Haberin öne çıkan noktaları
- İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 29 Ekim törenlerinde Anıtkabir’den inerken MHP lideri Devlet Bahçeli’nin koluna girmesiyle ilgili tartışmalara yanıt verdi. Dervişoğlu, yaşananları siyasi parti genel başkanları arasındaki medeni ilişki olarak nitelendirdi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerinin ardından Anıtkabir’den inerken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin koluna girmesiyle ilgili soruları dün yanıtladı. Dervişoğlu, siyasette kutuplaşma bulunduğunu ve siyasi ifadelerin bu atmosfer içinde ele alındığını belirtti.
Dervişoğlu: Siyasi mücadelem ülkülerim üzerinden
Aralarında yalnızca günün anlam ve önemine uygun sözler geçtiğini belirten Dervişoğlu, her Cumhuriyet Bayramı’nda siyasi parti genel başkanları arasında görülebilecek medeni ilişkiler çerçevesinde hareket ettiklerini ifade etti. Siyasi mücadelesinin dayanaklarını da şu sözlerle anlattı: “Bilinsin ki ben siyasi mücadelemi ülkülerimin, hedeflerim, inançlarım üzerinden yaparım. Beşeri münasebetlerimi almış olduğum aile terbiyesi üzerinden yürütürüm.”
Siyasette kutuplaşmanın bulunduğunu kaydeden Dervişoğlu, siyasi partilerin ve siyaset adına söz söyleyen kişilerin ifadelerinin de bu atmosfer içinde yorumlandığını söyledi. Ona göre, medeni ilişkiler çerçevesinde gerçekleşen bir temas, siyasette hamasete dönüşmüş bir dille açıklanmaya çalışılıyor.
Bahçeli ile görüntünün odağındaki tartışma
Dervişoğlu, kendisinden kaynaklanan bir saygı krizi yaşamadığını belirterek, “Kiminle kavgam varsa memleket içindir” dedi. Kamuoyunda paylaşılan görüntünün sosyal medyada bir linç tartışmasına dönüştüğünü söyleyen İYİ Parti lideri, meselenin birinin koluna girmesi olmadığını vurguladı.
Anıtkabir’den inerken birçok kişinin koluna girdiğini dile getiren Dervişoğlu, tartışmanın söz konusu kişinin Devlet Bahçeli olması nedeniyle yaşandığını ifade etti. Dervişoğlu, koluna girdiği kişinin Bahçeli olması nedeniyle konunun tartışıldığını söyledi; siyasi mücadelesini ülküleri, hedefleri ve inançları üzerinden yürüttüğünü, beşeri ilişkilerinde ise aile terbiyesini esas aldığını belirtti.


