Haberin öne çıkan noktaları
- ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 2009’da 13 askeri öldüren Nidal Hasan’ın Aralık ayında kurşuna dizilerek halka açık biçimde idam edileceğini ve infazın canlı yayımlanacağını açıkladı. Girişim, 1936’da yaklaşık 20 bin kişinin izlediği Rainey Bethea infazını ve bunun ardından getirilen halka açık idam yasağını yeniden gündeme taşıdı.
ABD’de yaklaşık 90 yıl önce sona eren halka açık idam uygulaması yeniden tartışmaların merkezine yerleşti. Savunma Bakanı Pete Hegseth, 2009 yılında Teksas’taki Fort Hood askeri üssünde 13 silahsız askeri öldüren eski ordu psikiyatristi Nidal Hasan’ın, Aralık ayında kurşuna dizilerek halkın önünde idam edileceğini duyurdu. Pentagon da infazın canlı yayımlanacağını açıkladı.
Hegseth, halka açık infaz kararını, “İnsanların bu tür şeylerin ciddi sonuçları olduğunu anlamaları gerekiyor” sözleriyle savundu. Açıklama, ABD’de en son yüksek profilli halka açık infazın gerçekleştirildiği 1936’daki Rainey Bethea vakasını yeniden gündeme getirdi.
1936’daki infaz nasıl bir gösteriye dönüştü?
14 Ağustos 1936’da Kentucky eyaletine bağlı Owensboro kentinde, 70 yaşındaki beyaz dul Lischia Edwards’a tecavüz edip onu öldürmekle suçlanan Afrikalı Amerikalı Rainey Bethea’nın idamı için binlerce kişi bir araya geldi. Yirmili yaşlarındaki Bethea, Edwards’ın parasını aldıktan sonra işlediği tecavüz ve cinayeti itiraf etmiş, bunun üzerine ölüm cezasına çarptırılmıştı.
Havanın kavurucu derecede sıcak olduğu o gün, erkekler, kadınlar ve çocuklar infazı izlemek üzere Owensboro’ya geldi. Bazı kişiler darağacına yakın bir yerde iyi bir konum elde edebilmek için geceyi açık havada geçirdi. Başka bir grup ise infazdan önceki gece, boyna geçirilen ilmeğe gönderme yapan “kravat” adı altında parti düzenledi.
İzleyicilere patlamış mısır ve gazlı içecek satan gençler de kalabalığın arasındaydı. Çok sayıda kişi, bir önceki gecenin etkisiyle akşamdan kalmış halde infaz alanına geldi. Saat 05.00’te idam başladığında, alandaki izleyici sayısının yaklaşık 20 bine ulaştığı tahmin edildi.
Bethea, infazından bir gün önce öğle yemeğinde kızarmış tavuk, domuz pirzolası, patates püresi, turşu, mısır ekmeği, limonlu turta ve dondurmadan oluşan son yemeğini yedi. Kalabalığın ilgisini çeken unsurlardan biri de “kadın cellat” söylentisiydi.
Bölge şerifi dört ay önce hayatını kaybetmiş, eşi ise beklenmedik şekilde onun görevini devralmıştı. Ancak kadın şerif, Bethea’yı ölüme götürecek mekanizmayı çalıştırmayı reddetti. İnfaz için kiralık bir cellat görevlendirildi ve darağacının kolunu o çekti.
Bethea’nın infazı, ABD’deki son yüksek profilli halka açık idam olarak kayda geçti. İnfazı izlemek için Chicago ve New York gibi uzak kentlerden basın mensupları da Owensboro’ya geldi. Ortaya çıkan gösteri havası Kentucky’de birçok kişiyi utandırdı ve eyalet valisi, olaydan 18 ay sonra halka açık idamları yasakladı.
O tarihe gelene kadar ABD’nin çeşitli eyaletlerinde, toplumsal hassasiyetler dikkate alınarak idamların halkın gözleri önünde gerçekleştirilmesi uygulamasından vazgeçilmeye başlanmıştı. Bethea’nın infazından sonra, 1937’de Missouri’de birkaç yüz kişinin izlediği başka bir halka açık idam daha yapıldı. Bu olay, ABD’de bugüne kadar gerçekleşen son halka açık idam olarak kabul edildi.
Hasan’ın infazı ve canlı yayın tartışması
Bethea’nın öldürülmesinin üzerinden 90 yıldan biraz fazla zaman geçtikten sonra Hegseth’in yaptığı duyuru, bu uygulamanın yeniden başlayabileceği endişesine yol açtı. Hasan, 2009’da Teksas’taki Fort Hood askeri üssünde görev yapan 13 silahsız askeri vurarak öldürmüştü. ABD ordusunda psikiyatrist olarak görev yapan eski Binbaşı Hasan, saldırıyı ve askerleri öldürdüğünü itiraf etmişti.
Pentagon, Aralık ayında gerçekleştirileceği açıklanan idamın kurşuna dizme yöntemiyle yapılacağını ve canlı yayımlanacağını bildirdi. Colorado Üniversitesi’nde emekli profesör olan ve uzun yıllardır idam cezası üzerine çalışan Michael Radelet, duyuru karşısında şaşkınlığını dile getirdi. Radelet, “Başka bir halka açık idamın gerçekleşeceğini hiç düşünmemiştim” dedi.
Radelet, ABD’de ölüm cezasına verilen desteğin yıllar içinde istikrarlı biçimde gerilediğini belirtti. Buna göre idam cezasını destekleyenlerin oranı 1994’te yüzde 80 iken bugün yüzde 52 seviyesine düştü. Katılımcılara, şartlı tahliye imkânı olmaksızın ömür boyu hapis seçeneği hatırlatıldığında ise ölüm cezasına yönelik desteğin daha da azaldığını ifade etti.
ABD kamuoyunun bir infazın canlı yayımlanmasına nasıl yaklaşacağı henüz netlik kazanmış değil. Bununla birlikte, böyle bir yayın yapılması halinde milyonlarca kişinin infazı izleyebileceği öngörülüyor. Radelet, Hegseth’in açıklamasının idam cezasını “patlamış mısır ve arkadaşlarla izlenebilecek bir eğlence” gibi sunma riski taşıdığı uyarısında bulundu.
Bethea’nın 1936’daki infazı üzerine geçen yıl kitap yayımlayan Sonya Lea da canlı yayında kurşuna dizme kararını duyduğunda torunları adına dehşete kapıldığını söyledi. Lea, “1936’da buna sadizm karnavalı diyorlardı. Şimdi ise bir idamın Kentucky’nin Owensboro kentinde toplanan 20 bin kişiden daha geniş bir kitleye ulaşmasını sağlayacak teknolojiye sahip olmamız, olayı daha da korkunç hale getiriyor” ifadelerini kullandı.
Lea’nın büyükanne ve büyükbabası, 1936’da Bethea’nın infazını izleyen kalabalığın içinde bulunan yeni evlenmiş genç bir çiftti. Lea, bu gerçeği ancak büyükannesinin 2002’deki ölümünden sonra okuduğu bir yazı aracılığıyla öğrendi. Büyükannesi, darağacına o kadar yakın bir yerdeydi ki Bethea’nın boynunun kırılma sesini duydu.
Lea’nın sonraki yıllarda yaptığı araştırmalar, çok sayıda Kentucky sakininin o infazdan “çok etkilendiğini” ortaya koydu. Lea, “Gerçekten, tüm kalbimle, bu tür iğrençlikleri, dünyada sadece birkaç ülkenin, İran, Kuzey Kore ve Afganistan’ın yaptığı bu seviyedeki uygulamaları geride bıraktığımızı düşünüyordum” dedi.
Donald Trump yönetimini de eleştiren Lea, “Amerika Birleşik Devletleri olarak, kendimizi bu tür bir hükümetin parçası olarak mı görüyoruz şimdi? Bu korkunç bir şey” diye konuştu.
Siyasi açıklamalar ve olası toplumsal sonuçlar
Ohio Eyalet Üniversitesi’nde sosyal psikoloji profesörü Kurt Gray, ABD siyasetindeki kutuplaşmanın ve sert siyasi söylemlerin böyle bir kararın açıklanmasına zemin hazırlamış olabileceğini söyledi. Gray, “Bazı Amerikalılar kana susamış olabilir ama bence Amerikalıların çoğu böyle düşünmüyor. Hatta birçok Amerikalı belki de duyarsızlaşmış durumda” ifadelerini kullandı.
Gray, toplumdaki ruh halini, “Yani halka açık bir infazı alkışlamıyorlar sadece, ‘Ah, evet, sanırım şu anki durum bu’ diyorlar” sözleriyle değerlendirdi. Buna karşın diğer araştırmalar, Hegseth’in ve yönetimin ABD toplumunun yaklaşımını yanlış değerlendirmiş olabileceğine işaret ediyor.
California’daki Berkeley Üniversitesi Şiddeti Önleme Araştırma Programı Direktörü Garen Wintemute, anket sonuçlarının ABD’de şiddete yönelik ilginin azaldığını gösterdiğini belirtti. Wintemute, ABD Katolik Piskoposlar Konferansı Başkanı’nın canlı yayımlanması planlanan infazı “barbarca” olarak nitelendirdiğini hatırlatarak, bu ifadenin birçok kişinin duygularını yansıttığını söyledi.
Wintemute, “Bence mesele şu: Halka açık infazlar bizim kimliğimizi yansıtmıyor. Bir ülke olarak olmak istediğimiz şey de bu değil” diye konuştu.
Hegseth’in sürpriz açıklaması Washington’da da görüş ayrılıklarına neden olmuş görünüyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, gazetecilere yaptığı değerlendirmede halka açık infazın planlandığı gibi gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceği konusunda belirsizlik bulunduğunu söyledi. Vance, infazın canlı yayımlanması halinde kendisinin izlemeyeceğini belirtti.
Bu açıklamadan saatler sonra ABD Başkanı Donald Trump, canlı yayın planını “kesinlikle” onayladığını söyledi. Ancak Trump, Pentagon’un konuyla ilgili hâlâ “karar verme aşamasında” bulunduğunu da ifade etti. Hasan’ın infazını izleyip izlemeyeceği sorusunu ise yanıtlamadı.
Trump, Hasan’ın nasıl öleceğiyle ilgilenmediğini belirterek, “Ölmesinin nasıl olacağı umurumda değil, yeter ki ölsün. Ve bence ölüm cezası onun için çok uygun bir ölüm şekli” dedi. Tartışma, ABD’nin halka açık idamları yeniden benimseyip benimsemeyeceği ve teknolojinin böyle bir infazı milyonlarca kişiye ulaştırıp ulaştırmayacağı sorularını gündeme taşıdı.


Yorumlar 0