Haberin öne çıkan noktaları
- Antalya’da 26 Ekim gecesi bir şantiyeyi vuran hortum, işçilerin kaldığı iki konteyneri parçaladı; dört işçi hayatını kaybetti, bir işçi yaralandı. Bir uzman, geçici işçi barınaklarının güvenliği ve uyarılar sırasında alınacak önlemlere dikkat çekti.
Antalya’da 26 Ekim gecesi meydana gelen hortum, bir site inşaatında çalışan işçilerin kaldığı iki konteyneri parçaladı. Olayda dört işçi yaşamını yitirirken bir işçi yaralandı. Hayatını kaybeden işçilerin üçünün Suriye uyruklu, birinin ise Türk vatandaşı olduğu açıklandı; yaralanan işçinin sağlık durumunun iyi olduğunu bildirdi.
Şahin, hortumun etkisinin konteynerlerle sınırlı kalmadığını belirterek bazı parçaların yüzlerce metre uzağa taşındığını söyledi. Parçalardan bazılarının yakındaki bir anaokulunun çatısına kadar savrulduğunu aktaran Vali, büyük cisimlerin ve insanların da metrelerce öteye fırladığı olağan dışı bir doğa olayı yaşandığını ifade etti. Şahin, oluşumu “hücresel bir hortum” olarak nitelendirdi ve “Çok enteresan bir doğa olayıyla karşı karşıyayız. Sadece bu alanda iki konteyneri paramparça eden hortumla karşı karşıyayız” dedi.
Antalya’da 26 Ekim için yıldırım, dolu ve sel uyarıları yapılmıştı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) de Antalya’nın yanı sıra çevredeki bazı iller ve bölgeler için sağanak yağış uyarısı yayımladı. Perşembe sabahına kadar İzmir’in batısı, Aydın, Muğla, Antalya, Mersin’in batısı, Denizli’nin güney ve batısı, Burdur’un doğusu ile Isparta’nın güneyinde dikkatli olunması istendi.
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nden Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, hortumların yol açabileceği zararlara karşı önceden önlem alınmasının mümkün olduğunu söyledi. Antalya’daki can kayıplarını iklim krizine uyum çerçevesinde değerlendiren Yavaşlı, MGM’nin uyarılarına karşın risklere en açık grupların korunamamasını olayın ortaya çıkardığı önemli sorunlardan biri olarak gösterdi. Hafif yapılı konteynerlerin hortuma karşı en kırılgan barınaklar arasında bulunduğunu belirten Yavaşlı, şantiyelerdeki geçici barınakların rüzgâra dayanıklı ve sabitlenmiş olması ile turuncu ve kırmızı uyarılar sırasında bu alanların boşaltılması gibi önlemlerin yüksek maliyetli olmadığını kaydetti.
Türkiye İşçi Partisi (TİP) de yaptığı açıklamada, ölümlerin işçi sağlığı ve güvenliğini maliyet hesabına indirgeyen bir düzenin sonucu olduğunu savundu. İklim alanında içerik hazırlayan İklim Masası’nın aktardığı incelemede, 1818-2013 döneminde kayda geçen 385 hortum değerlendirildi. Buna göre fırtına hücrelerinden oluşan hortumlar en sık mayıs-haziran ve ekim-kasım aylarında görüldü.
Akdeniz’de yıllık ortalama deniz suyu sıcaklığı 1981-1991 dönemindeki 21,1 santigrat dereceden 2014-2025 döneminde 22,3 dereceye yükseldi. Yavaşlı, son dönemde kaydedilen aşırı yağışlarda denizlerdeki ısınmanın etkili olduğunu, ancak hortum oluşumunda aynı bağlantının kurulamayacağını belirtti. Türkiye’nin COP31 öncesinde kendi şehirleri için somut önlemler geliştirmesi gerektiğini de vurguladı.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı, COP31 adıyla 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek. Aşırı hava olaylarının yol açtığı can kayıpları daha önce de yaşanmış; 14 Ekim’de İstanbul ve Kocaeli’ndeki sellerde sekiz kişi hayatını kaybetmişti.



Yorumlar 0