Zeytinburnu’nda gerçekleştiriliyor. Akademisyenler ve araştırmacılar, program boyunca Safa’nın romanlarını, hikâyelerini, düşünce yapısını, siyasi görüşlerini ve kültür hayatındaki yerini farklı açılardan inceliyor.

23 Ekim’de açılış konuşmaları yapıldı

Sempozyumun açılış programında Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Coşkun Yılmaz, Zeytinburnu Kaymakamı Adem Uslu ve Belediye Başkanı Ömer Arısoy konuştu. Programa Albayrak Medya Genel Müdürü Abdullah Hanönü de katıldı.

Etkinlik kapsamında değerlendirmelerde bulunan Arısoy, Safa’nın geniş kesimlerce tanınan bir yazar olmasının, eserlerinin gerçekten yeterince okunduğu anlamına gelmediğini söyledi. Safa’nın çoğunlukla romancı kimliğiyle anıldığını belirten Arısoy, çok bilinen isimlerin, herkesin onları ve ne söylediklerini zaten bildiği varsayımıyla karşı karşıya kalabildiğine dikkat çekti. Belediye başkanı, yazarın ölümünden 65 yıl sonra düzenlenen buluşmayla onu yeniden hatırlatmayı ve eserlerinin yeniden okunmasına katkı sunmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Arısoy, Safa’nın edebiyat dünyasındaki yerinin romanlarıyla sınırlı olmadığını vurguladı. Gazeteciliği, eleştirileri, fikir yazıları ve edebî tartışmalarıyla da Türk kültür hayatında önemli bir iz bırakan yazarın, Server Bedi takma adıyla kaleme aldığı Cingöz Recai maceraları sayesinde polisiye edebiyatta da kalıcı eserler verdiğini hatırlattı.

Zeytinburnu Belediyesi’nin daha önce Kemal Tahir, Cemil Meriç, Necip Fazıl Kısakürek, Mehmet Âkif Ersoy, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Said Halim Paşa üzerine benzer etkinlikler düzenlediğini aktaran Arısoy, bu kez Peyami Safa’yı bütün yönleriyle yeniden Türk kültür dünyasının gündemine taşımak istediklerini söyledi.

Sempozyum bildirileri kitapta toplanacak

İki gün sürecek programın kalıcı sonuçlarından birinin yayın olacağını belirten Arısoy, iki gün boyunca altı oturumda sunulan bildirilerin yanı sıra sempozyuma katılamayan araştırmacıların çalışmalarının da bir araya getirileceğini söyledi.

Önceki sempozyumların ardından hazırlanan kitapların önemine değinen Arısoy, bu yayınların etkinlik sona erdikten sonra da araştırmacılar için başvuru kaynağı olmayı sürdürdüğünü ifade etti. Peyami Safa üzerine hazırlanacak kitabı merakla beklediğini belirten belediye başkanı, geçmiş etkinliklerde ortaya çıkan eserleri göz önünde bulundurarak yeni yayının da Safa hakkında araştırma yapanların yararlanacağı kaynaklardan biri olacağına inandığını kaydetti.

Arısoy, sempozyumun amacının Safa’nın fikirlerini yalnızca anmak değil, yeniden tartışmaya açmak olduğunu da söyledi. Yazarın eleştiriye açık taraflarının konuşulması gerektiğine işaret eden Arısoy, “Peyami Safa'yı yeniden okumak, tartışmak, reddedeceğimiz taraflarını yeniden hatırlamak ve reddetmek istiyoruz. Çünkü Peyami Safa'nın bunu hak ettiğini düşünüyoruz. Türk kültür dünyası için vazgeçilmez bir isim olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

En beğendiği Safa eserleri sorulduğunda Arısoy, yazarın bütün romanlarının okunmaya değer olduğunu belirtti; özellikle Fatih-Harbiye ile Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nu öne çıkardı. Fatih-Harbiye’yi ilk gençlik döneminde okuduğunu söyleyen Arısoy, sempozyum vesilesiyle romanı yeniden okumak istediğini anlattı. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nun Safa’nın yaşamından izler taşıdığını vurgulayan Arısoy, yazarın hayatı boyunca mücadele ettiği hastalığın eserin anlaşılması bakımından önemli olduğunu dile getirdi.

Safa’yı daha yakından tanımak isteyenlere biyografi de öneren Arısoy, Beşir Ayvazoğlu’nun kaleme aldığı Peyami adlı eseri tavsiye etti ve kitabı hararetle önerdiğini belirtti.

İlk gün edebiyat ve düşünce dünyası konuşuldu

Sempozyumun ilk günü, Peyami Safa’nın edebî kişiliğinden fikirlerine uzanan başlıklardaki oturumlarla sürdü. Prof. Dr. M. Fatih Andı’nın yönettiği “Peyami Safa’dan Server Bedi’ye” başlıklı ilk oturumda, yazarın edebiyat tarihindeki konumu ve farklı imzalarla kurduğu eser dünyası ele alındı.

Prof. Dr. Abdullah Uçman, “Peyami Safa'nın Romanları, Romancılığı ve Roman Anlayışı” başlıklı tebliğinde Safa’nın romancılığını ve roman sanatına yaklaşımını değerlendirdi. Prof. Dr. Mehmet Tekin ise Bir Tereddüdün Romanı’ndan hareketle yazarın biçim arayışları ile metinlerarası anlatım yöntemleri üzerinde durdu.

Dr. Öğr. Üyesi Necmettin Turinay’ın “Peyami Safa'nın Kemalizm Yorumları” başlıklı sunumu, yazarın siyasi ve fikrî görüşlerine odaklandı. Polisiye edebiyat araştırmacısı Erol Üyepazarcı da “Server Bedi ve Cingöz Recai” başlıklı konuşmasında Safa’nın müstear adla yazdığı polisiye eserleri değerlendirdi.

İlk günün ikinci oturumu “Romandaki İnsan” başlığıyla düzenlendi ve oturuma Prof. Dr. Fazıl Gökçek başkanlık etti. Programda Prof. Dr. Özlem Fedai, Safa’nın romanlarında muhafazakârlığı; Prof. Dr. Mustafa Zeki Çıraklı, gerçek ve varsayılan yazar sorununu; Yıldız Ramazanoğlu, aşk ve kadın tahayyülünü ele aldı. Prof. Dr. Mehmet Fatih Birgül ise yazarın felsefeyle ilişkisi ve düşünsel buhranları üzerine tebliğ sundu.

Yorumlar 0

Yorumlar yükleniyor...