Haberin öne çıkan noktaları
- Berlin'de Türkiye ile Almanya arasında 30 Ekim 1961'de imzalanan İşgücü Anlaşması'nın 65. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, Türk kökenlilerin kente katkısı vurgulandı. Berlin Eyaleti Başbakanı Kai Wegner, misafir işçiler için anıt fonu ayrıldığını açıkladı.
Türkiye ile Almanya arasında 30 Ekim 1961'de imzalanan İşgücü Anlaşması, iki ülke arasındaki iş gücü göçünün dönüm noktalarından biri oldu. Anlaşmanın 65. yıl dönümünde Almanya'nın başkenti Berlin'de, göçün kentte ve ülkede bıraktığı izleri ele alan bir etkinlik düzenlendi.
1961'de başlayan göç ve ilk kuşağın katkısı
Berlin Eyaleti Başbakanı Kai Wegner, etkinlikte yaptığı konuşmada anlaşmanın Almanya'yı ve Berlin'i kalıcı biçimde değiştirdiğini belirtti. Türk yaşamının, kültürünün ve Türk kökenli insanların uzun yıllardır kentin ve ülkenin şekillenmesinde rol oynadığını ifade eden Wegner, anlaşma kapsamında Almanya'ya iş gücü çağrıldığını söyledi. Gelenleri yalnızca iş gücü olarak görmediğini vurgulayarak, “Ancak insanlar geldi ve ben diyorum ki dostlar geldi. Dostlar geldi ve aile oldular.” dedi.
Wegner, Almanya'ya gelen ilk kuşağın Berlin'in yeniden inşasına katkıda bulunduğunu, emekleriyle Almanya'nın ve Berlin'in ekonomik mucizesinin gerçekleşmesine yardımcı olduğunu anlattı. Kentte başarı elde eden Türk kökenlilere de değinen Wegner, “Kentimiz, bu insanlar olmasaydı nasıl olurdu? Birinci nesil misafir işçilerin torunları çoktan Almanya'nın ve Berlin'in ayrılmaz bir parçası haline geldiler.” ifadelerini kullandı.
Irkçı saldırıların bıraktığı izler ve bugünün Berlin'i
Konuşmasında Solingen, Mölln ve Hanau'daki ırkçı saldırılarla terör örgütü NSU'nun cinayetlerinin göçmen kökenli insanların yaşamlarında iz bıraktığını belirten Wegner, toplumun bir parçası olma ve Alman sayılma üzerine tartışmaların acı hatıraları ve korkuları yeniden canlandırdığını söyledi. “Kimin bu toplumun parçası olduğuna, kimin Alman sayıldığına ilişkin tekrar tartışmalar her zaman yeniden acı hatırları ve korkuları yeniden canlandırıyor.” diye konuştu.
Berlin'de yaklaşık 200 bin Türk kökenlinin yaşadığını kaydeden Wegner, Türkiye dışındaki en büyük Türk topluluğunun kentte bulunduğunu söylemekten gurur duyduğunu dile getirdi. Almanya'da yaşayan birinci kuşağa Türkçe “Elinize, yüreğinize sağlık” diye seslenen Wegner, genç kuşağa da “Burası sizin eviniz” mesajını verdi.
Misafir işçilerin anısına Berlin'de bir anıt yapılmasının kente iyi geleceğini belirten Wegner, bu amaçla eyalet bütçesinde fon ayırdıklarını açıkladı. Berlin'in ortak bir ev ve ortak bir gelecek olduğunu söyleyen Wegner, konuşmasını “Berlin size teşekkür ediyor.” sözleriyle tamamladı.
65. yıl dönümü etkinliğinde göç müzesi çağrısı
Berlin Belediye Binası'nda gerçekleştirilen etkinliğe Wegner'in yanı sıra Çalışma, Sosyal İşler, Eşitlik, Entegrasyon, Çeşitlilik ve Ayrımcılıkla Mücadele Bakanı Cansel Kızıltepe, Sol Parti Berlin Eyalet Meclis Grubu Eş Başkanı Elif Eralp, Berlin eyaletinin eski yabancılar sorumlusu Barbara John, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve davetliler katıldı.
Kızıltepe, Türkiye'den göç eden insanların Almanya'yı değiştirdiğini belirterek, “Birlikte yetiştik ve büyüdük.” dedi. Babasının da 1961'de Almanya'ya geldiğini aktaran Kızıltepe, Türkiye ile Almanya arasındaki anlaşmanın kendi ailesinin hikâyesini de şekillendirdiğini ifade etti.
Misafir işçilerin hikâyesinin yalnızca teşekkürle anılmaması gerektiğini söyleyen Kızıltepe, bu geçmişin hafıza kültüründe kalıcı ve görünür bir yere sahip olmasını istedi. Bu amaçla Berlin'de bir göç müzesi kurulması çağrısında bulundu. Etkinlik kapsamında Türkiye'den Almanya'ya göçü yansıtan çeşitli eşyalar da sergilendi.


