Haberin öne çıkan noktaları
- ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili faizi, Temmuz 2007’den bu yana ilk kez yüzde 5,04 seviyesine yükseldi. Uzmanlar, artan borçlanma maliyetlerinin küresel büyümeyi yavaşlatabileceği ve gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışını hızlandırabileceği uyarısında bulundu.
ABD tahvil piyasasında 19 yılın ardından kritik bir eşik aşıldı. ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili faizi, tahvil fiyatlarında yaşanan sert satışların etkisiyle yüzde 5,04’e tırmanarak Temmuz 2007’den bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Söz konusu yükseliş, yalnızca Wall Street’te değil, küresel ekonomi açısından da risk işareti olarak değerlendiriliyor.
Tahvil faizlerindeki artış; şirketlerin, hükümetlerin ve diğer borçlanan kesimlerin finansman maliyetlerini yükseltebilir. Analistler, daha pahalı borçlanmanın ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceğine ve gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışlarını hızlandırabileceğine dikkat çekiyor.
Orta Doğu’da devam eden gerilim nedeniyle petrol fiyatlarının yükselmesi, enflasyonun uzun süre yüksek kalabileceği endişesini güçlendirdi. Bu tablo, ABD Merkez Bankası’nın para politikasını daha fazla sıkılaştırabileceği beklentisini artırırken ABD tahvillerinde satış baskısının da büyümesine yol açtı.
Enerji arzına ilişkin kaygıları artıran bir diğer gelişme ise Suudi Arabistan’ın, Hürmüz Boğazı’na alternatif güzergâh olarak kullandığı Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı kapatması oldu. Günlük 7 milyon varil taşıma kapasitesine sahip boru hattının, Irak’tan düzenlenen saldırılar nedeniyle devre dışı bırakıldığı belirtildi.
Uzmanlar yüksek faizin küresel etkilerine dikkat çekti
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5 seviyesini geçmesinin dünya genelindeki piyasalar ve ekonomiler bakımından risk yaratabileceğini söyledi. Ergezen, ABD tahvillerinin küresel finans sisteminde risksiz getiri için temel referanslardan biri olduğunu belirterek faizlerdeki yükselişin hem borçlanma maliyetlerini hem de varlıkların değerlemesinde kullanılan iskonto oranlarını artırdığını ifade etti.
Ergezen, “Yüksek tahvil faizlerinin hem borçlanma hem yatırım maliyetlerinin artmasına yol açarak küresel büyümenin yavaşlamasına neden olması bekleniyor.” dedi.
KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer da yüzde 5’in üzerindeki ABD tahvil faizinin riskli varlıklar açısından net bir tehlike sinyali verdiğini dile getirdi. Waterer, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinin dünya genelinde borçlanma maliyetleri için referans niteliği taşıdığını belirterek, “Dünyanın referans borçlanma faiz oranı olan ABD'nin 10 yıllık tahvil faizindeki artış, finansal koşulları ABD'nin çok ötesinde sıkılaştırmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
Waterer’a göre yükselen ABD tahvil getirileri, şirketler ile hükümetlerin sermayeye erişim maliyetini artırabilir. Bu durumun hisse senetleri üzerindeki değerlemeleri baskılayabileceğini ve gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışlarını tetikleyebileceğini belirten Waterer, petrol kaynaklı enflasyonist baskıların azalmaması halinde yüksek tahvil getirilerinin ekonomi üzerindeki baskısını sürdürebileceği uyarısını yaptı.



Yorumlar 0